Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 07 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Global eğilim bizi kurtarıyor


Bugünlerde, Türk ekonomisini dünyada olup bitenleri bir kenara koyarak tek başına değerlendirmek akılcı değil. Diğer ekonomilerle karşılaştırılarak değerlendirildiğinde ise ilginç sonuçlara ulaşılıyor:
  • Uluslararası değerlendirmelerimiz (reytingler) yükseliyor. Ama, hala Endonezya'yla aynı seviyedeyiz. Son bir yıldır tüm gelişmekte olan ülke reytingleri yükseltiliyor.
  • Hazinemiz 5 yıl gibi uzun vadeli borçlanmaya başladı. Ama, borçlarını ödemeyeceğini ilan etmiş ve daha krizden yeni çıkmaya çalışan Arjantin'de 5 yıl vadeli borçlanabiliyor. Gelişmiş ülkelerde uzun vadeli faizlerin çok düşük olması ve likidite bolluğu bu sonucu doğuruyor.
  • Gelişmekte olan piyasaların tümüne sıcak para girişi var. Bütün gelişmekte olan ülkeler kolay borçlanıyorlar. Bu nedenle, borsalar yükseliyor ve ülkelere ihtiyaçlarının üzerinde borç veriliyor. Bu trend bir yıldır devam ediyor. Türk Hazinesi de ihtiyacının üzerinde borçlanmış vaziyette ve bu ek borç için de faiz ödüyor.
  • Bütün gelişmekte olan ülkelerin temel ekonomik göstergeleri düzeliyor. Türkiye de bu global iyileşmeden payını alıyor. IMF ile olan anlaşmanın sürmesi ekonomimizin çok yakından kontrolü anlamına geleceği için ülkemize sıcak para girişi artarak devam edecek gibi gözüküyor.
  • Global likidite bolluğu ve başta Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olmak üzere gelişmiş ülkelerden sermaye kaçışı var. ABD'de faizlerin ve özellikle 10 yıl ve üstü vadeye ilişkin faizlerin düşüklüğü kaçışı hızlandırıyor. Bu kaçış öncelikle sıcak para biçiminde kendisini gösteriyor. Süreç devam ederse yabancılar, diğer gelişmekte olan ülkelerde de yapacakları gibi, ülkemizde artan ölçüde gayrimenkul yatırımı yapacaklar. Zaman içinde birçok banka ve fabrika da yabancılarca satın alınacak.
  • Hemen hemen bütün ülke paraları dolar karşısında ciddi biçimde değer kazandı ve bu eğilim sürüyor. Bu nedenle de, ihracatımızın önemli bölümünün karşılığı dolar olmadığı için, değerli lira, ihracatı olması gerektiği kadar baltalamıyor.
  • Gıda ve enerji dışındaki hemen hemen tüm malların fiyatları artıyor. Bu eğilim mal piyasalarına yatırımı da karlı hale getiriyor. Doların değer kaybı karşısında ise tüm malların fiyatları artıyor. Bölgesel savaş olasılıkları da süreci hızlandırıyor.

  • Sonuçta,
    a) Merkez Bankası'nın brüt döviz rezervi 36.7 milyar dolar olsa da, artı döviz pozisyonu sadece 1.4 milyar dolar.
    b) Cari işlemler açığı sadece ocak ayında 1.6 milyar dolar olsa da, döviz fiyatlarında bir artış baskısı yok.
    c) İstihdam artışı olmasa da, ekonomik veriler iyi. Hazine'den tahvil alanlar ve borsa yatırımcıları iyi kar yapıyorlar. Yılbaşından beri YTL cinsi tahvil ihraçları bile 2.5 milyar dolara ulaşmış durumda.
    d) Ekonomi yönetimi başarılı görünüyor, ama iyileşme tabana inemiyor.
    Ama, yine de bankaların döviz pozisyonu açmaktan çekinmeleri lazım.

    ytoruner@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    'Toplumsal Tarih' ve Osmanlı
    TOPLUMSAL Tarih dergisini izlememek ciddi bir...
    Çetin ALTAN
    Allah be...
    DÜŞ kurup sigara dumanının halkalarında, hafi...
    Yasemin CONGAR
    Şam'a karşı ortak cephe ve biz
    Dünya gündemini daha ziyade Türkiyeli ağızlar...
    Faik ÖZTRAK
    Borç doğuran sermaye kırılganlık yaratıyor...
    Ocak ayına ait ödemeler dengesi verileri cari...
    Hasan PULUR
    Avrupa ile farkımız!
    BAZI okurlar, günlük yaşantımızdan örnekler v...
    Ece TEMELKURAN
    Kadınlar, kadınları dinleyince...
    "Yüzlerce kişi 'rapor' yazdı; 'inmek' isteyen...
    Yaman TÖRÜNER
    Global eğilim bizi kurtarıyor
    Bugünlerde, Türk ekonomisini dünyada olup bit...
    Osman ULAGAY
    Direksiyonda uyursak ne olur?
    Avrupa Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üye...
    Güngör URAS
    "Böyle geldi" ama "böyle gidemeyecek"
    İki seçenek var: (1) "Alarak vermek". Halka v...
    M. Ali BİRAND
    Ankara'da bugün Kıbrıs pazarlığı var
    Bugün Ankara'da Avrupa Birliği ile Türkiye ar...

    © 2005 Milliyet