Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 18 Mart 2005 / Cuma  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

Biz de kendimize çeki düzen verelim


Basın yasası ile ilgili kıyametler kopuyor ve göreceksiniz, daha çok yazılıp konuşulacak. Hükümeti ve özellikle de bu yasayı hazırlayanları yerden yere vuracağız.
Eleştirilerin büyük bölümü de haklı.
Yasanın birçok maddesi muğlak. Her yargıcın ogünkü havasına göre, yorumuna açık.
Yeni yeni suçlar üretilmiş.
Uyarılarını sürdüren meslekdaşlarımla aynı fikirdeyim ve onları tüm kalbimle destekliyorum.
Ancak, madalyonun bir de öbür yüzü var.
Gelin, çuvaldızı bir de kendimize batıralım.
İşlerin bu noktaya gelmesinde bizim hiç hatamız olmadı mı ?
Hem de nasıl oldu.
Bugün Türk toplumu, medya'ya güvenmiyor, hatta bazılarımızdan tiksiniyorsa, bu durum, içimizdeki pislikleri temizleyememiş olmamızdan kaynaklanmıyor mu ?
Şimdi gelin, elimizi vicdanımıza koyalım ve şu sorulara erkekçe yanıt verelim:
- Bunca yıl boyunca, suçlu olup olmadığı hakkında hiçbir delilimiz veya fikrimiz yokken, insanlara suçlu damgası vurmadık mı ?
- Damga vurmakla kalmayıp, yargısız infaz yapmadık mı? Sonradan masum olduğu ortaya çıksa dahi, üstlerinden geçip gitmedik mi ?
- Yaptığımız yayınlarla, attığımız iftiralarla insanların hayatlarını söndürmedik mi?
Kendimizi temize çıkartmaya kalkmayalım.
Bütün bu suçları işledik. Sanki Allahın, Türkiye'de adalet dağıtması, doğru yoldan çıkanları doğru yola getirmesi için yolladığı elçileriymişiz gibi davrandık. Doğru dürüst bilgimiz olmadığı konularda dahi ahkam kestik. Ya dinci ya da laikçi olup, toplumu da cephelere böldük.
Yaptık, yaptık. Bunların hepsini yaptık.
Şimdi ektiklerimizi biçiyoruz.
Hükümet ne kadar hatalıysa, bizlerde ona yakın hatalıyız. İyisimi, bu gerçekleri bilelim de kendimize çeki düzen verelim.
Kendi kendimize yapamadık, şimdi sopa tehdidi ile yapacağız. Nasıl ekonomimizi IMF, İnsan Hakları ve Demokrasimizi AB sopasıyla düzeltmeye çalışıyorsak, anlaşılan mesleğimizi de "Türk savcı ve yargıçlarına teslim ediyoruz."

* * *

AB KARARI BİZİ KAYGILANDIRMALI
AB'nin Hırvatistan ile katılım müzakerelerini ertelemesi, Türkiye açısından son derece önemli mesajlar içeriyor. Üstelik kararın alınmasında, Türkiye'nin de rolü olduğu belirtiliyor. Dışişleri konseyine katılan bir üye ülke bakanı bana aynen şöyle söyledi: "... Kararın tartışmaları yapılırken, birçok bakan, Türkiye'yi örnek gösterdi. Eğer Hırvatistan'a ceza vermezsek, ilerde gerekince Türkiye'yi de cezanlandıramayacağımız söylendi. Hırvatlar biraz da sizin kurbanınız oldu."
Avrupa Birliği, Kopenhag Kriterlerinin uygulanması konusundaki duyarlığını çok açıkça gösterdi. Türkiye'ye uygulamalarda geri kaldığı anda, müzakerelerin kesilebileceğinin mesajı verildi.
Yani, müzakereler başladıktan sonra, Ankara istediği gibi hareket edemeyecek. Oyunu ya kurallarına göre oynayacak veya oynayamayacak.(!)

TÜRKİYE MÜZAKERELERİ DE GECİKTİREBİLİR
Hırvatistan kararının diğer bir etkisi, 3 Ekim'de başlayacağı başlayacağı belirtilen Türkiye müzakerelerinin de ertelenmesi olabilir. Zira şimdiden Avusturya, Türkiye müzakerelerinin Hırvatistan'dan önce başlatılmaması için kampanya açtı bile. İngiltere karşı çıkıyor, ancak Türkiye konusunda duyarlı olan ülkeler bu fikri ilginç buluyorlar.
Neresinden bakarsak bakalım, AB'nin Hırvatistan kararı bizi çok etkileyecek.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Üç felaket, bir millet
NAMIK Kemal kehanet gibi stratejik bir öngörü...
Çetin ALTAN
Çorba...
ÖNCE kendi sofra kültürümüzün çorbalarından b...
Melih AŞIK
Bu yasa felaket...
Bu bir demokratik felaket... Demokratikleşiyo...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt'ın üzüntüsü
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyü...
Hasan CEMAL
Demirel kaygılı!
Demirel kaygılı! Siyasal istikrar konusunda e...
Güneri CIVAOĞLU
Fil / ayı... Fark etmez
9.Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile sağlığın...
Abbas GÜÇLÜ
Mumcu, hükümet ve Boğaziçi
Erkan Mumcu, önceki gece, Genç Bakış'ta konuğ...
Hurşit GÜNEŞ
TL'nin cazibesi azalıyor
Ay başındaki Merkez Bankası'nın 2.4 milyar do...
Sami KOHEN
ABD ile ilişkide yeni gerçekler
WASHINGTON Raporu başlığı altında yazdığımız ...
Mehmet Y. YILMAZ
Medya yerine sorunlar hakkında kafa yorulsa!
Devlet büyüklerinin, siyasi yöneticilerin "me...
Faik ÖZTRAK
Bu hafta olanlar şansımız olabilir
Bu hafta döviz kurunda, faizlerde ve borsada ...
Hasan PULUR
Çanakkale zaferi ve askerin bir tas çorbası...
BU milletin tarihinde bir "Çanakkale Zaferi" ...
Derya SAZAK
Adliye yürüyüşü
Adliye yollarına düşecek gazeteciler için dün...
Meral TAMER
Boğaziçi Üniversitesi'nde bir anma töreni
Bilimin kokusunu soluyabildiğim ortamlar, ben...
Ece TEMELKURAN
Tsunami: Uzakdoğu
Bingöl: En uzak Doğu!

Unutulmuş olamaz; yatılı okuldan öğrencilerin...
Güngör URAS
4 büyük özel banka kredileri artırmış
Hisse senetleri İMKB'de işlem gören 13 banka ...
M. Ali BİRAND
Biz de kendimize çeki düzen verelim
Basın yasası ile ilgili kıyametler kopuyor ve...

© 2005 Milliyet