|
 |
|
|
Borç doğuran sermaye kırılganlık yaratıyor...
Sermayenin, geldiği hızla çıkabilme kabiliyetinin yol açtığı maksatlı veya samimi endişeler ekonomide kırılganlığı artırır. Bu durumda döviz biriktirmek spekülasyonları azaltacaktır
Ocak ayına ait ödemeler dengesi verileri cari açıktaki artışın hızlanarak sürdüğünü ortaya koyuyor. 2004'te yıllık ayda ortalama 574 milyon dolar artan cari açık ocakta 692 milyon dolara yükselmiş.
Ülkeye giren net dış finansman, cari açığın giderek artan biçimde üstüne çıktığı ilk grafikte görülebilir. Bunun yanı sıra 2004'te aylık ortalama 4.7 milyar dolar olan dış finansman cari açık farkı, ocakta 8.1 milyar dolara çıkmış. Bu, bir yandan artan cari açığa karşın dış finansmanı sağlamakta bir zorluk olmadığını gösterirken, diğer yandan sermaye girişinin döviz bolluğunun arkasındaki en önemli neden olduğunu ortaya koyuyor.
Net dış finansmanın niteliğine baktığımızda daha istikrarlı olan doğrudan yabancı yatırımların toplam içindeki payının gerilediği görülüyor.
Net dış finansman içinde borç doğuran kalemlerin ağırlığı Avrupa bölgesindeki diğer yükselen piyasa ekonomileriyle birlikte Türkiye'yi Asya ve Latin Amerika'daki benzer ekonomilerden farklı kılıyor. Çünkü ikinci gruptaki ülkelere giden finansmanın içinde doğrudan yabancı yatırımlarının ağırlığı çok yüksek. Ancak toplam dış finansman bolluğu olarak bakılırsa diğer yükselen piyasa ekonomilerinden farklı eğilime sahip değiliz.
Türkiye'ye gelen sermayenin niteliği ve siyasi niyetleri konusunda ciddi bir spekülasyon başladı. Sermayenin geldiği hızla çıkabilme kabiliyetinin yol açtığı "Demokles'in kılıcı" etkisine dayanan maksatlı veya samimi endişeler ekonomide kırılganlığı artırır. Bu durumda ülkenin resmi rezervlerinin güçlü olması spekülasyonların etkisini azaltacaktır. Çünkü, yerli para cinsinden likidite karşılığında ne kadar yüksek döviz rezervi tutulursa herkesin elindeki TL kadar alabileceği döviz var demektir.
Rezerv artışlarının, doğrudan yabancı sermaye girişi hariç net dış finansmana oranını gösteren eğri (alttaki grafik) oranın 2003 sonundan bu yana önemli ölçüde gerilediğini gösteriyor. Ancak oran ocakta yükseliyor. Merkez Bankası'nın sene başında açıkladığı rezervlerini güçlendirme stratejisini uygulamaya başladığı anlaşılıyor.
Enflasyon öngörülenden hızlı düşüyor, reel faizler yüksek, programın gecikmesinden borsa etkilenirken, döviz değer yitiriyor. Merkez Bankası, son enflasyon raporunda kur ve fiyat artışları arasındaki ilişkinin zayıfladığını açıkladı. Son olarak kısa vadeli ihtiyacı karşılamak için repo ile likidite verdi. Bu durumda Merkez Bankası'nın rezervlerini güçlendirme stratejisini daha iddialı uygulama imkanı var görünüyor. Güçlü rezerv, sermayenin niyetiyle ilgili spekülasyonların etkisini zayıflatırken, döviz talebinde artış, büyüme ve dış ticaret dengesinin sürdürülebilirliğini destekleyecek ve uzun vadede enflasyonist riskleri azaltacaktır.
Tabii bunun, ekonomi yönetiminin diğer birimlerince alınacak, hem hareket kabiliyeti yüksek yabancı fon girişini yavaşlatacak, hem de doğrudan sermaye girişini artıracak önlemlerle desteklenmesi gerekiyor.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|