|
 |
|
|
Uzun var pivot yok
BOOKER sakatlanıp gitmeden önce dahi, "Altı uzunu var, ama iyi bir pivotu yok" diye eleştirdiğimiz Fenerbahçe, dünkü Booker'sız haliyle Beşiktaş'a karşı pota direnemezdi, öyle de oldu. Tek çıkış yolu, dışarıdan yüksek yüzdeli oynamak ve çok iyi savunma yaparak rakibi durdurmaktı. Buradaki ayrı bir handikap da, her maç ortalama 15 sayı katkısı olan Ömer'in olmayışıydı. Fenerbahçe, şıklardan ikincisini, yani iyi savunmayı, 28 sayı yediği ilk periyot hariç başardı. Ama 29'u üçlük, 34 dış atışın sadece 10'unda isabet gelmesi "dış atış" kumarını Fenerbahçe'ye kaybettirdi. Şunu da hatırlatmakta fayda var. Pota altında Varda, Ellis, Nedim gibi etkili uzunları olan Beşiktaş'a karşı Fenerbahçe için Harvey, Salyers ve Zeki ile "dış atış kumarı" dışında başka da bir çare yoktu.
Beşiktaş'ın maç içindeki istikrarsız çizgisi, daha ilk çeyrekte çok ilginç bir istatistikle kendini gösterdi. İlk 2,5 dakikalık sürede 11 - 0'lık seri, sonrasında beş dakikalık duraklamanın ardından, bu kez son 2,5 dakikadaki ikinci 11 - 0'lık seri bunun en açık göstergesiydi. Yani ilk çeyrekte Beşiktaş'ın ürettiği 28 sayının 22'si ilk ve son 2,5 dakikalara sığdırılmıştı.
Siyah - Beyazlılar'ın, ikinci çeyrekte sekiz sayıda kalması, onların da boş dış atışları cezalandırmadaki beceriksizliğinden kaynaklandı. Ancak Beşiktaş'ı hemen her maçta, oyun zora girdiğinde sırtına alan "ilk yardım ekibi"; Varda ve El Amin, imdada çabuk yetişti. Siyah - Beyazlılar, ikinci yarıda biraz da savunma direncini arttırınca, alan savunmasından yorulan Fenerbahçe oyundan düştü.
Özet olarak FIBA Avrupa Kupası'ndaki çeyrek final serisi öncesi "son prova" niteliğindeki bu maç, şu anki durumlarıyla ibrenin Beşiktaş'tan yana olduğunu gösterdi. Tabii Siyah - Beyazlılar'ın karşısına yine Ömer'siz bir Fenerbahçe çıkarsa...
gtüre@milliyet.com.tr
|
|
|

|