Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Fıstık' ve kadınsız bir 'Osmanlı tarihi'...


KÖYCEĞİZ'in çarşısı da, havanda su dövme tatavalarının dışında bir özerkliktedir; Köfteci Mehmet'in, kaldırıma taşmış masalarından birine oturur oturmaz, hemen koşarak getirdiği fasulye piyazı da...
Yeryüzünden geçerken havanda su dövme tatavalarının dışında kalma özerkliği...
Ahmet'le eşi Suna'nın Köyceğiz Gölü'ne karşı yeni kiraladıkları güzel bir mekânda, yeniden düzenlemeye uğraştıkları, geceleri müzikli "Koliba" lokantası... Bir rivayete göre Gazi, "kulübe"ye, "koliba" dediği için, lokantanın da adı "Koliba" olmuş.
Bırakalım tarih karar versin, Gazi'nin "kulübe"ye, "koliba" deyip demediğine...
***
Göle karşı durmuş oturmuş eski lokantaların başında da, yüksek eğitimden geçmiş üç oğlu ve eşi Cahide Hanım'la birlikte nüktedan Hasan Bey'in işlettiği "Thera" gelir. "Thera" eski İyonya uygarlığının Köyceğiz Gölü'ne kadar inip kaybolmuş kentlerinden birinin adı...
Hasan Bey'in, "Fıstık" adında eski bir tanışımız olan, sevimlinin sevimlisi insancıl bir muhabbet kuşu var.
***
Hasan Bey'in omzunda geldi "Fıstık". Elimi uzattım, elime atladı hemen. Parmak boyunda "Fıstık"; yumuk yumuk bir yüz, iki mini minicik gömük siyah göz ve sarımtırak ufacık bir gaga... Gaganın altında ve yumucuk bir göğsün üstünde, yeşilden kirli sarıya doğru açılarak inen tüyler... Siyahlı, sarılı, yeşilli, mini minicik noktalarla donanmış, yumucuk bir muhabbet kuşu kafası ve yeşilin zaferiyle renklenmiş kanatlar; bir de, uzunca yeşil bir kuyruk...
"Fıstık" gerinir gibi, kanadının birini açtı mı; yeşille sarı karışımı bir paletin tam ortasında, incecik işlemeli, siyahımsı düz bir dantele görünmede...
Bir ibadettir "Fıstık"ı sevmek ve onunla şakalaşmak...
***
"Fıstık" avucumdan omzuma atladı. Sonra Solmaz'ın avucuna ve omzuna. "Fıstık"ın sevgi gösterisi de, sevdiklerinin kulağını dürtüklemek gagasıyla...
Hele bir de onun, masadaki bardağın kıyısına konup, başını suya soka çıkara; tüylerini kabarta titrete, nasıl yıkandığını görseniz...
Kibardır da "Fıstık"; tavada kızarmış, taze mi taze barbunya balıkları geldiğinde, masadan uçup kafesine döndü "Fıstık"...
***
Havanda su dövme tatavalarının dışında ve özerk yaşamlar ortamında, ruhsuzluklar ötesi, gizemli bir yaşam tadının da; sen istersen görünen ibrişimleri vardır Köyceğiz dünyalarında...
***
Havanda su dövme tatavaları...
Dünkü Milliyet'in manşeti "Cumhurbaşkanı Sezer, Finlandiya gezisini erteledi - Son dakikada yoldan dönüldü - Kulislere göre iptalin esas nedeni 'polis dayağının geziye gölge düşüreceği' endişesi. Resmi gerekçe ise program uyuşmazlığı" idi.
21. yüzyılın başında dahi; neden asıl gerekçe değil de, resmi gerekçe açıklanır dünya kamuoyuna?
Yararı nedir ve yararı kimedir, böylesi politik bir maskelemenin?
Bir yanda akıp giden hayat; bir yanda terziliğini politikacılarla uydularının yaptığı bir "deli gömleği"yle, onun içine sokulmak istenen insan yığınları ve okullar.
Size de artık çok demode gelmiyor mu, insanların içine sokulmak istendiği "deli gömlekleri"?..
***
Yeryüzünden "var olarak" gelip geçen sanat ve bilim adamlarının, insanlığın ortak bahçelerine armağan ettikleri çiçeklerle; "2 kere 2, 4" çarpısında buluşmak benzeri, buluşmak yerine; "onlar-biz" ayrımı kimlerin işine, neden yaramakta; Falih Rıfkı'nın deyimiyle, "kuzum lütfen söyler misiniz?.."
Gidip bir Rum'la, bir Ermeni'yle, bir Yahudi'yle, bir Rus'la, bir Japon'la, bir İngiliz'le, bir Arnavut'la, bir Arap'la, bir Amerikalıyla evlendiğinizde; çocuklarınız "biz-onlar" ayrımının dışına çıktığı zaman, kimin neresine giriyor kazık acaba; tepesinde saltanat sürecekleri insanların, oraya buraya kaydıklarını ve kendi sultalarının cenderesinden kurtulduklarını görecek olan iri kıyım tatavacıların mı?
***
Kaba kuvvetle övünme anlamına gelen bir hamaset, bir hamaset...
Neden resmi bir kılıf içine sokmalı ki, Osmanlı politik tarihini?
Osmanlı padişahlarının özelliği, kadınlardan sözde ayıklanmış gibi görünen bir tahtta oturmalarıydı; ne yanlarında başı taçlı bir kraliçeleri vardı, ne önlerinde bir prensesleri...
Anneleri açısından kimlerin torunu olduklarını da bilmeyen ve sürekli ya erkek kardeşlerini, ya babalarını, ya oğullarını öldürüp duran, garip bir koşullanmanın insanlarıydı padişahlar...
Örneğin bendeniz, hâlâ daha onlara dalkavukluk ederek, "deli gömleği" terzilerine yamaklık etmek için mi geldim bu dünyaya Tanrı aşkına?
Hâlâ daha bu tür tabulara tapınma geleneği aşılamadığında, uzay çağıyla evrensel bir valse katılma umutları da, geçtikçe gecikir, sütreli "cüzdani" gelirler de azaldıkça azalır, bilesiniz...
***
Hayatın akışı ne tabu dinler, ne "onlar-biz" ayrımı... Elektrik, elektronik, antibiyotik, televizyon, cep telefonu, aspirin, dolar, euro, internet, İngilizce, yarısı bataklığa dönen İznik Gölü, Elbistan'ın filtresiz termik santral bacaları ve beklenen İstanbul depremi, "onlar-biz" ayrımına göre mi ayarlanmada?
Dişi erkek çiftleşmeleri de öyle...
***
Kimselerin tepesini attırıp, dalgamı geçmek için değil vallahi; sadece saydamlık hatırına, padişahların aynı zamanda kimlerin de torunları oldukları araştırılıp, okullarda okutulsa fena mı olur yani; olsa olsa "biz-onlar" ayrımı, biraz daha rendelenir işte...
***
Bugün Köyceğiz'de gök masmavi... Gidip "Fıstık"la, "deli gömleği" terzilerinin havanda su dövme tatavalarını mı değerlendirsek acaba?

