Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 10 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Irak'ta kadın olmak şimdi çok daha zor


Zeena El Kuşteyni, 30'lu yaşlarının sonunda, boşanmış, iki çocuğuna tek başına bakan bir kadındı. Çocuklarına bakmak için bir yandan bir ofiste çalışıyor, diğer yandan da ortağı Dr. Ziad Baho ile bir eczane işletiyordu.
Kuşteyni bir kadın hakları savunucusuydu. Arkadaşlarının çoğu da öyleydi.
Manikürlü elleri, dalgalı uzun saçları ve iri mavi gözleriyle gösterişli bir kadın olduğu söyleniyor.
Sekiz saldırgan ellerindeki otomatik silahlarla eczaneye girdiklerinde iki ortak, tezgâhın arkasında müşteri bekliyorlardı.
Kuşteyni, bir arkadaşının söylediği gibi o gün de son derece modern giysiler içindeydi.

Başörtüsü takıp vurdular
Saldırganlar silahlarını ateşlemek için hiç duraklamadılar.
Olaydan on gün sonra iki ortağın cesedi Bağdat yakınlarında bulundu. Baho'nun başı kesilmişti. Kuşteyni ise o güne kadar hiç giymediği siyah uzun bir "tesettür" giysisi içindeydi. Yaşamı boyunca hiç takmadığı bir başörtüsü, iki kurşunla vurulan başını örtüyordu.
Bu öyküyü haber dergisi Newsweek'in geçen haftaki sayısında okudum.
Dergi, Irak'ta modern giyimli, kadın hakları savunucularına karşı sürdürülen gizli savaşın kurbanlarına altı sayfa ayırmıştı.
Kuşteyni, Irak'ta aşırı İslamcı militanlarca öldürülen kadın aktivistler içinde ismi en çok bilineni.
Ama sadece biri..

Saddam dönemi daha iyiydi
Son aylarda Bağdat'ta ondan fazla, Musul'da ise 20 kadın aynı gerekçelerle öldürüldü.
Öldürülenler arasında televizyon sunucusu bir kadın da var.
Irak Kadınlara Özgürlük Organizasyonu Başkanı Yanar Muhammed, "Irak'ta yarım yüzyıldan fazla modern bir yaşam sürdürdük. Batı'nın bizi benzetmek istediği gibi tutucu bir İslami topluluk değildik. Politik İslamın şu anki yükselişi bizi şaşırtıyor" diyor.
Oysa, Saddam Hüseyin liderliğindeki Baas rejimi, ülkede yarattığı şiddet ve korku ortamına karşılık, kadın hakları konusunda oldukça ileri adımlar atmıştı.
İşgalden sonra yapılan ilk serbest seçimlerde de kadınlara ayrılan üçte birlik kontenjan, kadın hakları konusunda Irak'ta gelecekte iyi gelişmeler olabileceğini gösteriyor.

'Dar pantolon giyme!'
Ancak şu andaki durumu kadın aktivistlerin liderlerinden üniversite hocası Prof. Naba El Barak şöyle anlatıyor: "Şimdilik en önemli şey güvenlik. Kadın sorunları artık ikinci sırada geliyor. Eğer can güvenliğiniz olmazsa sokaklara çıkıp kadın hakları konusunda mücadele edebilmeniz de olanaksız" diyor.
Bağdat'ta yaşayan bir kadın hakları savunucusu, kendisine ilk tehdidin aynı apartmanda komşusu olan bir genç erkekten geldiğini söylüyor: "Dar pantolonlar giyme, saçını ört!"
Bir ay sonra ikinci tehdit kızın babasına yapılıyor: "Kızının bluz giyip sokağa çıkmasına izin verme!"
Son tehdit yine kıza yapılıyor: "Kadın organizasyonunda çalışmayı bırakmazsan seni öldüreceğiz!"

Gizlice haberleşiyorlar
O kızın yaşadığı korkuyu şu anda Irak'ın değişik yerlerindeki birçok kadın da yaşıyor. Çünkü Ebu Gıreyb yakınlarında silahlı kişilerce kaçırılan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Alham isimli kadın hakları savunucusunun "adres defteri" de saldırganların eline geçmiş durumda.
Woman for Woman International (WFWI) isimli örgütün Irak Ofisi'ni yöneten Manal Omar, "Kadın aktivistler birbirlerinin hâlâ yaşayıp yaşamadıklarından haberdar olabilmek için geceleri gizlice haberleşiyorlar" diye anlatıyor.
Öyle görünüyor ki, "Irak'a özgürlük getirme" hayalleriyle yapılan askeri operasyon, kadın hakları konusunda Saddam dönemine rahmet okutacak gelişmelere de kaynaklık ediyor.
Zarkavi'den "Che Guevara" icat etmeye pek hevesli romantiklerin, Iraklı kadınların başlarına gelenlerle ne kadar ilgileneceklerini elbette bilmiyorum.

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Komplo, Siyonizm, Amerika
SİYONİZM sadece Filistinlilerin değil, bütün ...
Çetin ALTAN
'Fıstık' ve kadınsız bir 'Osmanlı tarihi'...
KÖYCEĞİZ'in çarşısı da, havanda su dövme tata...
Melih AŞIK
Damardan kaçış!
CHP İstanbul Milletvekili Bihlun Tamaylıgil, ...
Fikret BİLA
Kıbrıs'a imza
Ankara'da yapılan troyka toplantısında Kıbrıs...
Hasan CEMAL
Orhan Pamuk iki!
Bir Orhan Pamuk romanı şöyle başlar: "Bir gün...
Yılmaz ÇETİNER
Deneyimli polis şefleri nerede?
HEM ülkemiz, tabii hem hükümetimiz ve de poli...
Güneri CIVAOĞLU
Hortum / dijital
Meydan, -galiba- ite uğursuza kalmayacak. İst...
Can DÜNDAR
Ortaya karışık
Kış, can çekişiyor.
Hurşit GÜNEŞ
1 dolar kaç TL olmalı?
Nihayet dün Merkez Bankası piyasalarda kura m...
Doğan HEPER
Ceza Kanunu ertelenmeli
TÜRK demokrasisi için zor günler başlıyor. Me...
Mehmet Y. YILMAZ
Irak'ta kadın olmak şimdi çok daha zor
Zeena El Kuşteyni, 30'lu yaşlarının sonunda, ...
Hasan PULUR
Rakı nasıl içilir, ya da nasıl içilmez?
UZAKTAN bir göz aşinalığımız vardır, aynı mek...
Derya SAZAK
Kadına şiddet
Hükümet, 17 Aralık sonrası AB müzakerelerine ...
Meral TAMER
Dünyada bizim bankacılardan akıllısı yok mu?
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Ersin Özince...
Yaman TÖRÜNER
Yine sağlık sorunları
Cumartesi günü sağlık sorunları üzerine yazdı...
Güngör URAS
Mr. John yüzde 36, Ayşe Teyzem binde 8 kazandı
Ayşe Hanım Teyzem, "Dolar fiyatı artacak" diy...
Serpil YILMAZ
Cinselliği satılan kadınlara AB Fonu
Başlığı nasıl koyacağım? Genel ifade: Hayat k...
M. Ali BİRAND
Polise selam, dayağa devam...
Harika bir toplum psikolojimiz var.

© 2005 Milliyet