Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
The Economist'in editörüne soru: Niye Türk kadınını başörtülü gösterdiniz?
'Başbakan'ın eşi de başörtülü değil mi?'

The Economist'in Türkiye raporu tanıtıldı. Editör Tim Hindle, raporda Türk kadınlarının neden başörtülü fotoğraflarına yer verildiği sorulunca, "O resimdekiler Başbakan'ın ve Dışişleri Bakanı'nın eşleri" dedi. Yolsuzluklarla ilgili bölümünün başlığı 'hırsızlar yuvası' olarak atılan raporun bu bölümünde, eski Başbakan Çiller'in Florida'daki evini, 'annesinin çıkınından çıkan parayla' aldığı savunmasına da yer verildi

EVRİM ERGİN

'Siyasi sistem güce göre düzenlenmiş'
Başbakan Erdoğan'ın, "farklı bir Türk kanı taşıdığı" görüşünü öne süren araştırmada, Türk siyasetine ilişkin şu ifadeler var:
"Erdoğan o kadar güçlü ki, parlamentoya ihtiyacı yokmuş gibi bir tavır sergiliyor. Türk politik sistemi de gücün en tepeye taşınmasına göre düzenlenmiş. Pek çok Türk için Erdoğan, Türkleri Atatürk döneminden beri bekledikleri Avrupa yolculuğuna çıkarabilecek bir lider."

Hırsızlar yuvası, balık baştan kokuyor
'Den of thieves' (Hırsızlar yuvası) başlığı taşıyan bölümde şunlar belirtiliyor:
"Bu tamamen baştan kokmuş bir balık gibi. Tansu Çiller, Florida'daki evi annesinin yatak odasında, sandığın içinde bulduğu parayla aldığını söylemişti. Diğer bir eski başbakan ise devlet varlıklarını kendi çıkarları için satmakla suçlanıyor. Demirel'in yeğeni, Egebank'ın eski sahibi Murat Demirel, Bulgaristan'a kaçmaya çalışırken yakalandı. Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral İlhami Erdil, Genelkurmay Başkanı sayesinde yargılanabildi. En büyük hırsızlığı ise Uzan ailesi yaptı."

'Çiller'in İngilizcesi Türkçesinden daha iyi'
"Ülkenin son dönemdeki liderleri arasında yurtdışında eğitim görenler çoğunlukta. Ancak bunların İstanbul ve Ankara dışındaki illerdekilerle paylaşacak çok fazla şeyleri yok. Hükümet bu açığı kapatmaya çalışıyor. Eski liderlerden Çiller de iyi eğitim görmüştü. İngilizcesi, Türkçesinden daha iyiydi. 2001 yılında Türk ekonomisini kurtarmak için gelen Kemal Derviş de ABD'de yaşıyordu."

'Türkmenler kadar Kürtlere ilgi yok'
"Türkler savaşa karşı olmalarına rağmen savaştan büyük bir ekonomik çıkar sağladı. Türkiye, Irak'ta Kürt bölgesindeki gelişmeleri kaygı ile izlemesine ve Türkmen azınlığın haklarını savunduğunu söylemesine karşın, neden kendi ülke sınırları içindeki Kürt azınlıkların değil de Türkmen hakları ile ilgili daha fazla ilgi gösterdiği merak konusu."

'90'larda ekonomik büyüme yo-yo gibiydi'
"Türkiye IMF ile 10 milyar dolarlık ve 3 yıllık program imzaladı. IMF Başkanı, 'Bu anlaşma Türkiye'nin enflasyonu AB seviyelerine indirmesine yardımcı olacak ve ekonomik esnekliği artıracak' dedi. Ekonomi gerçekten ekstra bir esnekliğe gidebilirdi. Daha önce de hızlı büyümeler yaşadı. Fakat genellikle hemen ardında ciddi durgunluklar, krizler yaşandı. 1990'lı yıllarda büyüme oranı yukarı ve aşağı doğru bir yo-yo etkisi yarattı."

'Destekler azaltıldı ama çiftçiler ses çıkarmadı'
"Hükümetin en büyük mali başarılarından biri 2004 yılı sonunda yüzde 6.5'lik faiz dışı fazla hedefini yakalaması oldu. Uluslararası kreditörler bundan son derece memnun oldu. Bu başarıda tarıma sağlanan sübvansiyonların azaltılması etkili oldu. 3 yıl önce 6 milyar dolar civarında sağlanan sübvansiyonlar bugün 1.5 milyar dolara indi. Çiftçilerden ise sürpriz bir biçimde çok az şikâyet geldi."

'Doğu'da kaçakçılık geçim kaynağı'
"İstanbul ve Ankara, Türkiye milli gelirinden yüzde 30 pay alıyor. En zengin bölge ile en fakiri arasında 6 kat gelir farkı var. En fakir yerler Kars, Ağrı, Ararat (Ağrı) Dağı çevresi ve İran sınırındaki yerler. Bu bölgedeki en büyük geçim kaynağı kaçakçılık. Ciddi bir gelir dağılımı bozukluğu var ve dolaylı vergiler bunda önemli rol oynuyor."