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Komplo, Siyonizm, Amerika
SİYONİZM sadece Filistinlilerin değil, bütün ...
Çetin ALTAN
'Fıstık' ve kadınsız bir 'Osmanlı tarihi'...
KÖYCEĞİZ'in çarşısı da, havanda su dövme tata...
Melih AŞIK
Damardan kaçış!
CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, ...
Fikret BİLA
Kıbrıs'a imza
Ankara'da yapılan troyka toplantısında Kıbrıs...
Hasan CEMAL
Orhan Pamuk iki!
Bir Orhan Pamuk romanı şöyle başlar: "Bir gün...
Yılmaz ÇETİNER
Deneyimli polis şefleri nerede?
HEM ülkemiz, tabii hem hükümetimiz ve de poli...
Güneri CIVAOĞLU
Hortum / dijital
Meydan, -galiba- ite uğursuza kalmayacak. İst...
Can DÜNDAR
Ortaya karışık
Kış, can çekişiyor.
Hurşit GÜNEŞ
1 dolar kaç TL olmalı?
Nihayet dün Merkez Bankası piyasalarda kura m...
Doğan HEPER
Ceza Kanunu ertelenmeli
TÜRK demokrasisi için zor günler başlıyor. Me...
Mehmet Y. YILMAZ
Irak'ta kadın olmak şimdi çok daha zor
Zeena El Kuşteyni, 30'lu yaşlarının sonunda, ...
Hasan PULUR
Rakı nasıl içilir, ya da nasıl içilmez?
UZAKTAN bir göz aşinalığımız vardır, aynı mek...
Derya SAZAK
Kadına şiddet
Hükümet, 17 Aralık sonrası AB müzakerelerine ...
Meral TAMER
Dünyada bizim bankacılardan akıllısı yok mu?
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince...
Yaman TÖRÜNER
Yine sağlık sorunları
Cumartesi günü sağlık sorunları üzerine yazdı...
Güngör URAS
Mr. John yüzde 36, Ayşe Teyzem binde 8 kazandı
Ayşe Hanım Teyzem, "Dolar fiyatı artacak" diy...
Serpil YILMAZ
Cinselliği satılan kadınlara AB Fonu
Başlığı nasıl koyacağım? Genel ifade: Hayat k...
M. Ali BİRAND
Polise selam, dayağa devam...
Harika bir toplum psikolojimiz var.

© 2005 Milliyet