Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 13 Mart 2005 / Pazar  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Biz bu filmi daha önce de görmüştük!

Önce medya, iktidarın boy hedefi haline gelir. Ardından Türk Sanayici ve İşadamları Derneği TÜSİAD da hükümetin hırçınlaşmasından nasibini alır. TÜSİAD ile hükümetler arasındaki söz düellosu iyice tırmandığında anlayın ki işler iyice çıkmaza girmek üzeredir...
Başbakan Tayyip Erdoğan, Dünya Kadınlar Günü'nde coplanan kadınların görüntüleri nedeniyle önce medyayı ağır bir dille suçladı. Ardından da toplumsal sorumluluk gereği uyarı görevini yapan TÜSİAD'a haddini bildirdi! "Bunlar kendi işlerine baksınlar!"
Erdoğan şimdilik nezaket sınırları içinde. Geçmiş örnekleri hatırladığımızda iş nerelere varır, bilinmez. Erdoğan'ın selefi Bülent Ecevit'in kişiliği itibarıyla nezaket sınırlarını aşması mümkün değildi. Nitekim son başbakanlığında TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan'ın sert bir demecine "Onlar kendi işleriyle meşgul olsunlar" sözleriyle karşılık vermişti. Üstelik TÜSİAD'la 26 yıl öncesine uzanan kötü anıları olduğu halde...

Gazete ilanlarıyla
  • Feyyaz Berker'in başkanlık döneminde TÜSİAD 1979'da, 13 mayıstan 13 hazirana kadar bir ay süreyle, gazetelere verdiği tam sayfa ilanlarla ekonomideki sorunları ve Ecevit hükümetinin uygulamalarını kıyasıya eleştirmişti.
  • TÜSİAD'ın bir sonraki başkanı rahmetli Ali Koçman'ın, askeri hükümetten büyük zılgıtlar yediğini hatırlıyorum.
  • Turgut Özal başbakan olduktan sonra TÜSİAD'la arasındaki ilk büyük gerginlik, Ömer Dinçkök'ün başkanlığı döneminde Dış Borç Raporu nedeniyle yaşanmıştı. İşin ilginç yanı, raporun altındaki imzalardan biri, Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Tansu Çiller'e aitti. Bu rapor, Özal'ı çok kızdırmıştı.


  • Kleptokrasi krizi
  • Dinçkök'ün halefi Cem Boyner, Özal'ın ailesi ve yakın çevresindeki işadamlarıyla ilgili yolsuzluklar, ihracatta KDV iadesindeki usulsüzlükler, hayali ihracat, hortum v.s. ile ilgili iddialar ayyuka çıkınca, "Bu rejimin adı demokrasi değil kleptokrasi" diye cesur bir çıkış yapmıştı. Özal TÜSİAD'a iyice köpürünce de Boyner, "Biz Kanarya Sevenler Derneği değiliz" diyerek sözlerinin arkasında durmuştu. Boyner döneminde zorunlu eğitimin 8 yıla çıkmasını öneren Eğitim Raporu da Özal'ı hayli öfkelendirmişti.


  • Çağlar: Bunlar cukkacı
  • Boyner'in halefi Bülent Eczacıbaşı'nın vergi reformunun gerekliliğine ilişkin açıklamaları, Başbakan Süleyman Demirel'i çok sinirlendirmişti. Yandaki küpürlerde de görebileceğiniz gibi Demirel, "Boğaz'da yalılarda oturup, ahkam kesmek olmaz" demekle yetinmiş, gerisini bankalardan sorumlu Devlet Bakanı yaptığı manevi evladı Cavit Çağlar'a bırakmıştı. Çağlar da tartışma seviyesini iyice düşürerek "Bunlar götürmeye alışmış, cukkacı" demişti. Sonradan kimin cukkacı olduğu çıktı ortaya. Çağlar, bakanlıktan ayrıldıktan sonra ortak olduğu Etibank ve satın aldığı Interbank'ın batması nedeniyle devlete 1 milyar doları aşkın borç taktı.


  • Terbiyesiz sülükler
  • Eczacıbaşı'nın halefi Halis Komili, dönemin Başbakanı Tansu Çiller'le büyük gerginlikler yaşadı. Çiller'in durduk yerde yarattığı 1994'teki ekonomik krizin hemen ardından önce Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın'dan, "Mesut Yılmaz TÜSİAD'ın emrinde. TÜSİAD, ana muhalefet liderine yeni bir hükümet kurma siparişi vermiştir" yollu bir açıklama geldi. Ardından da Başbakan Çiller, "Bazı işadamları hainlik yapıyor" diyerek TÜSİAD'la köprüleri attı. Çiller bir yıl sonra yine TÜSİAD'la karşı karşıya geldiğinde, bu kez TOBB'un başkanı Yalım Erez'den ağzının payını aldı TÜSİAD: Terbiyesiz sülükler!


  • mtamer@milliyet.com.tr








    Çetin ALTAN
    Bir dalda iki ceviz, aramız derya deniz...
    NASREDDİN Hoca'ya sormuşlar:
    Melih AŞIK
    Muhabire gözdağı
    Başbakan Erdoğan, Madrid dönüşü kendisine sor...
    Fikret BİLA
    Konya izlenimleri
    Milliyet Business'ın özel sayısı için Konya'n...
    Hasan CEMAL
    Maç!
    Bar yükünü almış durumda. Çıt yok. Geniş ekra...
    Güneri CIVAOĞLU
    Şşşt.. Şşşt geliyor
    Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile cumartesi, iki...
    Can DÜNDAR
    Hitler'i okudunuz mu?
    Yeni kitap çıkarmanın heyecanıyla bu hafta be...
    Abbas GÜÇLÜ
    Biz Avrupa'ya, onlar bize hayran
    Avrupa Birliği'ne girmek için ne kadar çaba h...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Kelimelerle değil tek bir hareketle... 'Seni Seviyorum'
    Gustave Flaubert'in bir sözünü not etmişim. R...
    Hasan PULUR
    "Rakıname!"
    MEĞER "rakı" lafını duyunca, kaleme kâğıda sa...
    Derya SAZAK
    Bir İstanbul kâbusu
    Kırmızı ışıkta beklemek, sürücünün kâbusu olu...
    Meral TAMER
    Biz bu filmi daha önce de görmüştük!
    Önce medya, iktidarın boy hedefi haline gelir...
    Ece TEMELKURAN
    Kandırılmış kadınlar
    Kim bilir kaç tane kadın tanıdım "Abi valla b...
    Osman ULAGAY
    Eski ezbere dönersek yüksekten düşeriz
    Ben bıktım böyle yazılar yazmaktan, Türkiye'y...
    Güngör URAS
    İşçileri SEKA'yı sattı
    SEKA işçileri de, sendikaları da (kusura bakm...
    Serpil YILMAZ
    Ülker holdinglerin iştahını artırıyor
    Bütün yollar Roma'ya çıkar sözünü kim söylemi...

    © 2005 Milliyet