|
 |
|
|
Tek şart protokol
AB sözcüleri, 'Hırvatistan kararıyla Türkiye arasında bağlantı yok. Türkiye'nin müzakereler için uyması gereken tek şart uyum protokolünü imzalamak' dediler
Güven Özalp - Brüksel
Avrupa Birliği'nin (AB) Hırvatistan'la müzakerelere başlanmasını erteleme kararı üzerine Türkiye'de alevlenen tartışmaları değerlendiren AB Komisyonu yetkilileri, "Hırvatistan kararıyla Türkiye arasında hiçbir bağlantı yok" açıklamasında bulundular. AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn'in Sözcüsü Krisztina Nagy, "Müzakerelerin başlaması için Türkiye'nin yerine getirmesi gereken tek şart uyum protokolünü imzalamak" dedi.
Hırvatistan'ın müzakere konumuyla Türkiye'nin müzakere konumunun birbirinden farklı olduğunu ve karşılaştırılmaması gerektiğini belirten Nagy, "Türkiye'nin müzakerelere başlama konusundaki tek şartı, uyum protokolünü imzalaması. Bunun zamanında yapılacağı konusunda da güvence aldık" diye konuştu. AB sürecinde her ülkenin kendi performansı çerçevesinde değerlendirildiğini hatırlatan Nagy, "Türkiye üzerine düşenleri yaptığı ve reform sürecini devam ettirdiği sürece sorun çıkmaz. Müzakerelerin başlaması konusunda da herhangi bir sorun görmüyoruz" şeklinde konuştu.
Hırvatistan kararının Türkiye aleyhine kullanılabileceği yorumları da, AB çevrelerinde yerinde bulunmuyor. AB yetkilileri, "Bazı muhalif çevrelerin Türkiye'nin önüne engel çıkarmaya çalışmak için Hırvatistan kararına ihtiyaçları yok" diyorlar. Bir AB yetkilisi, "Türkiye'nin atması gereken adımlar olduğu herkesin malumu. Önemli olan, reform eğiliminin korunması ve kurallara uyulması" dedi.
ANALİZ
AB, 'Kurallardan taviz yok' dedi
Avrupa Birliği'nin (AB) Hırvatistan konusunda aldığı karar sadece "müzakere başlangıcına ilişkin bir değerlendirme" kararı olmanın ötesinde, AB'nin kurallar sisteminin etkinliğine yönelik bir sınav niteliği taşıyor. AB, Hırvatistan'a yeşil ışık yakmayarak hem sisteminin inanılırlığını kurtarmış oldu hem de Birlik için sırada bekleyen ülkelere önemli mesajlar verdi.
Birlik yetkilileri ve genişleme konusunu yakından izleyen uzmanlar, AB'nin Hırvatistan kararıyla 3 ana nitelikli mesaj verdiğine dikkat çekiyorlar. Bu 3 mesaj ise şu şekilde belirginleşiyor:
AB tarafından aday ülkelerin önüne konulan şartlar, uyulması olmazsa olmaz niteliğe sahiptir.Geçmiş genişleme dalgasından dersler çıkaran AB, koyduğu kurallar konusunda sert bir tavır içinde olacağını ve bu konuda taviz vermeyeceğini göstermiştir.İnsan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü gibi konular AB'nin sadece kâğıt üstünde ilgilendiği konular değildir.
Hırvat basını işi mizaha vurdu
DIŞ HABERLER SERVİSİ
Hırvat basını, Avrupa Birliği'nin (AB) Hırvatistan'la üyelik müzakerelerini başlatma kararını ertelemesinin ülkede yarattığı hayal kırıklığını, esprili bir dille yumuşatmaya çalışıyor. Haftalık Feral Tribune gazetesi, "EU - thanasia" (ötanazi) başlığıyla birinci sayfasında, Dışişleri Bakanı Kolinda Grabar Kitarovic'i hastane yatağında başına buz torbası koymuş halde, elinde bir şırınga tutan hemşire kıyafeti içindeki BM Savaş Suçları Mahkemesi Başsavcısı Carla Del Ponte'nin yanında betimleyen bir fotomontaj yayımladı. Radyo sunucuları ise, Hırvatistan'ın AB'ye üyeliğini hiçbir şeyin durduramayacağını, çünkü sismolojik araştırmalara göre, tektonik hareketlerin ülkeyi her yıl kuzeybatı yönüne, yani Orta Avrupa'ya doğru 1.5 santimetre kaydırdığını belirttiler. AB, Hırvatistan'la üyelik müzakerelerini, Zagreb yönetiminin savaş suçlusu Hırvat General Ante Gotovina'yı teslim etmemesi nedeniyle süresiz ertelemişti.
Rumlar masaya dönmek istedi
Kıbrıs Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, Ada'da Annan Planı çerçevesinde görüşmelere yeniden başlanması için Birleşmiş Milletler'e (BM) başvurduğunu açıkladı.
Masaya dönmesi için her geçen gün artan uluslararası baskılarla yüzleşmek zorunda kalan Papadopulos bu açıklamayı, Polonya Devlet Başkanı Aleksander Kwasniewski ile Lefkoşa'da yaptığı görüşmenin ardından yaptı. Papadopulos, "Genel Sekreter Kofi Annan'a yaptığımız teklif, yeni bir girişime başlamasıydı. Bu, BM Büyükelçimiz tarafından iletildi" dedi. Tasos Papadopulos, "Arzumuz, BM himayesinde ve Annan Planı çerçevesinde AB'nin de daha aktif katılımıyla Kıbrıs görüşmelerine mümkün olan en kısa sürede yeniden başlamaktır" diye konuştu.
|
|
|

|