Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Çan sesiyle uyanmak!

MADRİD

Bugün çaresiz çan sesleriyle uyanacağız. Madrid'deki 650 kilisenin hepsi birden bu sabah saat 07.37'de çan çalmaya başlayacaklar, tam beş dakika boyunca.
Terör kurbanları anılacak.
Küresel terör lanetlenecek.
Bir yıl önce bugün, 11 Mart'ta saat tam 07.37'de ilk bomba Atoşa istasyonunda patlamış. Ondan sonra üç bomba daha...
Cehenneme dönmüş ortalık:
192 ölü.
Atoşa istasyonunda 58 bin imza var, teröre karşı atılmış, barışı savunan. İstasyonda mumlar hiç sönmüyor, çiçekler sürekli tazeleniyor. Daha bir yıl içinde 11 Mart'la ilgili 24 belgesel film çekilmiş...
Yetinmemiş İspanyollar.
Madrid, teröre karşı belki bugüne kadar düzenlenmiş en büyük terör zirvesine ev sahipliği yaptı.
Madrid Kulübü'nün düzenlediği üç günlük uluslararası toplantıya Başbakan Erdoğan ve İçişleri Bakanı Aksu dahil 57 eski-yeni devlet ve hükümet başkanıyla birlikte akademisyenler, iş ve din dünyasının liderleri, siyasetçiler, sanatçı, entelektüel ve gazetecilerden oluşan iki bin kişi katıldı.
Zirvenin sloganı, daha güvenlikli bir dünya için demokrasi diye atılmış. Küresel terörle mücadele konusunda akla ne geliyorsa, hepsi satırbaşlarıyla bu zirvenin tartışma konuları olarak seçilmiş.
Demokrasi, sivil toplum... İslam dünyasında reform, yoksulluk, eşitsizlik, adaletsizlik... Arap-İsrail barışı... Küresel terörle mücadelenin aslında radikal İslam'a karşı bir mücadele olduğu...
Din ve dini fanatizm...
Şiddet kültürü!
Şiddet örgütlerinin barış ve siyaset sürecine katılmaları, partileşmeleri... İslamcı terör denir mi, denmez mi? Denirse eğer Katolik terörü, Yahudi terörü, Hıristiyan terörü...
Terörle mücadele diye özgürlüklerin kısıtlanması... Medyanın sorumluluğu... İnternet, terör ve demokrasi... Küresel terörle mücadelede Amerika-Avrupa...
Yok yok.
Geceli gündüzlü tartışıldı her şey. Laf öğütüldü, düşünce üretildi. Sesli düşünüldü ve herkes birbirinden bir şeyler kaptı.
Şimdi soru:
Bizim aklımıza neden gelmedi böyle bir zirveyi İstanbul'da düzenlemek? Madrid'in 11 Mart'ından daha dört ay önce küresel terör İstanbul'da vurmadı mı bizi?
15 ve 20 Kasım'lar.
39 kurban vermedik mi teröre?
Ayrıca Türkiye değil mi, Avrupa'da terörü en çok yaşayan ülke? İspanya'da 30 yılda 1000 kişi ölmüş terör yüzünden. Bizde 40 bine yakın değil mi 15 yılda?..
Ayrıca, böyle bir terör zirvesinin İstanbul'da toplanması Madrid'den çok daha anlamlı olmaz mıydı?
Şöyle bir düşünün.
Dinlerin buluşma yeri değil mi İstanbul? Uygarlıkların kavşak noktası İstanbul değil mi? 'Uygarlıklar çatışması'na geçit vermeyecek modelin başkenti İstanbul değil mi?
Lafa gelince varız.
Ama işe gelince yokuz.
Yaratıcılığa gelince yokuz.
Maalesef öyle.
İstanbul'un 15-20 Kasım'ı, Madrid'in 11 Mart'ından daha mı az önemli?..
Yazık!
Bütün bunlarda yokuz ama, kadınlarımıza polisin çektiği meydan dayağına gelince, bunlara kulp takmakta, bahane bulmakta üstümüze yok.
Bir Başbakan, bir İçişleri Bakanı, bir Adalet Bakanı, bir Dışişleri Bakanı çıkıp, lafı eğip bükmeden, bahanelerin arkasına saklanmadan, gür bir sesle "Bu olayı tasvip etmiyoruz!" diyemediler.
"Olmaz böyle şey!" diyemediler.
Bu kadarla da yetinmediler.
Başbakan Erdoğan geçen akşam televizyona çıkıp medyayı günah keçisi yaptı. Kötülüklerin kaynağı olarak gösterdi. Üstü örtülü biçimde milli-gayri milli ayrımları yaptı.
İlginç.
Sayın Erdoğan'da eleştiriye tahammülsüzlüğün sınırları gitgide genişliyor.
Hayra alamet değil.

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Küfretmek ve düşünmek
HAYATINDA küfürlerle karşılaşmamış yazar yokt...
Çetin ALTAN
Espri, nükte, kahkaha tümden azalırken...
İNSANI öteki canlılardan ayıran özelliklerden...
Melih AŞIK
Tele sohbetler
CHP'nin "Halktan para topladıktan sonra batan...
Fikret BİLA
Güvenlik zirvesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığınd...
Hasan CEMAL
Çan sesiyle uyanmak!
Bugün çaresiz çan sesleriyle uyanacağız. Madr...
Güneri CIVAOĞLU
Grado
Beyazıt Meydanı'nda Kadınlar Günü görüntüleri...
Abbas GÜÇLÜ
Melih Gökçek, Ankara ve MHP
Şu an için Türkiye'nin en popüler belediye ba...
Hurşit GÜNEŞ
Rakı: Kimini güldürür, kimini öldürür...
Sahte rakıdan ölümler sürekli artıyor. Öte ya...
Mehmet Y. YILMAZ
Burası Türkiye Kuzey Kore değil!
Her gün dünyanın dört bir yanında binlerce ol...
Faik ÖZTRAK
Sermaye hareketlerini seyretmekten vazgeçmek
Türkiye gereğinden uzun bir süredir seyirci k...
Hasan PULUR
Dayak ve rakı...
BİZ, "Bu işler, Anayasa'yla, yasayla, uyumla ...
Derya SAZAK
Medya ve iktidar
Başbakan Erdoğan, kadınlara polis dayağının f...
Meral TAMER
AKP, laik seçmenin oyunu istemiyor!
Dünkü gazetemizde "İçki servisi için fıkra gi...
Ece TEMELKURAN
Operasyon: İspiyon
Başbakan Erdoğan'ın asabı bozuk. TGRT canlı y...
Güngör URAS
TC Merkez Bankası bilançosunun üçte ikisi döviz
TC Merkez Bankası eski başkan yardımcılarında...
M. Ali BİRAND
Fatura yine Medya'ya çıktı(!)
Bravo doğrusu, polis dayağı ile ilgili fatura...

© 2005 Milliyet