Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 11 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sermaye hareketlerini seyretmekten vazgeçmek


Türkiye gereğinden uzun bir süredir seyirci kaldığı uluslararası sermaye hareketlerinin ekonomi üzerindeki etkilerine karşı tedbir almaya karar vermiş görünüyor. Uluslararası likiditenin kar iştahı ve ekonomi yönetiminin hareketsizliği Türkiye'yi uluslararası finans sermayesinin en karlı pazarı haline çevirdi. Cari açık rekordan rekora koşarken TL değer kazanmaya devam etti. Bunun yarattığı rekabet baskısı karşısında, emeğin verimliliğindeki hızlı artışlara, düşük reel ücretlere rağmen, emeğin yerine ithal girdi ve makine kullanımı hızlandı. Yüksek büyüme hızlarıyla orantılı bir istihdam artışı olmadı.
Asya krizinden sonra yükselen piyasa ekonomilerinde giderek oyunun kuralı haline gelen dalgalı kur rejimlerinin krizlere dayanıklılığının, uluslararası likiditenin bol olduğu bir dönemde, ilk testini son iki yıldır yaşıyoruz. Bunun yanı sıra Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin hızlanması ülkede ekonomik rejim değişikliğine olan inancı güçlendiriyor. Her iki gelişme de döviz arzını ihtiyaçtan fazla artırıyor ve dış açığın arttığı bir ortamda dalgalı kurun bunu dengeleyecek bir işlev görmesini engelliyor. Reel ekonomide onarılması giderek güçleşen bir tahribat ortaya çıkıyor. Bu durumda hem döviz arzını kontrol altına alacak, hem de talebi artıracak tedbirlere ihtiyaç vardı.

Kırılganlık algılaması
TCMB'nin dün hem faizleri bir puan düşürmesi, hem de döviz piyasasına alım yönlü müdahalesi kurun son zamanlardaki eğilimini bir kırılganlık olarak algıladığının ve uzun vadede enflasyon açısından sürdürülebilir bulmadığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir.
TBMM'de görüşülen ve birçok kanunda değişiklik öngören yasa tasarısında yer alan ve Hazine'den sorumlu bakana mevcut dış borçları erken itfa ederek yeni borçlarla değiştirme yetkisi veren madde, Hazine'nin de benzer bir rahatsızlık içinde olduğunun ve bu konuda TCMB ile koordineli oyun oynamaya karar verdiğinin bir göstergesi. Dünyada likidite koşullarının iyi olmadığı dönemlerde alınan borçların, bugünkü koşullarda çok daha iyi şartlarla alınabilen borçlarla değiştirilmesi, içeriye döviz arzını kontrol ederken, borç stokunun da faizinin düşmesini ve vadesinin uzamasını sağlayacaktır. Döviz talebini artıracak ve arzı sınırlayacak ve dünyada uygulaması olan bir başka tedbir alanı da döviz açık pozisyonuna ilişkin düzenlemelerdir.
Bu tedbirler uygulanırken aşırı dalgalanmalara neden olmamak ve enflasyonist bekleyişleri kötüleştirmemek için iki konuda dikkatli olmak gerekiyor.
Bunlardan birincisine TCMB'nin faiz indiriminden sonra yayımladığı enflasyon ve görünüme ilişkin basın duyurusunda dikkat çekilmiş. Duyurunun 34. paragrafında yapısal reformların hızlandırılmasının altı çiziliyor. TCMB bu çerçevede faizlerin daha hızlı düşebileceğinin sinyalini de veriyor

Tedrici düzeltme
Gerçekten de ekonominin dış şoklar karşısındaki direncini artıran yapısal reformlardaki yavaşlama fiyatlara yansımasa da kırılganlığı artırdı. Kurdaki düzeltmenin tedrici olması, panik davranışları tetiklememesi ve enflasyonist bekleyişlerin bozulmaması için bu kırılganlığı gidermek gerekiyor. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde yukarıdaki tedbirlerin, uzun zamandır bekleyen kamu finansmanındaki düzelmeyi kalıcı hale getirecek ve mali uyumun büyüme dostu olmasını sağlayacak yapısal reformlarla eşanlı olarak uygulanmasına gereksinim var. Sağlamlığı tartışmalı olan bir yapı üzerindeki hareketler her an çökme beklentilerine yol açarak paniğe neden olabilir.
İkinci önemli nokta ise bu gün döviz piyasasında olanların ekonominin kendi iç dinamiklerinden çok dışarıdaki likidite bolluğundan kaynaklandığını biliyoruz. Bu nedenle de dışarıda yaşanan hızlı konjonktür değişikliklerini yakından takip etmek gerekiyor. Bu tedbirleri öncelikle dışarıdan gelen etkileri dengelemek için aldığımıza göre dış piyasalarda yaşanan değişikliklere süratle uyum sağlayabilecek bir esneklikte uygulanması da büyük önem taşıyor.
Ekonomide koordinasyonun güçlendiğini ve yeniden bütüncül ve tutarlı bir çerçevede ekonomi politikalarının uygulandığını söylemek yetmiyor, göstermek gerekiyor.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Küfretmek ve düşünmek
HAYATINDA küfürlerle karşılaşmamış yazar yokt...
Çetin ALTAN
Espri, nükte, kahkaha tümden azalırken...
İNSANI öteki canlılardan ayıran özelliklerden...
Melih AŞIK
Tele sohbetler
CHP'nin "Halktan para topladıktan sonra batan...
Fikret BİLA
Güvenlik zirvesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığınd...
Hasan CEMAL
Çan sesiyle uyanmak!
Bugün çaresiz çan sesleriyle uyanacağız. Madr...
Güneri CIVAOĞLU
Grado
Beyazıt Meydanı'nda Kadınlar Günü görüntüleri...
Abbas GÜÇLÜ
Melih Gökçek, Ankara ve MHP
Şu an için Türkiye'nin en popüler belediye ba...
Hurşit GÜNEŞ
Rakı: Kimini güldürür, kimini öldürür...
Sahte rakıdan ölümler sürekli artıyor. Öte ya...
Mehmet Y. YILMAZ
Burası Türkiye Kuzey Kore değil!
Her gün dünyanın dört bir yanında binlerce ol...
Faik ÖZTRAK
Sermaye hareketlerini seyretmekten vazgeçmek
Türkiye gereğinden uzun bir süredir seyirci k...
Hasan PULUR
Dayak ve rakı...
BİZ, "Bu işler, Anayasa'yla, yasayla, uyumla ...
Derya SAZAK
Medya ve iktidar
Başbakan Erdoğan, kadınlara polis dayağının f...
Meral TAMER
AKP, laik seçmenin oyunu istemiyor!
Dünkü gazetemizde "İçki servisi için fıkra gi...
Ece TEMELKURAN
Operasyon: İspiyon
Başbakan Erdoğan'ın asabı bozuk. TGRT canlı y...
Güngör URAS
TC Merkez Bankası bilançosunun üçte ikisi döviz
TC Merkez Bankası eski başkan yardımcılarında...
M. Ali BİRAND
Fatura yine Medya'ya çıktı(!)
Bravo doğrusu, polis dayağı ile ilgili fatura...

© 2005 Milliyet