Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hitler'i okudunuz mu?


Yeni kitap çıkarmanın heyecanıyla bu hafta belli başlı kitabevlerinin satış listelerine baktım.
Bir de ne göreyim:
Müthiş bir rakiple çekişiyoruz:
"En çok satanlar listesi"nde 5 numara:
Adolf Hitler!
Ve her satırından kan damlayan eseri:
"Kavgam"
* * *
Şaka değil, 13 yayınevi birden girmiş "Kavga"ya...
Türkiye'de son birkaç aydaki satışının 100 bini aştığı söyleniyor.
Kitap yazılalı 80 sene olmuş. "20. yüzyılın en lanetli eseri" unvanını almış. İçindeki her cümle, binlerce masumun canına mal olmuş.
Öyleyse kim, ne buluyor ırkçılığın başyapıtı "Kavgam"da?
Ümit Özdağ'ın feci bir tahmini var.
Akşam'daki makalesinde (4 Mart 2005) önce "Kavgam"ın yazıldığı koşulların analizini yapıyor Özdağ:
"Almanya 1. Dünya Savaşı'nda mağlup oldu ve Versay Anlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı. Alman halkı bunu içine sindiremedi. Hitler bu yenilgiden Yahudileri sorumlu tuttu ve Kavgam'da onlarla hesaplaştı" diyor.
Sonra 1920'ler Almanya'sı ile günümüz Türkiye'si arasında paralellik kuruyor: Ordunun PKK'yi alt ettiğini, ama "Savaşı kazandık" sanılırken terör örgütünün isteklerinin birer birer yerine getirilmeye başlandığını yazıyor.
Bunun yarattığı tepkiye örnek olarak Durmuş Hocaoğlu'nun "Kavgam'trak" cümlelerini aktarıyor:
"Akıllar başa devşirilmezse (...) kan gövdeyi götürür, kardeş kardeşin kılıcıyla düşer. Devleti ve vatanı müdafaa etmek için her şey caizdir, mubahtır ve meşrudur. Ve dahi bilinmelidir ki, her şey demek, her şey demektir."
Böyle düşünenlerin çoğaldığını, İç Anadolu'da terörün yoğun olduğu dönemde bile yapılmayan Türk-Kürt ayrımının şimdi başladığını söylüyor Özdağ... "Kürtçülüğe karşı tepki yükseliyor" diyor. Ve "normal ama çok tehlikeli bir gelişme olarak" şu gözlemi ekliyor: "Arkadan hançerlendiklerini düşünen iyi Türkler, Hitler'i okuyor".
* * *
Ürperdiniz değil mi?
Anlaşılan, satış listelerini altüst eden mevta rakibimizin okurları bu kanlı "her şey" için kılıç bileyen "iyi Türkler"...
Ne yazık ki Özdağ haklı; aynı ırkçı tırmanışı ben de gözlüyorum.
Üstelik Türkiye'ye özgü bir şey de değil bu; Batı'da da küreselleşmeye dönük tepki ve güvenlik endişesi solun yokluğunda, faşizan bir milliyetçilik şeklinde zuhur ediyor.
"Demokrasi değil, güvenlik istiyoruz" diyen ırkçı partiler Hitler'in ruhunu çağırıyor.
Führer, savaşta Nazi'leriyle giremediği kapıdan, kitabıyla sızıyor.
* * *
Oysa bu yolun insanlığı nasıl bir faciaya sürüklediğini iyi biliyoruz.
Bundan kaçınmanın yolu basit:
Kaynaşmayı beslemek...
Kimseyi dışlamadan, milliyetçiliği kışkırtmadan ortak noktaların altını çizmek...
Bunu da eskisi gibi farklı kimlikleri bastırarak değil, onları tanıyarak, saygı göstererek yapmak...
Farklılıkları zenginlik saymak...
Demokratikleşme atılımlarını "terör örgütünün isteği" saymamak...
Kimseyi "arkadan hançerleme" ithamıyla hedef göstermemek...
Kendini dışlanmış hisseden herkesi yönetime ortak etmek...
Ve bu yolla bölünme korkusunu ve dış müdahaleleri bertaraf etmek...
Endişe içinde, bir "Türk Miloseviç'i"nin piyasaya sürülüşünü beklemek yerine ırkçılığa karşı politikalar geliştirmeliyiz.
Çünkü listelere giren, bizim "Kavgam"ız değil...
Olmamalı...

can.dundar@e-kolay.net








Çetin ALTAN
Bir dalda iki ceviz, aramız derya deniz...
NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Muhabire gözdağı
Başbakan Erdoğan, Madrid dönüşü kendisine sor...
Fikret BİLA
Konya izlenimleri
Milliyet Business'ın özel sayısı için Konya'n...
Hasan CEMAL
Maç!
Bar yükünü almış durumda. Çıt yok. Geniş ekra...
Güneri CIVAOĞLU
Şşşt.. Şşşt geliyor
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile cumartesi, iki...
Can DÜNDAR
Hitler'i okudunuz mu?
Yeni kitap çıkarmanın heyecanıyla bu hafta be...
Abbas GÜÇLÜ
Biz Avrupa'ya, onlar bize hayran
Avrupa Birliği'ne girmek için ne kadar çaba h...
Mehmet Y. YILMAZ
Kelimelerle değil tek bir hareketle... 'Seni Seviyorum'
Gustave Flaubert'in bir sözünü not etmişim. R...
Hasan PULUR
"Rakıname!"
MEĞER "rakı" lafını duyunca, kaleme kâğıda sa...
Derya SAZAK
Bir İstanbul kâbusu
Kırmızı ışıkta beklemek, sürücünün kâbusu olu...
Meral TAMER
Biz bu filmi daha önce de görmüştük!
Önce medya, iktidarın boy hedefi haline gelir...
Ece TEMELKURAN
Kandırılmış kadınlar
Kim bilir kaç tane kadın tanıdım "Abi valla b...
Osman ULAGAY
Eski ezbere dönersek yüksekten düşeriz
Ben bıktım böyle yazılar yazmaktan, Türkiye'y...
Güngör URAS
İşçileri SEKA'yı sattı
SEKA işçileri de, sendikaları da (kusura bakm...
Serpil YILMAZ
Ülker holdinglerin iştahını artırıyor
Bütün yollar Roma'ya çıkar sözünü kim söylemi...

© 2005 Milliyet