Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Asker - sivil erkanın kulüp sevgisi paraya dönüşebilir mi?

Kulüp yönetimine hâkim olan bazı işadamları ve müteahhitler, kulüpteki unvanlarını, mülki ve askeri erkan ile ilişkilerini güçlendirmek için kullanmaya başladı. Bu amaçla sivil ve askeri kanatta mevki ve güç sahiplerinin kulüp sevgisi 'istismar' edilir oldu...

İŞ ETİĞİ / GÜNGÖR URAS

Ülkemizde spor denilince akla futbol geliyor. Halkın her kesiminin futbola ilgisi var. Herkes bir futbol kulübüne sempati duyuyor.
Futbol bir "amatör" spor dalıyken zamanla "profesyonelleşti"... Oyunculara, antrenman ve oyun sahalarına, organizasyonlara önemli ödemeler yapılmaya başlandı.
Futbol profesyonel bir spor dalı oldu ama, futbol kulüpleri amatörlerin yönetiminden çıkamadı.
Önce yönetime kulüpler ile semt, okul, futbol bağı olan ve kulüp taraftarlarının sempatisini kazanmış amatörler getiriliyordu.
Daha sonra kulüp yönetimlerinde devlet ile (devletin sivil ve askeri kanadı ile) iş yapan "işadamları" ve "müteahhitler" söz sahibi olmaya başladı.
Kulüp yönetimine hâkim olan bu işadamları ve müteahhitler, kulüp yönetimindeki unvanlarını, mülki ve askeri erkan ile ilişkilerini güçlendirmede kullanmaya başladı.
Bu amaçla sivil ve askeri kanatta mevki ve güç sahiplerinin kulüp sevgisi "istismar" edilir oldu... Askeri ve sivil kanatta mevki ve isim yapmış kimselerin, kulüp yönetimlerinin yaklaşımlarından kolaylıkla "tuzağa" düşebildikleri görüldü.
Sivil ve askeri kanatta mevki ve güç sahibi kişiler, normal koşullarda birlikte olmamaları beklenen kişilerle, futbol kulübü yöneticileri olarak sıkı ilişkiye girdi.
Bu ilişkilerin, devlet ile iş yapan kulüp yöneticilerine yarar sağlayıp sağlamadığı veya ne gibi yararlar sağladığı bilinemez.
Ama görünen o ki, bu tür ilişkilerle kulüp yöneticileri, devletin imkânlarından kulüpleri yararlandırmada başarılı oldu.
Vergi kolaylıkları, arazi tahsisleri, tahsis tahsisleri bu tür ilişkiler sonucu göze batacak şekilde arttı.
Merkezi hükümet, mahalli hükümet ve belediye sorumlularının bazılarının sempati duydukları bazı futbol kulüplerine, kamu arsalarını, kamu binalarını, kamu kaynaklarını tahsis ettikleri, kullandırdıkları görüldü.
Bir kamu görevlisi sempati duyduğu futbol kulübüne kendi cebinden istediği kadar yardım yapmakta serbesttir. Bu tür yardımlar alkışlanır. Ama bir kamu görevlisi sempati duyduğu futbol kulübüne devlet kesesinden imkân aktaramaz, devlet malını hediye edemez.
Bu ilişkilerde etik sorunu doğrudan sivil ve askeri kanattaki mevki ve güç sahiplerini ilgilendirir.
Kişi olarak bu kişilerin herhangi bir futbol kulübüne sempati duymalarından doğal bir şey olamaz.
Etik bakımdan dikkat etmeleri gereken, futbol kulübü sempatisinin bulundukları mevkiin ve sahip oldukları gücün imkânlarını kulübe aktarmaya yol açmamasıdır.
Etik bakımdan düşünmeleri gereken, "Normal koşullarda kendilerine selam vermeyecek (belki de normal koşullarda onların da konuşmak istemeyecekleri) kulüp yöneticilerinin, mevki ve sorumluluk sahibi olmalarından hemen sonra kendilerine neden bu kadar yakın olabildikleridir?"
Mevki ve güç sahiplerinin sorgulamaları gereken, kendilerinden önce aynı mevki ve güce sahip olanların, kulüp yönetimleriyle sıkı ilişkilerinin devam edip etmediğidir.
Bütün bunlara rağmen sivil ve askeri kanatta mevki ve güç sahipleri eğer kulüp yönetimlerinin sıkı ilişki kurma girişimlerine yeşil ışık yakabiliyor ise bu etik bakımdan çok yanlış bir davranış olur. "Bile bile fırsat istismarı" olarak değerlendirilebilir.
Burada bir genelleme söz konusu olamaz. Tabii ki, futbol kulüplerinin yönetimlerinde saygın, iş ile sporu birbirine karıştırmayan kişiler görev almaktadır. Tabii ki sivil ve askeri kanatta her mevki ve güç sahibi kulüp yönetimlerinin anormal yaklaşımlarına karşı direnebilmektedir... Gazetenin bu "etik" köşesinde tartışılan, normal olmayan yaklaşımlardır.

BUSINESS
 Galatasaray borsada yatırımları üçe katladı
 Editörden
 Yönetmek ya da yönetmemek işte bütün mesele bu!..
 Polis tokadıyla terk etti, GS'nin finansörü olarak geri döndü
 Asker - sivil erkanın kulüp sevgisi paraya dönüşebilir mi?
 Galatasaray markası iyi pazarlanamıyor
 Logo eleştirisine, 'Maço erkeğin sahip çıkma duygusu' yorumu
 En zengini Manchester Unıted
 Spor kulüplerinin vergilendirilmesi
 'Galatasaray rengini Alevi dedesinden alır'
 Bin 400 çeşit GS ürünü satılıyor





© 2005 Milliyet