Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Avrupa ile farkımız!


BAZI okurlar, günlük yaşantımızdan örnekler vererek, Avrupa ile farkımızı belirttiğimiz için bizi eleştiriyorlar.
Hatta bazıları "Ne farkımız var Avrupa'yla?" demeye bile getiriyorlar.
Ne farkımız mı var?
***
BİZİM gazete binası, Türkiye'deki çağdaş binalardan biri..
Sabah geliyoruz, masaya oturuyoruz, karşımızda, bir başka mahalle var, çoğu gecekondudan bozma, katların duvarları var, sıvaları yok, tuğlalar ortada...
Eğer Avrupalı olmaya yetiyorsa, bizim bina Avrupa, ama karşısı da Türkiye...
***
BU çelişkiyi her gün yaşayan biri, "Bizim Avrupa'yla ne farkımız var!" diyebilir mi?
"Fark var!" derken ülkemizi küçümsemiyoruz, ama "Biz Avrupa'ya yakışırız!" diye de devekuşu gibi başımızı kuma sokmuyoruz.
"Biz buyuz!" diyoruz.
***
İKİ örnek verelim...
Biliyorsunuz, birkaç yıl içinde, başta taksiler, çoğu taşıtlar sıvı gazla çalışmaya başladı, benzin istasyonları gibi gaz istasyonları kuruldu.
Çoğunun ruhsatı yoktu, güvenlik önlemleri bulunmuyordu, belediye bu istasyonları denetledi, bazılarını mühürledi.
Sonra ne oldu?
Gaz istasyonları mühürleri kopardılar ve satışa başladılar.
***
KADIKÖY Belediyesi aciz kalmadıklarını gösterebilmek için ne yaptı biliyor musunuz?
O istasyonların giriş ve çıkışlarına, iş makineleriyle derin hendekler açtı, araçlar girmesin diye...
***
BÖYLE bir örneği Avrupa'da görebilir misiniz?
Alman polisi gelip bir yeri mühürleyecek de, mühür koparılacak, belediye hendek açarak satışı engelleyecek...
Böyle bir skeç yazılsa, oynansa Almanlar katıla katıla gülerler...
***
GEÇEN gün televizyonda bir belgesel vardı, İngiltere'de bir gökdeleni patlayıcı maddeyle olduğu yere çökertecekler. Belgeselin yarısı tedbirlerle geçiyor, aman kimsenin burnu kanamasın, bir cam kırılmasın, çatlamasın, diye... Herkes bildirilen saatte evinden çıkıyor, otomobiline atlıyor, gidiyor, mahalle terk ediliyor, biraz sonra düğmeye basılıyor, gökdelen olduğu yere çöküyor, ne birinin burnu kanıyor ne bir cam kırılıyor, sadece müthiş toz bulutu etrafı kaplıyor, siz "Bu tozlar ne olacak?" derken, arozözler geliyor, hortumlarla basınçlı su fışkırtarak mahalle yıkanıyor.
***
ŞİMDİ böyle bir olayı, bir de bizde düşünün...
"Ben evimden çıkmam!" diye kaç kişi direnirdi, hatta benzin şişesini kapıp dama çıkan, kendimi yakarım, diyenler olmaz mıydı? Bu arada mahkemeye başvurup yürütmeyi durdurma kararı alınmaz mıydı?
***
ELİNİZİ vicdanınıza koyun da söyleyin, aramızda Avrupa'yla fark yok mu?
Bu fark kanunla, yönetmelikle, Avrupa'ya bağlılık palavralarıyla kapanmaz.
Hatta giderek açılır da...

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Toplumsal Tarih' ve Osmanlı
TOPLUMSAL Tarih dergisini izlememek ciddi bir...
Çetin ALTAN
Allah be...
DÜŞ kurup sigara dumanının halkalarında, hafi...
Yasemin CONGAR
Şam'a karşı ortak cephe ve biz
Dünya gündemini daha ziyade Türkiyeli ağızlar...
Faik ÖZTRAK
Borç doğuran sermaye kırılganlık yaratıyor...
Ocak ayına ait ödemeler dengesi verileri cari...
Hasan PULUR
Avrupa ile farkımız!
BAZI okurlar, günlük yaşantımızdan örnekler v...
Ece TEMELKURAN
Kadınlar, kadınları dinleyince...
"Yüzlerce kişi 'rapor' yazdı; 'inmek' isteyen...
Yaman TÖRÜNER
Global eğilim bizi kurtarıyor
Bugünlerde, Türk ekonomisini dünyada olup bit...
Osman ULAGAY
Direksiyonda uyursak ne olur?
Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üye...
Güngör URAS
"Böyle geldi" ama "böyle gidemeyecek"
İki seçenek var: (1) "Alarak vermek". Halka v...
M. Ali BİRAND
Ankara'da bugün Kıbrıs pazarlığı var
Bugün Ankara'da Avrupa Birliği ile Türkiye ar...

© 2005 Milliyet