Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Manisa'da iyi - kötü, güzel - çirkin bir arada


Manisa'dayım. Şehre 3 km uzaklıktaki Organize Sanayi Bölgesi bir park görünümünde. Rengarenk modern binaların fabrika binası olduğuna insan inanamıyor. Şimdilik 5 bin dönümü kaplayan alanda 128 fabrika üretim yapıyor. Bunların 6'sı yüzde yüz yabancı sermayeli, 8'i yabancı ortaklıklı, kalanı yüzde yüz Türk sermayeli tesisler. Çoğu 3 vardiya çalışıyor. Fabrikalar 20 bin insana doğrudan istihdam sağlıyor.
Geçen yıl sadece buradaki fabrikaların gerçekleştirdiği ihracatın geliri 3.5 milyar dolar.
Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikaların ürünleri İzmir limanından yurtdışına gönderiliyor. Yoğun karayolu trafiği sorununu çözmek arayışında olan Organize Sanayi Bölgesi yönetimi, Demir Yolları İdaresi ile anlaşmış. 15 milyon dolar ödeyerek 7.700 metre demiryolu döşetiyorlar. Sanayi Bölgesi Muradiye üzerinden ana hatta bağlanıyor. 6 ayda gerçekleşecek bu yatırım Türkiye'de ilk ve tek özel demiryolu yatırımı olacak.

Yer peşindeler
Fabrika yapmak isteyenlerin yoğun talebi nedeniyle Organize Sanayi Bölgesi yönetimi mevcut fabrika sahasına 4 bin dönümlük alan ekliyor. Burada 230 fabrikaya yerleşim imkanı doğacak. Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ne bu ilginin nedeni, İzmir'e yakınlığı yanında fabrikalara kesintisiz elektrik, buhar, sıcak su ve arıtma tesisi konusunda sağlanan özel imkanlar.
Manisa'da iyi ile kötüyü, güzel ile çirkini bir arada gördüm.
İyi olan, sanayi kesimindeki patlama. Kötü olan, tarımın durumu. Çirkin olan, Manisa'nın çarpık şehirleşmesi. Güzel olan, Organize Sanayi Bölgesi.
Manisa 1960'lara kadar tarım bölgesi idi. Manisa'da tarım denilince pamuk ve çekirdeksiz üzüm öne çıkıyor. Manisa'da pamuk üreticileri Amerikan pamuğunun rekabetine dayanamıyor. Kırsal kesimde yaşayanların yarısının geçimi pamuktan. Üreticiler şimdilerde pamuk yerine yemlik mısır üretimine başlamış.
Manisa'nın şehir nüfusu kısa sürede 250 bine ulaşmış. Manisa göç alan şehirlerin başında geliyor. Çevredeki yaygın gecekondulaşma bir yana, şehir içindeki binaların (hem de yeni yapılanların) çirkinliği anlatılamaz. Beşi tahta çıkan 22 Osmanlı şehzadesinin yaşadığı "Sarayı Amire", tarumar olmuş. Şehrin ortasındaki Osmanlı vakıflarına ait eserlerden hiçbiri ayakta kalamamış. Fatih'in öğrenim gördüğü Kurşunlu Han'ın sokağa bakan cephesinde plakçı ve cenaze levazımatı dükkanları açılmış.

Çirkin yapılaşma
Şehrin içindeki, Cumhuriyet'in eseri "Vilayet Binası" mimarisiyle, estetiğiyle, güzelliğiyle nasılsa ayakta kalabilen ve çirkinlikler arasında yüzük taşı gibi parlayan bir eser.
Manisa'da 14 bin üniversite öğrencisi var. Üniversite hocalarının çoğunun, öğrencilerin bir bölümünün Manisa yerine İzmir'de yaşamayı tercih etmeleri nedeniyle üniversite şehirle bütünleşememiş. Halbuki hem tarım hem sanayi sektöründe üniversitenin çevreden alabileceği, çevreye verebileceği çok şey var.
Uzun dönemde Manisa'nın kaderi sanayiye bağlanmış durumda. Artık Manisa sanayi kenti olarak gelişecek. Yeni sanayi tesisleri kurulacak... Ama şehirdeki çarpık yapılaşmanın düzeltilebilmesi konusunda hiçbir ümit yok... Osmanlı'da kalanların tamamına yakını kolaylıkla yıkılıp yok edilmiş ama, yeni dikilen çirkin beton binaların yıkılması yok edilmesi o kadar kolay olmayacak...
Diyeceksiniz ki... Hiç olmazsa yeni yapılaşmada özen gösterilse de Manisa'nın eli yüzü düzelse... Ben de öyle deyince, Manisalılar uyardı: "Önceki üç belediye başkanı da mimarlık eğitimi almış kişilerdi. İşin kötüsü, Manisa'daki çarpık yapılaşma onların döneminde gerçekleşti."

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yabancılara mülk satışı
YAHUDİLER GAP'ı satın alıyor, Suriye Hatay'ı ...
Çetin ALTAN
Düğmeye basılınca "Rus salatası", "Amerikan salatası" olmuştu...
UZAKLARDA çok uzaklarda, bir külah çikolatalı...
Melih AŞIK
Edelman'a not...
ABD Büyükelçisi Eric Edelman'ın, Cumhurbaşkan...
Fikret BİLA
Sezer'in eğilimi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Suriye'ye...
Hasan CEMAL
Komutan!
Milliyet'teki haberin başlığı, "Komutan dikka...
Güneri CIVAOĞLU
Rüzgârgülü
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Abbas GÜÇLÜ
Meslek yüksekokulları nasıl kurtulur?
Üniversitelere bağlı meslek yüksekokullarının...
Hurşit GÜNEŞ
Avrupa'daki Türkler
Türkiye Araştırmaları Merkezi Vakfı Almanya'd...
Nail GÜRELİ
Bu iktidara nasıl güvenilir?
Aradan 10 gün geçti.
Sami KOHEN
Amerika Türkiye'den vazgeçer mi?
ABD şimdi Türkiye'ye ne kadar önem veriyor? S...
Mehmet Y. YILMAZ
Kanunlar önünde herkes eşit mi?
Dün Milliyet'in ilk baskılarını hazırlamak üz...
Hasan PULUR
Babıâli'den bir anı...
MEHMET Barlas bir "anımızı" yazmış...
Meral TAMER
Alışverişte yeni tercihim, Kadın Fon'lu mallar olacak
Hafta sonu kızımla bir arkadaşımıza yemeğe gi...
Ece TEMELKURAN
Gereği düşünüldü!
On yıl olmuş. Gazi Mahallesi'nin etrafı barik...
Osman ULAGAY
Ekonomi büyürken kim, neden yakınıyor?
Kesin rakamlar henüz açıklanmadı ama Türkiye ...
Güngör URAS
Manisa'da iyi - kötü, güzel - çirkin bir arada
Manisa'dayım. Şehre 3 km uzaklıktaki Organize...
M. Ali BİRAND
Yumurta kapıya dayanınca...
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in Pazartesi günler...

© 2005 Milliyet