Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 15 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Elbette mesleki eğitim ama...


Temel eğitimden sonra en önemli eğitim kademesi, mesleki eğitim. Dünya geneline bakıldığında gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamında, öğrencilerin yüzde 65'i mesleki eğitimde, yüzde 35'i de genel eğitimde öğrenim görüyor. Oysa bizde tam tersi. Öğrencilerin üçte ikisine, bir meslek kazandırmaktan çok, genel kültürü artırmaya yönelik bir eğitim veriliyor.
Mesleki eğitim, genel eğitime göre en az beş kat daha pahalı. Yaygınlaşmamasının önemli bir gerekçesi bu. Ama daha da önemli olanı, bu konudaki aymazlığımız.
Neredeyse 50 yıldır, mesleki eğitimin önemini vurguluyoruz. Ancak gereğini yerine getirmiyoruz. 1950 ve 60'lı yıllarda görev yapan Milli Eğitim bakanlarının hemen hepsinin ilk demeçlerinde, tıpkı bugün olduğu gibi mesleki eğitime yönelik şu sözler yer alıyor:
Ülkemizin kalkınması, öğrencilerimizin üretken ve girişimci birer vatandaş olabilmeleri için mesleki eğitimin önemi yadsınamaz. Hükümet olarak, yüzde 65/yüzde 35 şeklindeki genel eğitim/mesleki eğitim tablosunu, tersine çevirme konusunda kararlıyız...
Nedense bu tablo yıllardır tersine dönmüyor. Karaya oturmuş gemi gibi hep yerinde duruyor ama sürekli erozyona uğrayarak.

Meslek yüksekokulları
On yıl kadar önce, Dünya Bankası'nın da desteğiyle mesleki eğitimde iddialı projeler başlatıldı. Büyük paralar harcandı. Neredeyse Türkiye'nin dört bir yanına meslek yüksekokulları açıldı. YÖK ve dönemin iktidarlarına göre, bu proje Cumhuriyet tarihinin en önemli projelerinden biriydi.
Ama gelinen nokta, beklentilerin tam tersi oldu.
YÖK tarafından düzenlenen 1. Ulusal Meslek Yüksekokulları Müdürler Toplantısı'ndan sonra hazırlanan rapor, Milli Eğitim Bakanı Çelik'in söylediklerini doğrular nitelikte. Söz konusu yüksekokulların yüzde 70'inin perişan durumda olduğunu sürekli olarak dile getiren Çelik, bu okullarla mesleki eğitimde çıtanın yükseltilemeyeceğini belirtiyor.
Bakanın söylemine, okul müdürleri de aynen katılıyor. Ama onların bir sitemi de Milli Eğitim Bakanlığı'na. Çünkü kaliteyi düşüren etkenlerin en başında, meslek liselerinden, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş yapan öğrenciler geliyor. İçlerinde dört işlem bilmeyen öğrencilerin varlığından söz ediliyor.
İşte rapordan bazı alıntılar:
  • Amaç eğitim değil, diploma sahibi olmak
  • Öğrencilerin bir kısmı, askerlik görevini ertelemek, ailesinin sağlık sigorta güvencesinden bir süre daha yararlanmak veya üniversitelerin medikososyal yardım ve katkılarından yararlanmak amacıyla meslek yüksekokullarına gelmektedir.
  • Okullar, hızla üniversite niteliğini yitiriyor. Yöresel ortaöğretimin bir parçası haline geliyor.
  • Öğrencilerin bir kısmı ders araç-gereci almamakta, not tutmak için dahi kâğıt ve kalemi bulunmamaktadır.
  • Dört işlemi bilmeyen öğrenciler var.
  • Bazı derslerden hiç sınıf geçemeyen öğrenciler bulunuyor.
  • Disiplin suçlarında büyük artış var. Kız öğrencilere karşı kaba davranılıyor.
  • Lise döneminde haftanın üç gününü sanayide geçiren öğrencilerde, öğrenci davranışlarının yerine çırak davranışlarının hâkim olduğu gözlenmektedir. Bu durum sadece öğrenciler arasındaki ilişkileri değil öğretim elemanlarıyla olan ilişkileri de etkiliyor.

  • Müdürlerin tespitleri bu yönde. Ama bir de öğrencilerle konuşsanız onlarınkiler de farklı değil. Onlar da üniversite adı altında lise öğrenimi gördüklerini, öğretim kadrosunun yetersiz olduğunu, sorunlardan eğitim yapmaya fırsat bulamadıklarını dile getiriyorlar.
    Özetin özeti: Mesleki eğitim, hemen her kademede lime lime dökülüyor. İyileşmesi yönünde de maalesef hiçbir gelişme yok. Umarız birileri sahip çıkar!..

    aguclu@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Araplar, Amerika ve Türkiye
    AMERİKAN Büyükelçisi Eric Edelman, Türk-Ameri...
    Melih AŞIK
    İnsancıl çözüm
    İstanbul Asmalımescit'te sanatçıların uğrak y...
    Fikret BİLA
    Telefon dinleme
    Yeni yasaların yürürlüğe girecek olması neden...
    Hasan CEMAL
    O kafa!
    "Ağzımızla kuş tutsak, bizi Avrupa Birliği'ne...
    Güneri CIVAOĞLU
    CHP kartı kayıp
    Adalet Bakanı Cemil Çiçek, CHP için "olumlu" ...
    Can DÜNDAR
    Zamanda tekne yolculuğu
    Pazar günü Urla limanında bir teknenin ambarı...
    Abbas GÜÇLÜ
    Elbette mesleki eğitim ama...
    Temel eğitimden sonra en önemli eğitim kademe...
    Hurşit GÜNEŞ
    Amerika'da bile aileler cinsel ayrımcı
    Kadınlar gününde polisin yanlış tutumu bizi d...
    Sami KOHEN
    Türkiye'ye güven sarsıldı
    Washington'da Türkiye'nin imajı ve kredibilit...
    Mehmet Y. YILMAZ
    Ceza tehdidi altında, özgür basın olamaz!
    Yeni Türk Ceza Kanunu 1 Nisan'da yürürlüğe gi...
    Erdoğan SAĞLAM
    Ödenen kiralar, kira gelirinden mahsup edilebiliyor
    Gerçek kişiler, bir takvim yılı içinde elde e...
    Derya SAZAK
    Suriye mesajı
    ABD'nin Ankara Büyükelçisi Eric Edelman, Burs...
    Meral TAMER
    Sağlık turizminde umut ve risk
    14 Mart Tıp Bayramı'nın bende çok özel bir an...
    Güngör URAS
    İzmir'in Kemeraltı uyanıyor
    İzmir'deyim. CHP'den sevilen Konak Belediye B...
    Serpil YILMAZ
    "Erdoğan orta sınıf siyaseti güdüyor"
    Başbakan neden bu kadar öfkeli? Patronlar Kul...
    M. Ali BİRAND
    Dayağa tepkinin nedenlerine bakmalıyız
    Kimseler çıkıp, "Polisin kadınları dövmesi, A...

    © 2005 Milliyet