
|
|
|
 |
|
|
Spor kulüplerinin vergilendirilmesi
VERGİCİ GÖZLÜĞÜ / ERDOĞAN SAĞLAM
Bir Fenerbahçeli olarak Galatasaray gibi bir rakibimiz olduğu için gurur ve mutluluk duyuyorum. İyi ki Galatasaray var. Eğer olmasaydı, gerçek anlamda Fenerbahçeli olamazdık. Rakibimizin 100'üncü yılını kutluyor, nice yıllar diyorum.
Bu özel sayıda benden de spor kulüpleri ile ilgili yazmamı istediler. Bu nedenle bugün "Spor kulüplerinin vergi karşısındaki durumu nedir, sporculara ödenen ücretler nasıl vergilendirilir?" sorularını özetle yanıtlamaya çalışacağım.
Spor kulüpleri genelde dernek statüsünde faaliyet gösterir. Vergi mevzuatımıza göre dernekler vergi mükellefi değildir, ancak iktisadi işletmeleri varsa bu işletmeleri kurumlar vergisine tabi olur. Kulüplerin profesyonel spor şubeleri, spor okulları, lokalleri, mağazaları, spor salonları, sosyal tesisleri ve benzeri işletmeleri birer 'iktisadi işletme' olduğu için verginin konusuna girerler. Ancak Beden Terbiyesi Teşkilatına dahil derneklere veya kamu idare ve müesseselerine ait idman ve spor müesseseleri ile sadece idman ve spor faaliyetinde bulunan anonim şirketler kurumlar vergisinden muaftır. Bildiğimiz kadarıyla Süper Lig'de üç takım (Beşiktaş, İstanbulspor ve Sakaryaspor) dışındaki tüm takımlar dernek statüsündedir. Spor faaliyeti yanında başkaca faaliyetleri de bulunan anonim şirketler bu muafiyetten yararlanamaz. Halen geçerli olan kurumlar vergisi oranı yüzde 30'dur.
Vergisi yüzde 15
Profesyonel futbol faaliyetleri KDV'ye tabidir. Bu nedenle profesyonel futbol şubelerinin teslim ve hizmetleri üzerinden KDV hesaplanır. Yani bunlar, maç giriş bedelleri, reklam, yayın hakkı, transfer, spor malzemesi ve hediyelik eşya vb. gelirleri için yasal belge düzenlemek ve KDV tahsil etmek, bundan da kendi ödedikleri KDV'yi indirdikten sonra kalanını devlete yatırmak zorundadırlar. Peki bilet bedelinin yanı sıra alınan teberrular yani kulübe yapılan bağışlar KDV'ye tabi midir? Bu konuda üç büyük kulübümüzde inceleme yapıldığı ve teberrular üzerinden KDV hesaplanmadığı için ciddi vergi tarhiyatları yapılacağı basına yansımıştır. Kulüp yöneticileri, teberruların KDV'ye tabi olamayacağını söyleyerek, uygulamanın doğru olduğunu savunuyorlar. Bakalım kim haklı çıkacak?
Sporculara yapılan transfer, maaş, prim ve ödül ödemeleri "ücret" olarak gelir vergisine tabidir. Normalde bu ödemeler üzerinden, ücret gelirleri için geçerli vergi tarifesine göre (yani yüzde 15 - 35 arasında) vergi kesintisi yapılması gerekir. Ancak bir geçici madde ile 2007 yılı sonuna kadar sporculara yapılan ücret ödemeleri gelir vergisinden istisna edilmiş ve ödemeler üzerinden yüzde 15 oranında vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır. Spor kulüpleri ve sporcular lehine sağlanan bu avantajın bazı kişilerce eleştiri konusu yapıldığını görüyoruz. Bize göre sonuçta spor kulüplerini teşvik amacını güden bu uygulamalar desteklenmelidir.
Çünkü kulüplerimizin gelirleri (sponsorluk, yayın, müsabaka giriş, spor malzemesi vs.) maalesef yurtdışındaki kulüplere nazaran son derece düşüktür. Kulüplerimizin yabancı kulüplerle rekabet edebilmelerini sağlamak için bu teşvikleri vermek zorundayız. Ülke tanıtımı için çok önemli katkıları olan kulüplerimizden bu desteği esirgeyemeyiz. "Sporculara niçin bu avantajı sağlıyoruz?" diye sorabilirsiniz. Ancak vergileri sporcular değil, onlarla net ödeme üzerinden anlaşan kulüpler ödediği için gerçekte spor kulüpleri teşvik edilmektedir. İstisnanın uygulanmaması, kulüplerin vergi kadar yüklerinin artması demektir. Bu nedenle teşvik yerindedir. Başka ülkelerde istisna uygulanmıyor, bizde de uygulanmasın, denilebilir. Ancak kulüplerimizin son yıllarda halka açılmalarına rağmen gelirlerinin hele yabancı rakiplerinin çok gerisinde olduğu unutulmamalıdır.
Sponsorluk gider yazılabiliyor
Yakın zamana kadar sportif sponsorluk harcamaları ancak reklam harcamaları kapsamında gider yazılabiliyordu. 2004 yılı içinde gelir ve kurumlar vergisi kanununa eklenen hükümlerle, sponsorluk harcamalarının amatör spor dallarında tamamının, profesyonel spor dallarında ise yüzde 50'sinin vergi matrahından indirilmesine olanak sağlandı. Yapılan düzenlemenin olumlu ancak yetersiz olduğunu söylemek durumundayız. Örneğin Galatasaray futbol kulübüne sponsorluk yapan bir kurum yaptığı 100 bin YTL'lik ödemenin ancak yarısını vergi matrahından düşebilir. Bunun anlamı (50 X 0,30=) 15 bin YTL vergi ödemesinden kurtulacağıdır. Yani cebinden çıkan paranın ancak yüzde 15'ini geri alabilecektir. Zararda ise bunu da alamaz. Yani zarar halinde teşvik sistemi işlemez. Sponsor bulabilmek için bu oranı yükseltmek zorundayız.. Yoksa sponsorluk yapacak kişi ve kurum bulamayız.
Spor kulüpleri kamuya yararlı dernek statüsüne sahipse, bunlara yapılan bağışlar, beyan edilen gelirin veya kurum kazancının yüzde 5'i ile sınırlı olarak vergi matrahından düşülebilir. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor Kulübü Derneklerinin kamuya yararlı dernek statüsü bulunduğunu hemen belirtelim.
Görüldüğü gibi vergi sistemimiz spor kulüplerini teşvik edici hükümler içermektedir.
|
|
|

|
|