|
 |
|
|
Hoop... Hoop...
Oh ne güzel iş. Malatya'da yürü, kötü oyna. Hooop Anelka çıksın, kazan ve üç puanı cebe indirerek gel. Gençlerbirliği önünde kötü oyna, duran top dışında tehlike yaratma. Hooop Alex çıksın... Bir üç puan daha cebe. Fenerbahçe takımını diğerlerinden ayıran iki büyük fark vardı. Birincisi; yıldızlar topluluğu olması ve sonucu değiştirecek isimlerin bolluğu. İkinci bir özelliği ise fizik gücünün üst düzeyde olmasıydı. Bu fiziki artı iki haftadır yok. Takım halinde düşüş içindeler. Ama yıldızlarda problem yaşanmıyor. Maç maç farklı oyuncular sahne alıyor, puanlar geliyor.
Gençlerbirliği açık oynayan, kontratak oyuncusu ve hedef santrforu da olan bir takım. Savunmadan kesinlikle dengesiz çıkmıyorlar. Ümit ve El Saka pas yaparak, oyun kuruyor. İki ön libero Skoko, Ayman da pası tercih ediyor. Bunlara karşı Fenerbahçe'de Anelka ve Alex'in savunması olmadığı için oyunu dengede tuttular maç boyunca. Fenerbahçe'nin tempoyu artırmasına izin vermediler. Anelka'nın fiziki probleminin dışında yanında bir partneri olmaması -Pierre girene kadar- Fenerbahçe'nin pozisyona girmesini engelledi. Gençlerbirliği takımı ikinci devre oyunu riske etti ve karşılığında beraberliği buldu. Ama Daum doğru bir değişiklikle Pierre'i Anelka'nın yanına koyunca, bu ikili ceza sahasına inen toplarda en kötü vücutlarını kullanarak arkadan gelenlere pozisyon yaratmaya çalıştılar. Golün hemen öncesinde benzer pozisyonda Alex'in vuruşu rakipten dönmüştü. Daha sonra Alex, direkt kaleye mükemmel bir dripling yaptı. Pierre ile ikiye biri sonrası golü buldu ve giden maçı kurtardı.
Hakem Cem Deda, Fenerbahçe'nin lehine ilk penaltıda hatalıydı.
rdilmen@milliyet.com.tr
|
|
|

|