Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Pınar Karşıyaka ve Arkas

Satır Arası / Deniz Sipahi

Çarşamba günkü Hürriyet Ege'nin spor sayfalarında Ulaş Sağ'ın Pınar Karşıyaka'nın antrenörü Ahmet Kandemir ile yaptığı güzel bir röportaj vardı.
Kandemir'in İzmir sporu, daha doğrusu basketbolu için önerdiği başarı formülü benim de görüşlerimi yansıtıyor.
Okumayanlar için bir özet yapalım.
"Karşıyaka'nın en büyük sorunu yönetimlerdeki istikrarsızlık. Kulübün sık sık kongre havasını soluması, buna bağlı olarak yönetimlerde yaşanan değişiklikler başarının gelmesini, elde edilen başarının da kalıcı olmasını engelliyor. Oysa uzun soluklu yönetimler camia kulüplerinde başarının en önemli şartı. Karşıyaka en az Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş gibi büyük bir camia. Basketbol takımının sponsoru olan Pınar da, Efes Pilsen, Ülker, Tuborg kadar, hatta belki de onlardan bile daha büyük bir firma. Bu iki büyük gücün birleşmesi kağıt üzerinde olmamalı..."

* * *

İzmir'de sportif başarılar nedense futbola endeksli düşünülüyor. Oysa bugün basketbol da en az futbol kadar popüler bir dal.
Birincisi bu düşünce yapısını değiştirmenin ve başka alanlara yatırım yapmanın zamanı geldi de geçiyor. Hem bir Saint Joseph'li, hem bir İzmirli olarak Arkas'ın voleybola verdiği desteği alkışlamamak mümkün mü?
Arkas Saint Joseph'in başarılı olması için İzmirliler neler yapıyor; biraz özeleştiri lütfen...
Spor müdürümüz Ünver Ergün'ün özel röportajında Lucien Arkas, şöyle diyor:
"İzmir'de 'Spor bitti...' deniyor. Evet bitti... Ama bu futbol için doğru bir yaklaşım. Aslında İzmir başka branşlarda da başarılı olacak güç ve yeteneklere sahip. İnsanların voleybolu sevmesi için başarılı olmak zorundayız. Çünkü seyirci kaybedene gelmez..."
Ne kadar doğru söylüyor Arkas...
İzmir futbolda kaybettikçe statlardaki seyirci sayısı azalıyor. Oysa başarılı olabileceğimiz, statları doldurabileceğimiz çok farklı branşlar da var.

* * *

Gelelim Pınar Karşıyaka'ya...
Selçuk Yaşar, Türkiye'nin yetiştirdiği en önemli sanayicilerden biridir. İlkleri düşünmek, ilkleri yapmak öyle kolay değildir. Yaşar'ın yirmi yıl önce yaptıklarını Türkiye bugün daha iyi anladı.
Pınar Karşıyaka'nın 1986 - 87 yılları arasında elde ettiği çifte başarı döneminde ne Ülker vardı ne Efes Pilsen...
Pınar Karşıyaka'da şampiyonluklarının devamının gelmemesinin nedeni İzmirlilerdir. Eğer İzmirliler gerekli desteği vermiş olsalardı, takımın başarıları süreklilik kazanırdı.
Yine Antrenör Ahmet Kandemir'in sözlerine dönüyorum.
"KSK'nin geçmişte elde ettiği çifte kupa gerçekten çok büyük bir başarı. Elbette hatırlanmalı, anılmalı. Ancak lig artık 1987'deki lig, rakipler 18 yıl önceki rakipler değil. O dönemde Efes Pilsen daha yapılanmasını tamamlamamış, Ülker diye bir dev de ortaya çıkmamıştı. Efes Pilsen bir yabancıya 600 - 700 bin dolar vermiyordu.
Pınar KSK üst üste üç sezon net 1.5 milyon dolar bütçeyle yola çıksın, Avrupa'da basketbolun zirvesine ismini yazdırır. Bunu gerçekleştirmek için sponsor ve camianın güçlerini daha çok birleştirmesi lazım. Yönetimlerde istikrarın sağlanması, devamlılığın olması da önemli. Avrupa basketbolunun da Pınar KSK gibi bir takıma ihtiyacı var. Efes'in, Ülker'in 7 - 8 milyon dolara yapamadığını, KSK 1.5 milyon dolara yapabilir..."
İzmirliler, bu iki takımımıza sahip çıkalım.
Pınar Karşıyaka ve Arkas Saint Joseph, istersek Türkiye şampiyonluklarını yakalayabilir, Avrupa maçlarında üst dereceleri hedefleyebilir.

dsipahi@milliyet.com.tr




EGE
Büyük görev
Baharda şiirle buluşmak
Pınar Karşıyaka ve Arkas
Gülü koparmak





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Ünver Ergün
Banu Şen
Deniz Sipahi
Mustafa Tanyeri

© 2005 Milliyet