Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 16 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Yumurta kapıya dayanınca...


Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in Pazartesi günleri Bakanlar Kurulu sonrası açıklamaları hep bizim MANŞET (CNN TÜRK, hafta içi hergün 17:00) programına rastlar. Bu defa da öyle oldu. Ancak Allahtan, bizde aynı konuyu (TCK'yı) tartışıyorduk. Sanki MANŞET'e katılmıştı, bizde "Sayın Bakan bunca eleştiriye karşı ne diyorsunuz?" sorusunu sormuşuz gibi, Çiçek açtı ağzını yumdu gözünü. Nokta virgülsüz konuştuğundan dolayı, nefes nefese heyecan içinde dinledik.
Söylediklerinin içinde bir bölüm vardı ki, beni çok düşündürdü.
Bakan, TCK taslak durumundayken herkese yollanıp görüş sorulduğuna ancak sadece iki yerden doğru dürüst yanıt alınabildiğine değindi.
İçim sızladı.
Demek ki, eski hastalığımız geçmemiş. Hala ilgisiz ve aklı başına sonradan gelen bir toplumuz. Hala alışkanlıklarımızdan kurtulamamışız.
Çocukluğumdan beri, bende dahil olmak üzere, hepimizde genel bir ilgisizlik, toptan bir tembellik izleri vardır. İster kişi, ister kurum veya şirket olsun, çıkarlarımızla ilgili konularda daima son dakikayı bekleriz. Harakete geçebilmemiz için, mutlaka yumurtanın kapıya dayanması gerekir.
Son noktaya gelene kadar kimbilir kaç defa kapımız çalınmıştır. Fikrimiz sorulmuştur, ancak göz göre göre, bir çok konuyu son dakikaya bırakmışızdır.
Harakete geçtiğimizde de yeri göğü inletir, fırtınalar kopartırız. Ancak çoğu zaman iş işten geçmiş olur. Ardından, uzun süreli bir mücadele dönemi açılır.
Cemil Çiçek'i dinlerken aklıma aynı şekilde görmezden geldiğimiz 12 Eylül Anayasası geldi. Bundan önceki basın yasası değişiklikleri sırasında, Oktay Ekşi'nin haykırıp bizleri uyandırmaya çalışması geldi...
Demek ki, hastalık hala sürüyor.
12 Eylül ve sonrasının şok tedavileri de işe yaramamış.
Eh öyleyse, çekin ipini gitsin.
Meheldir bize...

* * *

ŞU YABANCILARI ATSAK, NE RAHAT EDERİZ (!)
Ben artık kararımı verdim
Bu cennet vatanda mutlaka biz bize yaşamalıyız.
Yabancılar tadımızı bozuyorlar...
Herşeyden önce kafamıza garip garip fikirler sokuyorlar.
Yok demokrasiymiş, yok insan haklarıymış, yok fikir özgürlüğüymüş gibi bir takım ipe sapa gelmez konularla rahatımızı bozuyorlar.
Bu yetmiyormuş gibi, 210 bir kişilik gayrimüslim azınlık, birkaç yüz misyoner de, 70 milyonluk bu ülkeyi Hristiyanlaşma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıyor.
Bir de kalıp ev ve toprak satın almazlar mı, işte o zaman tepem attı.
Allahtan ulusalcı düşünce sahipleri hala etkinler, Allahtan Anayasa mahkemesi var da, kendimizi kurtarabiliyoruz.
Bir çakıl taşını dahi satmamalıyız. Hiçbir yabancı, bu cennet vatanda gayrimenkul sahibi olmamalı.
Hepsi bizim olmalı.
Bırakın fakir kalalım, zararı yok.
Yabancılar gitsinler, Yunanistan'da, İspanya'da toprak ve ev alsınlar. Onları zengin etsinler.
Biz fakir, ancak onurlu yaşayalım.
Gayrimenkullerimizin üzerine yatalım.
Biz bize yaşayalım.
Bütün yabancıları atalım.
Ne rahat ederiz değil mi.(!)

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Yabancılara mülk satışı
YAHUDİLER GAP'ı satın alıyor, Suriye Hatay'ı ...
Çetin ALTAN
Düğmeye basılınca "Rus salatası", "Amerikan salatası" olmuştu...
UZAKLARDA çok uzaklarda, bir külah çikolatalı...
Melih AŞIK
Edelman'a not...
ABD Büyükelçisi Eric Edelman'ın, Cumhurbaşkan...
Fikret BİLA
Sezer'in eğilimi
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Suriye'ye...
Hasan CEMAL
Komutan!
Milliyet'teki haberin başlığı, "Komutan dikka...
Güneri CIVAOĞLU
Rüzgârgülü
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Abbas GÜÇLÜ
Meslek yüksekokulları nasıl kurtulur?
Üniversitelere bağlı meslek yüksekokullarının...
Hurşit GÜNEŞ
Avrupa'daki Türkler
Türkiye Araştırmaları Merkezi Vakfı Almanya'd...
Nail GÜRELİ
Bu iktidara nasıl güvenilir?
Aradan 10 gün geçti.
Sami KOHEN
Amerika Türkiye'den vazgeçer mi?
ABD şimdi Türkiye'ye ne kadar önem veriyor? S...
Mehmet Y. YILMAZ
Kanunlar önünde herkes eşit mi?
Dün Milliyet'in ilk baskılarını hazırlamak üz...
Hasan PULUR
Babıâli'den bir anı...
MEHMET Barlas bir "anımızı" yazmış...
Meral TAMER
Alışverişte yeni tercihim, Kadın Fon'lu mallar olacak
Hafta sonu kızımla bir arkadaşımıza yemeğe gi...
Ece TEMELKURAN
Gereği düşünüldü!
On yıl olmuş. Gazi Mahallesi'nin etrafı barik...
Osman ULAGAY
Ekonomi büyürken kim, neden yakınıyor?
Kesin rakamlar henüz açıklanmadı ama Türkiye ...
Güngör URAS
Manisa'da iyi - kötü, güzel - çirkin bir arada
Manisa'dayım. Şehre 3 km uzaklıktaki Organize...
M. Ali BİRAND
Yumurta kapıya dayanınca...
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in Pazartesi günler...

© 2005 Milliyet