Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bu hafta olanlar şansımız olabilir


Bu hafta döviz kurunda, faizlerde ve borsada önemli hareketler gördük. Dövizde ve faizde yükselme ve borsada düşüş, yabancı yatırımcıların bir kısmının Türkiye riskini azaltmaya başladıklarını gösteriyor. Bunu tetikleyen nedenin ABD'de uzun vadeli faizlerin yükselmesi olduğu anlaşılıyor. Buna bağlı olarak yatırımcıların ABD kağıtlarına olan ilgisi artıyor ve yükselen piyasaların kağıtlarını ellerinden çıkarıyorlar. Dolayısıyla bizdekine benzer hareketlilikler diğer yükselen piyasa ekonomilerinde de yaşanıyor. Ancak bu defa bizdeki hareketlerin diğer ülkelere göre daha sert olduğu dikkati çekiyor.
Bunun şu andaki nedeni, son üç ayda sermayenin en yüksek karı Türkiye'de elde etmiş olması. Bu, 17 Aralık kararının bekleyişler üzerindeki olumlu etkisinden olduğu kadar, Türkiye'nin yükselen piyasalara yönelik son sermaye akımı dalgasına en kayıtsız kalan ve yüksek kara imkan veren ekonomi olmasından kaynaklanıyor.
Uluslararası yatırımcılar portföy değişikliğine karar verdiklerinde önce en yüksek karı elde ettikleri ve artık daha fazla yukarı hareket etmeyeceğine inandıkları kağıtlara satışta ağırlık veriyorlar. Bu nedenle de hareket ülkemizde daha sert oldu.
Normal koşullarda bu hareketler dalgalı kurun güzelliğini ortaya koyuyor. Uluslararası rezerv kaybı asgari seviyede kalırken, bir süre sonra döviz ve menkul kıymet fiyatlarının ulaştığı seviyeler yatırımcının iştahını yeniden artırırken sermaye çıkışını da durduruyor. Aslında bu düzeltme ekonomi için yararlı. Adeta kopacak kadar gerginleşen yayın bir sakatlığa neden olmadan gevşemesine benziyor.

Temel güçlü olmalı
Ancak bu hareketliliğin bir düzeltme boyutunda kalması ve paniğe dönüşmemesi için ekonominin içsel dayanıklılığının, yani temellerinin güçlü olması gerekiyor.
Bugüne kadar görmezden gelinen sorunların son haftada yatırımcılara danışmanlık yapan kurumların raporlarında öne çıkması oldukça dikkat çekici. Torba yasada yer alan bazı düzenlemeler geriye dönüş olarak algılanıyor. IMF ile yeni standby düzenlemesinin çok geciktiği ve üzerinde uzlaşmaya varılan yapısal düzenlemelerin bu gecikme nedeniyle sulandırıldığı düşünülüyor. Hükümetin reform yorgunu olduğu söyleniyor. Oysa bundan bir hafta önce de bu sorunlar mevcuttu ama gören veya önemseyen yoktu. Türk kağıtları kapanın elinde kalıyordu. 1YTL az daha 1$ oluyordu.
Son dönemde uluslararası sermaye hareketlerinin neden olduğu ekonominin belli göstergelerindeki hızlı düzelmeyi kendi yaptıklarımızdan kaynaklanan yapısal bir güçlenme zannettik. Bu sahte cennette yapısal reformmuş, IMF imiş bunların öneminin kalmadığını düşünmeye başladık. Ekonomide oyunun kuralları değişti ve bazıları bunu anlayamıyor diye düşündük.

Ders çıkarmalıyız
Bu olan bitenden gerekli dersi çıkarmalıyız. Evet sermayenin küresel piyasalarda hareketliliği ekonomilerin reaksiyon verme marjlarını genişletse de sonunda dış açık da, yapısal zafiyetler de sorun yaratır. Sermayenin iştahına kanıp bu sorunların üzerine ne kadar geç gidilirse bir ekonomi o kadar çok uluslararası sermayenin kaprislerinin esiri olur. Su azalınca herkes havuzun dibindeki deliklerin farkına varmaya başlar. Bu onarılmadan havuza su dolmayacağı anlaşılır.
Artık kaybedecek zaman kalmadı. Ekonomide doğru politikaları sağa sola yalpalamadan süratle yeniden uygulamaya başlamak gerekiyor. Uluslararası piyasalarda yaşanan portföy değişikliklerinin çok hızlı ve sert olması beklenmiyor. Ancak uluslararası sermaye piyasalarında şartların farklılaşmaya başladığını da kabul etmek gerekiyor. Mevcut hükümet bu farklı ortamla ilk defa karşılaşıyor. Yeni ortamda parlak söylemler ve doğrular daha az dikkati çekerken yapılmayanlar veya yanlışlar beklentiler üzerinde daha fazla etkili olmaya başlar.
Diğer taraftan AB ile Hırvatistan arasındaki müzakerelerin ertelenmesi bugüne kadar AB ile tam üyelik müzakerelerinde oynanan oyunun kurallarının da değiştiğini gösteriyor.
Son haftalarda olan bitenlerden gerekli ders çıkarır ve kendi evimizde kuracağımız düzeni dışarıya endekslemekten vazgeçebilirsek olanları ileride Türkiye'nin şansı olarak yorumlayabiliriz.

foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Üç felaket, bir millet
NAMIK Kemal kehanet gibi stratejik bir öngörü...
Çetin ALTAN
Çorba...
ÖNCE kendi sofra kültürümüzün çorbalarından b...
Melih AŞIK
Bu yasa felaket...
Bu bir demokratik felaket... Demokratikleşiyo...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt'ın üzüntüsü
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Hasan CEMAL
Demirel kaygılı!
Demirel kaygılı! Siyasal istikrar konusunda e...
Güneri CIVAOĞLU
Fil / ayı... Fark etmez
9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile sağlığın...
Abbas GÜÇLÜ
Mumcu, hükümet ve Boğaziçi
Erkan Mumcu, önceki gece, Genç Bakış'ta konuğ...
Hurşit GÜNEŞ
TL'nin cazibesi azalıyor
Ay başındaki Merkez Bankası'nın 2.4 milyar do...
Sami KOHEN
ABD ile ilişkide yeni gerçekler
WASHINGTON Raporu başlığı altında yazdığımız ...
Mehmet Y. YILMAZ
Medya yerine sorunlar hakkında kafa yorulsa!
Devlet büyüklerinin, siyasi yöneticilerin "me...
Faik ÖZTRAK
Bu hafta olanlar şansımız olabilir
Bu hafta döviz kurunda, faizlerde ve borsada ...
Hasan PULUR
Çanakkale zaferi ve askerin bir tas çorbası...
BU milletin tarihinde bir "Çanakkale Zaferi" ...
Derya SAZAK
Adliye yürüyüşü
Adliye yollarına düşecek gazeteciler için dün...
Meral TAMER
Boğaziçi Üniversitesi'nde bir anma töreni
Bilimin kokusunu soluyabildiğim ortamlar, ben...
Ece TEMELKURAN
Tsunami: Uzakdoğu
Bingöl: En uzak Doğu!

Unutulmuş olamaz; yatılı okuldan öğrencilerin...
Güngör URAS
4 büyük özel banka kredileri artırmış
Hisse senetleri İMKB'de işlem gören 13 banka ...
M. Ali BİRAND
Biz de kendimize çeki düzen verelim
Basın yasası ile ilgili kıyametler kopuyor ve...

© 2005 Milliyet