|
Babıâli'den bir anı...
MEHMET Barlas bir "anımızı" yazmış...
"Esas"ta doğru ama "usul"de eksik, yani ayrıntıları yanlış...
Şeytan ayrıntılarda gizli derler.
Ayrıntıları ihmal etmemeli...
***
1980'li yıllar... Erol Simavi'nin darbesiyle "Hürriyet"te yönetim değişti. Uzun yıllar "Hürriyet"in başında bulunan, hatta bazı yerlerde adı patrondan önce geçen rahmetli Nezih Demirkent "patron darbesi"yle iktidardan düştü, "Dünya" gazetesi karşılığında "Hürriyet"ten ayrıldı.
***
GAZETENİN başına Arda Gedik ile rahmetli Çetin Emeç getirildi. Çetin'i tanıyoruz, o tarihte "Hafta Sonu"nun başında, Arda Gedik ile fazla bir tanışıklığımız yok, Erol Simavi'nin sigorta şirketinin başında olduğunu biliyoruz.
Her ikisinin ortak özelliği "27 Mayıs 1960"da askerlerin devirdiği Demokrat Parti'nin ileri gelenlerinden iki insanın oğulları olduğu...
Arda Gedik, İçişleri Bakanı Namık Gedik'in oğlu, ileride, yargılanırken "Reis Bey hazretleri" demek durumuna düşmemek için gözaltında olduğu Harp Okulu penceresinden "Ya Allah!" diyerek atlayıp intihar eden bir Kabataşlı...
Çetin Emeç, zamanın önemli gazetelerinden "Son Posta"nın sahibi Selim Ragıp Emeç'in oğlu...
***
BU özellikleri Oktay Ekşi ile bizi tedirgin ediyor. "Demokrat Parti" iktidarına muhalif gazetecileriz, bu gizli kapaklı bir şey değil, acaba bu yeni gelenlerle nasıl çalışacağız? Çetin Emeç Genel Yayın Müdürü, Arda Gedik, ise yetkileri bakımından Erol Simavi'den sonra gelen ikinci isim...
***
EN iyisi bunu Erol Simavi'yle konuşmak...
Oktay Ekşi'yle patronun odasına çıktık, biraz "Ne var, ne yok?" dedikodusundan sonra maksadımızı açıkladık:
"Erol Bey, bizim muhatabımız kim? Yazılarımızda kime muhatap olacağız?"
Erol Bey, hemen anladı, ayağa kalktı, ikimizin koluna girdi, pencerenin önüne götürdü, cıvıl cıvıl kaynaşan Cağaloğlu meydanındaki insanları gösterdi:
"İşte sizin muhataplarınız!"
Yani insanlar, yani okurlar!
***
ARADAN yıllar geçti, Çetin Emeç öldürüldü, Arda Gedik "Hürriyet"ten ayrıldı, Erol Simavi patronluğu bıraktı, biz tekrar doğup büyüdüğümüz "Milliyet"e döndük, ama bu anımızı hiç unutmadık.
Olay Mehmet Barlas'ın yazdığı gibi değildir, Erol Simavi "Hürriyet"e girdiğimiz gün, bize Cağaloğlu meydanındaki insanları "İşte muhatabınız!" diye göstermemiştir.
Ne fark var, diyemeyiz, şeytan ayrıntılarda gizlidir.
***
YILLAR geçti, "Arda Gedik'le de Çetin Emeç'le de birlikte çalıştık, baştaki tedirginliğimizin ne kadar gereksiz olduğunu anladık; hele Arda Gedik'le öyle hoş anılarımız vardır ki!
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|