Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Konya izlenimleri


Milliyet Business'ın özel sayısı için Konya'nın konuğu olduk. Konya hızla gelişiyor. Altyapı sorunlarını büyük ölçüde tamamlamış illerimizden biri.
Hem kentin hem de insanlarının görüntüsü eskiye göre bir hayli farklı. Gecekondusuz bu kentimizin günlük yaşamında ve tercihlerinde de değişim gözleniyor.
Konya ekonomisi, küreselleşmeye ayak uydurmuş görünüyor. Bir milyar doları bulan ihracatının yüzde 54'ü Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Dünyanın her yerine mal üretiyor. Dünyaca ünlü sanayi firmalarına parça satıyorlar. Yine dünyaca ünlü giyim markaları için üretim yapıyorlar.
İşadamları, genellikle özkaynakla çalışmayı yeğlediklerini, borçlanmayı sevmediklerini söylüyorlar. Kredi kullanmaktan da hoşlanmıyorlar. Zorunlu kalırlarsa yurtdışından kredi almayı yeğliyorlar.
Acaba bu eğilim, "faizi günah saymaktan" veya "yurt dışındaki Türk vatandaşlarının tasarruflarını faizsiz bankacılık yöntemiyle kullanmanın kolaylığından" mı kaynaklanıyor?
Konya Sanayi Odası Meclis Başkanı Ahmet Şekeroğlu, bu iki sorumuza da "Hayır" diye yanıt veriyor:
"Hiç ilgisi yok. Yurtdışındaki vatandaşlarımızın tasarruflarıyla ilgili bazı talihsiz gelişmeler yaşandı ama bu Konya'nın iş dünyası için genel bir durum değildir. Konyalı işadamının kredi kullanmaktan hoşlanmaması, fazla temkinli olmaktan kaynaklanır. İş dünyasının geleneğinde bu var. Konya en fazla özkaynakla çalışan kenttir. Yurtdışından kredi kullanmanın nedeni ise, hem faizlerin düşüklüğü hem de ekonomik istikrardır. Başkaca özel bir nedeni yok."
Şekeroğlu, Konya hakkındaki önyargıların kırılması gerektiğini savunuyor. Konya ve Konyalı hakkında peşin hüküm yürütüldüğünü, ancak yakından izleme olanağı bulanların bu yargılarını değiştirdiklerini söylüyor. "Biz" diyor:
"Muhafazakârız, bu doğru. Ama bu muhafazakârlık hiçbir zaman radikal çizgilere varmamıştır. Yaklaşımımız şudur: Geleneklerimizi koruyalım, özümüzü kaybetmeyelim ama liberal olalım. Bilime, teknolojiye, gelişmelere ayak uyduralım. Sanayileşelim. Teknolojiye yatırım yapalım. Rekabete açılalım. Konya, devlet yatırımları açısından fazla deneyime sahip değildir. Bunda, devletin de Konya'ya önyargılı bakışının etkisi vardır. Oysa bunları kırmak, geride bırakmak istiyoruz. Devlet olanaklarından teşvikinden, yatırımlarından en az yararlanan kentlerden biridir Konya... Kendi olanakları ve özel girişimiyle ekonomisini çevirmiş ve geliştirmiştir."
Konya'nın teşvik kapsamına alınmamış olmasından da şikâyetçi Konyalı. Özellikle tekstil alanında çalışanların bu konudaki şikâyeti büyük. Dünyaca ünlü firmalara, markalara ihracat yaptıklarını, ancak Çin'le rekabet etmenin mümkün olmadığını vurguluyorlar. Tesislerini teşvik kapsamındaki yakın illere taşımayı ise gururlarına yediremediklerini ifade ediyorlar. Kurulu tesislerin dünya rekabetine açık olduğuna, bu nedenle rekabet koşullarını dengeleyecek önlemleri devletin alması gerektiğine işaret ediyorlar. Bulgaristan ve Romanya'daki yatırımlarını örnek gösteriyorlar. Türk sermayesi dünya rekabeti için Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelere yatırım yaparken, Türkiye'nin kalıcı yabancı yatırım beklemesinin çelişki olduğunu vurguluyorlar.
Konya'yı giderek büyüyen Selçuk Üniversitesi'nin yanı sıra, turizm yatırımları da değiştiriyor. Örneğin Hilton, Konya'ya geleli iki yıl oluyor. Konya Hilton, Konyalının ve konuklarının alışkanlıklarını yavaş yavaş değiştiriyor. Konferans, toplantı gibi etkinlikleri artırmış. Sadece Konya'ya değil, çevre illere gelen yabancı turistler için de Hilton cazibe merkezi haline gelmiş. Çok büyük ve modern alışveriş merkeziyle hem yerli hem yabancı turistleri çekiyor. Ayrıca, Konyalı gençleri de etkilemiş görünüyor bu tür yatırımlar. Örneğin, Konyalıların aktarımına göre, diskoda türbanlı genç kızlar görmek mümkün. Diskoda türban görüntüsünü Konyalı gençler yadırgamıyor. Türbanlı gençler de eğer disko müziğini seviyorlarsa, türbanı dans etmeye engel görmüyorlar. Türbanlı yaşam da değişiyor...
Konyalılar sadece Türkiye'de değil, dünya ile rekabette de iddialılar. Bu iddialarını daha da güçlendirmek için, önce Konya hakkındaki önyargıların kırılması gerektiğini söylüyorlar.

fbila@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Bir dalda iki ceviz, aramız derya deniz...
NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Muhabire gözdağı
Başbakan Erdoğan, Madrid dönüşü kendisine sor...
Fikret BİLA
Konya izlenimleri
Milliyet Business'ın özel sayısı için Konya'n...
Hasan CEMAL
Maç!
Bar yükünü almış durumda. Çıt yok. Geniş ekra...
Güneri CIVAOĞLU
Şşşt.. Şşşt geliyor
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile cumartesi, iki...
Can DÜNDAR
Hitler'i okudunuz mu?
Yeni kitap çıkarmanın heyecanıyla bu hafta be...
Abbas GÜÇLÜ
Biz Avrupa'ya, onlar bize hayran
Avrupa Birliği'ne girmek için ne kadar çaba h...
Mehmet Y. YILMAZ
Kelimelerle değil tek bir hareketle... 'Seni Seviyorum'
Gustave Flaubert'in bir sözünü not etmişim. R...
Hasan PULUR
"Rakıname!"
MEĞER "rakı" lafını duyunca, kaleme kâğıda sa...
Derya SAZAK
Bir İstanbul kâbusu
Kırmızı ışıkta beklemek, sürücünün kâbusu olu...
Meral TAMER
Biz bu filmi daha önce de görmüştük!
Önce medya, iktidarın boy hedefi haline gelir...
Ece TEMELKURAN
Kandırılmış kadınlar
Kim bilir kaç tane kadın tanıdım "Abi valla b...
Osman ULAGAY
Eski ezbere dönersek yüksekten düşeriz
Ben bıktım böyle yazılar yazmaktan, Türkiye'y...
Güngör URAS
İşçileri SEKA'yı sattı
SEKA işçileri de, sendikaları da (kusura bakm...
Serpil YILMAZ
Ülker holdinglerin iştahını artırıyor
Bütün yollar Roma'ya çıkar sözünü kim söylemi...

© 2005 Milliyet