Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kelimelerle değil tek bir hareketle... 'Seni Seviyorum'


Gustave Flaubert'in bir sözünü not etmişim. Rahmetli Adnan Berk, bir yazısının girişinde kullanmış bunu. Şöyle diyor: "Olgunlaşmamış bir cümleyi alelacele söylemektense, it gibi gebereyim daha iyi!.."
Kadınlar ve erkeklerin "konuşma" alışkanlıkları üzerine dün yayımlanan yazımı yazarken tekrar hatırladım bu sözü.
Bir arkadaşım vaktiyle bana Japonca da "Seni Seviyorum" türünden cümlelerin kullanılmadığını söylemişti, onun yalancısıyım..
Japon âşıklar, birbirlerine bu tür sözleri hiç söylemezlermiş.

Sevgi öyle bir şey ki..
Hatta evlenip çocukları olduktan sonra da kadınlar kocalarına "baba", kocalar karılarına "anne" diye hitap ederlermiş..
Gülüm, balım, mor menekşem gibi hitaplar da kullanmazlarmış.
Çünkü Japonya'da "sevgi"nin sözle değil, hareketlerle, mimiklerle, jestlerle, davranış kalıplarıyla anlatılabilecek bir "duygu" olduğuna inanılırmış.
Sonsuz bir zarafet ve sadelik içinde sürüp giden Japon yaşantısına ne kadar uygun bir durum..

Söze gerek yok
Kill Bill Volume 1'i izlerken O -Ren-Ishii'nin "özel koruması" Go-Go Yubari'nin de hiç konuşmadığı dikkatimi çekmişti.
Kolejli kız giysileri içinde, elinde uzun bir zincire bağlı öldürücü bir topuzu savururken "Gelin"le ve bizlerle, sadece gözleriyle iletişim kuruyordu.
Böyle naif bir yaratığın Hollywood filmlerindeki diğer kötü karakterler gibi gevezelik yapmamasının nedeni de acaba bu muydu?
Japonca'da "kötü duygular" da sözlerle anlatılmasına gerek duyulmayan, hareketlerden, mimiklerden anlaşılması beklenen bir şey miydi?
Acaba Bülent Ecevit'in de merak saldığı şiir sanatı "haiku"nun Japonya'da doğmuş olmasının nedeni de bu mu?
Kendisi de zaman zaman "haiku" yazdığını söyleyen Engin Ardıç, bu sanatın "kendinden başka bir şey anlatmayan, kendi kendine yeten bir tür" olduğunu yazdı geçenlerde..

Konuşmanın erdemi
Bütün bunları hatırlayınca Japonlar gibi konuşmadığımıza üzülmedim değil..
Düşünsenize, öyle olsaydı hayatımız ne kadar kolay olurdu.
Hiç sevmediğimiz birine boş yere güzel sözler söylemek zorunda kalmazdık. Kimseyi gereksiz yere pohpohlamak zorunda da olmazdık..
Birisine bir şey anlatacağımız zaman kırk dereden su da getirmezdik.
Çünkü bakışlarımızla, halimiz, hareketimizle ne demek istediğimizi karşımızdaki zaten anlamış olurdu.
Böyle olduğu için de daha kibar insanlar olabilirdik.
Ne demek istediğimiz her halimizden belli olduğu için "yeterince olgunlaşmamış cümleler" kurmak zorunda da kalmazdık..
Ama itiraf etmeliyim ki, konuşmanın da kendine göre erdemleri yok değil.
Hiç söylenmemiş sözlere, hiç kastedilmemiş anlamlar yüklemek tehlikesinden de koruyor bizi konuşmak..

Bir tür pazar testi..
Bu pazar günü bir deneme yapalım isterseniz. Sonuçlarını bana yazarsanız, hep birlikte bunları paylaşabiliriz diye de düşünüyorum.
Deneme şu: Bugün hiçbir şey söylemeden, sadece bir tek hareket yaparak sevdiğimiz kadına / erkeğe sevgimizi ifade etmeye çalışalım..
Bakalım bunu nasıl başaracağız?

mehmet.yilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Bir dalda iki ceviz, aramız derya deniz...
NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
Melih AŞIK
Muhabire gözdağı
Başbakan Erdoğan, Madrid dönüşü kendisine sor...
Fikret BİLA
Konya izlenimleri
Milliyet Business'ın özel sayısı için Konya'n...
Hasan CEMAL
Maç!
Bar yükünü almış durumda. Çıt yok. Geniş ekra...
Güneri CIVAOĞLU
Şşşt.. Şşşt geliyor
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile cumartesi, iki...
Can DÜNDAR
Hitler'i okudunuz mu?
Yeni kitap çıkarmanın heyecanıyla bu hafta be...
Abbas GÜÇLÜ
Biz Avrupa'ya, onlar bize hayran
Avrupa Birliği'ne girmek için ne kadar çaba h...
Mehmet Y. YILMAZ
Kelimelerle değil tek bir hareketle... 'Seni Seviyorum'
Gustave Flaubert'in bir sözünü not etmişim. R...
Hasan PULUR
"Rakıname!"
MEĞER "rakı" lafını duyunca, kaleme kâğıda sa...
Derya SAZAK
Bir İstanbul kâbusu
Kırmızı ışıkta beklemek, sürücünün kâbusu olu...
Meral TAMER
Biz bu filmi daha önce de görmüştük!
Önce medya, iktidarın boy hedefi haline gelir...
Ece TEMELKURAN
Kandırılmış kadınlar
Kim bilir kaç tane kadın tanıdım "Abi valla b...
Osman ULAGAY
Eski ezbere dönersek yüksekten düşeriz
Ben bıktım böyle yazılar yazmaktan, Türkiye'y...
Güngör URAS
İşçileri SEKA'yı sattı
SEKA işçileri de, sendikaları da (kusura bakm...
Serpil YILMAZ
Ülker holdinglerin iştahını artırıyor
Bütün yollar Roma'ya çıkar sözünü kim söylemi...

© 2005 Milliyet