'Kahve, cami erkeklerin; hamamlar kadınların'
"Türkiye'de köyler erkeklerin egemenlik alanı. Kahve ve camiler de böyle. Kadınlar ise hamamlarda bir araya gelebiliyor. Kadınlara pek çok hak verilmesine karşın 1923'ten bu yana ortalama bir Türk ailesinde kadının konumu pek değişmedi. Gece sokağa çıkmak için kocalarından izin alıyorlar. 1993 yılında ilk kadın Başbakanı Tansu Çiller'i seçen Türkiye, birçok zengin ülkeye göre daha ileri bir adım attı. Sabancı Grubu'nun başına Güler Sabancı geldi. Birçok kadın çağdaş biçimde yaşıyor. İstanbul Nişantaşı'nda moda mağazalardan alışveriş yapıyorlar."

'İslamcı AKP, AB için çok net değil'
"Eski Fransız başkanlarından d'Estaining, Türkiye'nin farklı bir kültüre sahip olduğu gerekçesi ile AB üyeliğine karşı çıkıyor. Jean Monnet de "Biz ulusları birleştirmiyoruz, biz insanları bir ararya getiriyoruz" demişti. Türkiye'nin AB'ye girmesi çeşitliliği artıracak. Fakat bazı insanların korktukları kadar değil. Ayrıca Başbakan Erdoğan ve onun islamcı AK Partisi'nın, Türkiye'yi AB'ye taşıyacağı çok açık değil."

'AB'den demokrasi gelecek, para değil'
The Economist'in 200 ülkede yayınlanacak olan Türkiye raporunun yaklaşık 4 milyon kişiye ulaşması bekleniyor. Raporu hazırlayan Tim Hindle, Türklerin, AB konusunda mevzuattan çok AB'nin ceplerine nasıl yansıyacağı ile ilgilendiklerini vurgulayarak, "Bunu da iyi biliyorlar" dedi. AB'den gelecek direkt yardımların umulduğu kadar büyük olmayacağını belirten Hindle, soruları şöyle yanıtladı:

Sizce, Türk halkı yeterince bilgi sahibi olmadan AB'yi neden destekliyor? Anayasa oylaması konusunda bilgi sahip olup olmadığı ile ilgili soruyorsanız evet Türkler bu konuda bilgi sahibi değil. Ama AB üyeliğinin onların ceplerine nasıl yansıyacağını biliyorlar. Bu da onlar açısından yeterli.

AB, Türkiye'ye ne sağlayacak? Türkiye'ye daha istikrarlı bir ekonomi ve demokrasi getirecek. Bu da Türkiye nüfusunun daha entegre bir hale gelmesini sağlayacak. Bir miktar finansal destek de sağlayacak. Ancak Türkiye'nin umut ettiği kadar büyük bir direkt yardım gelmeyecek.

Raporda neden başörtülü kadın fotoğrafları kullanıldı? Fotoğraflar konusunda bana danışıldı. Rapordaki türbanlı bayanlar, sizin Başbakanınız ve Dışişleri Bakanınızın eşlerinin fotoğrafları. Ayrıca onlar bizim değil, Alem dergisinin fotoğrafçısının görüntüleri. Orada çok zengin ve yakışıklı birinin fotoğrafı da var: Cem Uzan.

Kürtler ve Kürt bölgelerinden bahsedilen raporda neden özellikle Diyarbakır'a yer verildi? Türkiye'de birçok yere gittim. Ama Diyarbakır göçün merkezi durumuna gelmiş. Ayrıca Erzurum'un doğusundaki kimi bölgeler ve İstanbul'un belli kısımları da oradan farklı değil.

Rakamlar yanlış
Prof. Dr. Emre Alkin, araştırmada 2004 için verilen TÜFE'nin yanlış yazıldığını, yüzde 11.4 değil, yüzde 9.3 olduğunu söyledi. Alkin ayrıca 2001 krizinde Türkiye GSMH'sinin yüzde 7 değil, daha fazla daraldığını belirtti. Alkin, araştırmadaki "Doğu Anadolu geçimini kaçakçılıktan sağlıyor" ifadesinin çok iddialı bir laf olduğunu, bunun "sınır ticareti" terimiyle düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.
Gazi Erçel de IMF ile üç yıllık yeni stand - by'ın henüz imzalanmadığı halde araştırma imzalanmış gibi yazıldığına işaret etti.




EKONOMİ
Petrol alarm veriyor
Plaka 400 milyar, vergisi 600 milyon
'Başbakan'ın eşi de başörtülü değil mi?'
'Şahin Wolfowitz' Avrupa'yı böldü
Garanti vitrine çıktı
3.5 ayda kazandığını 4 günde kaybetti
Hükümete üst kurul protestosu
Avrupa Birliği, nüfus çıkmazında
Desa, Çin'i örnek aldı
Enerji bürokrasisine koruma duvarı geliyor
Toys 'R' Us, 5.75 milyar dolara satıldı
Hedef 2 milyar dolar
Gıdaya yeni yatırım
'İstanbul'da sultanlar neden oturmasın'






Meral TAMER
Boğaziçi Üniversitesi'nde bir anma töreni
Bilimin kokusunu soluyabildiğim ortamlar, ben...
Güngör URAS
4 büyük özel banka kredileri artırmış
Hisse senetleri İMKB'de işlem gören 13 banka ...


 2003 yılında ekonomide neler oldu

© 2005 Milliyet