|
Org. Büyükanıt'ın üzüntüsü
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın terör tehlikesiyle ilgili sözleri basında farklı yankılar buldu. Org. Büyükanıt'ın, PKK'nin silahlı gücünün 1999'daki sayısına ulaştığı, sınırdan geçişlerin arttığı, Türkiye'nin terörle mücadele açısından o yıllara göre bazı zaaflar taşıdığı yönündeki açıklamaları saptama açısından doğru bulunurken, "Komutan niye konuşuyor?" yollu eleştirilere de hedef olmuştu.
Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek'in oğlu Tolga Örnek'in yönetmenliğini yaptığı Çanakkale Savaşı belgeselinin Ankara'da, Armada sinemalarındaki özel gösterimi öncesindeki kokteylde Org. Büyükanıt'la, bazı meslektaşlarımızla birlikte söyleşi olanağı bulduk.
Org. Büyükanıt'a sözlerinin yankılarını sorunca, "terörle mücadelenin de Kıbrıs'ın da Kara Kuvvetleri Komutanı olarak doğrudan görev alanı içinde olduğunu, görev alanına giren konularda soruyla karşılaşınca yanıtladığını, düşüncelerini açıkladığını" söyledi. Büyükanıt, görev alanı vurgusu yaparak, bu konularda görüş açıklamasının normal karşılanması gerektiğini, bunun demokratik sisteme ve kurallara aykırı olmadığı mesajını vermiş oldu.
Sohbette yeniden aynı konular açılınca, "Kıbrıs'tan üzgün döndüm" diyerek, Batı'nın, verdiği sözleri tutmadığına dikkat çekti.
Org. Büyükanıt'la sohbetimiz şöyle özetlenebilir:
- Terörle ilgili değerlendirmeleriniz dikkat çekiciydi. Bir gelişme oldu mu?
- Ben bunu söylerken görevimin bir parçası olarak söylüyorum. Terörün en yoğun olduğu günlerde Güneydoğu'da görev yaptım. Oranın komutanıydım. O günleri biliyorum. Bugünleri de o anlamda değerlendiriyorum. Bitti deniliyor ama bitmedi. Terörle mücadele benim doğrudan görevim. Kıbrıs da öyle, orada birliklerimiz var.
- Hükümet kanadından bir mesaj geldi mi?
- Ben bir polemiğe girmekten yana değilim. Benim konumum hükümetten bir şey bekleme, bir diyalog bekleme konumu değil. Bunu özenle belirtiyorum. Ben sadece görevim olan konuda yönelttiğiniz soruyu yanıtlıyorum.
- Terörün yoğun olduğu günlerdeki donanımımız yok dediniz. Bazı yasal düzenlemelerden söz ettiniz. Bu konuyu biraz açar mısınız?
- Hayır, hayır. Ben polemikten yana değilim. Bütün gücümle kendi görevimi yapmaya çalışıyorum. Tabii görevim olan konularda görüş belirtmek, düşünce oluşturmak işimin bir parçası.
- Kıbrıs'ta kesin çözüm oluncaya dek asker çekilmeyeceğini söylediniz. Oradaki gözlemleriniz neydi?
- Kıbrıs'tan üzgün döndüm. Daha öte bir şey söylemeyeyim.
- Sözleriniz Rum kesiminden tepki gördü...
- Evet, ben dönerken Kıbrıslı gazeteciler bunu sordular. Rum kesiminden sert tepki gösterildiğini söylediler. Ben gülümseyerek ciddiye almadığımı söyledim. Onlar da güldüler.
- Neden üzgün döndünüz?
- Ortada bir durum var... Batı'nın tutmadığı sözler var. Durum istediğimiz gibi değil.
Org. Büyükanıt, "ABD, Türkiye'yi taraf olmaya zorluyor, Türkiye tarafsız kalmaya çalışıyor ama bitaraf olan bertaraf olur diye bir söz de var" diyen meslektaşımıza ise şu yanıtı verdi:
- Bir söz var deyince, ben başka bir söz söyleyeyim, Türkçesini siz bulun. "Bibaht olanın bağına bir katresi düşmez, baran yerine dürr-ü güher semadan. (Gökten yağmur yerine iri taneli inciler yağsa, bir tanesi bile düşmez bahtsız olanın bağına)"
Org. Büyükanıt yorumu bize bıraktı...
Biz de size...
fbila@milliyet.com.tr
|
|