|
 |
|
|
'Egemenlik kalsın zenginlik yeter'
Çin'in 1950'de işgal ettiği Tibet'in sürgündeki lideri Dalai Lama, bağımsızlık idealinden, Çin'in kalkınma atağından pay alma ve Tibet Budist kültürünün korunması karşılığında vazgeçtiğini açıkladı
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Çin'in 1950'de işgal ederek otonom bölge statüsü verdiği Tibet'in sürgündeki lideri Dalai Lama, uğruna 55 yıl mücadele ettiği "bağımsız Tibet" idealinden vazgeçti. Çin'in son yıllardaki kalkınma atağından etkilenen Dalai Lama, Pekin'e egemenlik iddiasından vazgeçme karşılığında Çin'in refahından ülkesine de pay verilmesi önerisinde bulundu.
İngiliz "Daily Telegraph" gazetesinin Çin'de yayımlanan "South China Morning Post" gazetesine dayanarak verdiği habere göre, Dalai Lama, egemenlik iddiasını ülkesinin Çin'in bütün dünyada hayranlıkla izlenen modernleşme kampanyasına dahil edilmesi karşılığında feda edebileceğini belirtti. Çin gazetesine demeç veren Dalai Lama, 55 yıllık bağımsızlık politikasından açıkça bir kopuşu ifade eden yeni yaklaşımında "maddi kazancı soyut kavramlara tercih ettiğini" söyledi.
'Çin, Tibet'i kalkındırsın'
Pekin'e ilk kez zeytin dalı uzatan ruhani lider Dalai Lama, "Çin Halk Cumhuriyeti'nin parçası olmak istiyoruz. Kabul, bizi yönetsinler. Tibet kültürünü, Tibet ruhunu ve doğal çevreyi de korusunlar" dedi. Yüksek ekonomik büyüme temposunu sürdüren Çin'in önümüzdeki dönemde üstün ekonomik rekabet gücüne sahip bir dev olacağı yorumları yapılıyor.
Daha önce de Tibet'e dönebilmek için Pekin'le dirsek teması arayan Dalai Lama, temmuzda 70 yaşına girecek. Merkezi Hindistan'da bulunan sürgündeki Tibet Hükümeti yetkilileri, Dalai Lama'nın artık yaşlandığını ve hayata veda etmeden Tibet sorununun çözüldüğünü görmek istediğini belirttiler.
"Ayrılıktan yana değilim. Tibet, Çin Halk Cumhuriyeti'nin bir parçası. Çin'in otonom bir bölgesi. Tibet kültürü ve Tibet Budizmi, Çin kültürünün bir parçası" diyen Dalai Lama, Pekin'den ülkesini kalkındırmasını istediğini bir kez daha vurguladı. Dalai Lama, "Çin'in maddi kalkınması devam ettikçe biz de kazanacağız" diye konuştu.
Dünya, seyirci kaldı
Himalaya bölgesinde bulunduğu için yüksekliği nedeniyle dünyanın çatısı denilen Tibet, yüzyıllardan beri komşuları Çin ve Moğolistan arasında paylaşılamayan bir ülke oldu. Bir ara bağımsız devlet statüsü kazanan 2.6 milyon nüfuslu Tibet, 1950'de Çin tarafından işgal edilince uluslararası bir krizin konusu haline geldi. 1959'da şimdiki Tibet lideri 14. Dalai Lama, başarısız bir ayaklanma örgütledi. Ancak ülkesinden kaçmak zorunda kaldı ve Hindistan'da sürgün hükümeti kurdu. 1960 ve 70'lerde Kültür Devrimi sırasında çok sayıda Tibet Budist manastırı tahrip edildi. Askeri yönetim, binlerce Tibetliyi katletti.
Deryaların bilgesi
Tibet Budizmi'ne göre "bilgelik okyanusu" anlamına gelen Dalai Lama, Tanrı'nın yeryüzündeki yansıması, en yüce kutsal kişi. Her Dalai Lama, bir öncekinin ruhunun yeniden canlanmasını temsil ediyor. Dalai Lama, ruhani kişiliği gereği sorunların şiddet kullanılmadan çözümünü savunmak durumunda.
İkinci kutsal kişilik ise Pançen Lama. Dalai ve Pançen Lama, Budist rahipler tarafından sıkı kurallara bağlanmış ritüellerle belirleniyor. Çin, kendi istediği kişinin Dalai Lama olmasını istiyor.
|
|
|

|