|
 |
|
|
Picasso'nun mu Velazquez'in mi resmi
Satır Arası / Deniz Sipahi
Önce hikayemiz... ODTÜ'nün bilge hocalarından Muhan Soysal'dan bir anekdot.
Bir derste hoca tepegöze bir Picasso resmi koyar. Herkes bakar ama kübik tarzdaki bu sürrealist resimde sanatla ilgilenmeyenlerin anlayabileceği çok az şey vardır.
Bozuk perspektifli bir oda, sarı uzun saçlı yaratığa benzeyen birşey. Etrafında başka yaratıklar, yerde yine bir yaratık ve arkadaki şekli bozuk içi parlak dikdörtgenin içinde başka birşeyler daha.
Bir süre hiç birşey söylemeden sınıfı izleyen hoca, Picasso'nun resmini alıp, yerine Velazquez'in "Las Meninas" tablosunu koyar.
Bu resimde dadıları sandalyede oturan sarı uzun saçlı bir aristokrat kızının saçını tararken yerde köpeği yatmaktadır. Babası arkasından ışık sızan kapıdan kızını izlemektedir. Sınıf ancak ikinci resmi görünce Picasso'nun resmindeki öğelerin ne olduğunu ve bu resmin Velazquez'in tablosuna gönderme olarak yapılmış olduğunu farkeder. Ve Muhan Hoca hiç unutulamayacak dersini verir.
"Hayatta hiç birşey Velazquez'in resmi kadar belirgin ve net değildir. İş hayatı gerçekleri Picasso'nun resmindeki gibi şekil değiştirmiş olarak gösterir. Picasso'nun resmine bakıp, Velazquez'in resmini görebilenler başarılı olacak, diğerleri kübik şekillere bakıp yanlış anlamlar çıkarmaktan gerçekleri göremeyecek."
* * *
Benim notum...
İletişimin değişmeyen bir kuralı vardır.
"Algılanan gerçektir..." diye.
Siz ne kadar açık ve net mesajlar verdiğinizi zannedin eğer düşündükleriniz karşınızdaki kişiye gitmiyorsa yol almanız mümkün değildir.
Picasso'nun resmine bakıp, Velazquez'in resmini görebilmek...
Yani detaylara bakıp bütünü görebilmek ya da görüp anlayabildiğinden geleceğin planlarını yapmak gerekir.
Bu kadar kolay ve söylendiği gibi basit olsa hayatta herkes başarılı olur, insanlar arası hiçbir iletişim kazası olmazdı.
Oysa bugün çalıştığınız insanları bir kenara bırakın ailenizin bireylerini bile anlamakta zorlanıyor insan...
Neden?
Picasso'nun resmine bakıp, Velazquez'in resmini görememekten...
Ne söylediğiniz kadar nasıl algılandığı da çok önemli hayatta.
O yüzden gerçeklerin farkında olanlar ve hayatın bütününü planlayanlar daha başarılı ve mutlu oluyorlar.
Kemal Derviş'i nerede görmek istersiniz?
Biliyorsunuz Dünya Bankası Başkanlığı için Kemal Derviş'in ismi konuşuluyor.
Uluslararası arenada saygınlığı çok fazla; bilgi ve tecrübesine sonsuz güvenilen Derviş'in Türkiye'de ise sesi soluğu çıkmıyor.
Bakın bu sözler öyle kolay kolay söylenmez.
Dünya Bankası eski Birinci Başkan Yardımcısı, ABD Başkanı Bill Clinton'ın eski danışmanı ve Nobel ödüllü ekonomist Joseph Stiglitz, "Üçüncü dünyada yoksulluğu azaltmak, dünyanın karşı karşıya bulunduğu en büyük zorluktur. Bu demek ki Amerikalı olmazsa bile, en iyileri ve en parlakları Dünya Bankası başkanlığı için aday olmalı" diyor.
Stiglitz, en uygun adayları söyle sıralıyor.
"Yale Üniversitesi doktorası olan ve aynı üniversitede ders veren Meksika eski Cumhurbaşkanı Ernesto Zedillo, Pricenton Üniversitesi doktorası olan Brezilya eski Merkez Bankası Arminio Fraga ve Dünya Bankası eski Başkan Yardımcısı, Princeton'da ders vermiş olan ve hazine bakanı olarak Türkiye'nin krizlerinden birini başarılı bir biçimde yöneten Kemal Derviş."
Kim ne derse desin bugün bir krizden söz etmiyor, büyüyen bir ekonomiden bahsediyorsak; bunda en büyük pay Derviş'indir.
Hükümetin yaptıklarını ve siyasi istikrar ortamı ayrı, Derviş'in makro dengeler adına yaptıklarını ayrı değerlendiriyorum.
Neyse...
Dünya Başkanlığı'na aday gösterilen Derviş, nedense Cumhuriyet Halk Partisi'nde gerekli ilgiyi göremiyor.
Hatta parti yönetimi tarafından dışlanıyor.
Derviş, çoğu çevre tarafından siyaseti bilmemekle eleştiriliyor.
Ben ise tam tersini düşünüyorum.
Danya Bankası'nda başkan yardımcılığı yapacaksınız, böylesine zor görevlerden başarıyla çıkacaksınız ve siyaseti bilmeyeceksiniz.
Dünya Bankası'nda siyaseti bilmeden, siyasetin içinde olmadan bir noktaya gelmeniz mümkün mü?
"Türk insanı Kemal Derviş'i Dünya Bankası başkanı olarak mı, CHP'nin Genel Başkanı olarak mı görmek istiyor?"
Bu sorunun cevabını biliyor musunuz?
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|