Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 19 Mart 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Genç bir kadın


Kadınlar yüzleriyle barışıktı eskiden... Bir ağacın yaşı, nasıl gövdesinde gizlediği çizgilerden okunursa bir kadının hayatı da yüz hatlarında ele verirdi kendini...
Her biri; insan suretinden bir papirüse döşenmiş elyazmalarıydı o kırışıklıkların; engin tecrübelerin alametiydi.
Gün geldi, uzun yaşama sevdasına kapıldı insanoğlu...
Gençliğe tapındıkça yaşadığını yalanlamanın derdine düştü.
Madem ki o hatlardı yaşını ele veren; o hattı müdafaa etmenin âlemi yoktu.
Çehreler önce yoğun pudra taarruzuyla maskelendi; yetmeyince genç kalma hırsının çarmıhına gerildi.
Tecrübe, "kulak ardı" edildi.
Şimdi, "gergin anneler", ağır makyajla yaşlı görünmeye çalışan kızlarının yanında, çizgilerinden arındırılmış anlamsız yüzlerine bakıp yaşlarını tahmin etmemizi ve kendilerini tebrik etmemizi bekliyorlar.
* * *
Leyla Umar'ın yeni çıkan anılar kitabının ("Geriye Yazılar Kaldı", Epsilon) kapağındaki fotoğrafa bakıyorum.
Bu yüzde bir kitaba sığdırılmış bütün anıların, bütün acıların, bütün sevdaların izi var.
Alnını, gözlerinin kenarını, dudaklarının çeperini çevreleyen her çizgi, "Bak ne çok şey yaşadım" diye bağırıyor gururla...
Ve gözler cümleyi tamamlıyor:
"...ama hâlâ dimdik ayaktayım".
Kapağı çevirip sayfalara daldığınızda onun neden "kırışıklıklarıyla barışık" yaşadığını anlıyorsunuz.
Çünkü o, genç göstermesini, kulağının ardına gizlediği çizgiye değil, hayatın inadına izlediği çizgiye borçlu...
Nikâh günü tek başına ağlayan gelin fotoğrafını nasıl çektirdiğini anlatırken de, doğuracağı gece kocasından yediği dayaktan bahsederken de, eşinin ihanetini anımsarken de en ufak bir ağıt yakma ya da pişmanlık izi yok satırlarında...
Tersine "Yine olsa yine yaşardım" meydan okuması var.
* * *
Bir uçak yolculuğu süresinde okuyup bitirdiğim bu kitap, hayatının hiçbir döneminde muhabirlik heyecanını yitirmemiş 76 yaşında bir gazetecinin meslek dersleriyle dolu...
Ama ondan da önemli hayat dersleri var:
Yıl 1976...
Umar, eşi roman yazabilsin diye kendini paralıyor. Onun gazete yazılarını daktilo ediyor. Rahat çalışsın diye işini bırakıp onunla Amerika'ya göçüyor.
Bir gün evde yalnızken telefon çalıyor.
Arayan bir kadın...
"Kocanızla birbirimize âşık olduk, bundan böyle birlikte yaşayacağız" diyor.
Sonra telefonu kocasına veriyor. Kocası durumu teyit ediyor. "...hem de inanmamasına içerleyerek..."
Yüz gerdirme operasyonlarına servet yatıran kadınlar bu durumda ne yapardı bilmiyorum.
Leyla Umar, kıymetli yüzüklerini satıyor. Onların parasıyla dünya turu bileti alıyor, Güney Amerika'dan Japonya'ya, oradan Hindistan ve İran'a uzanan bir yolculuğa çıkıyor.
Üstelik gittiği her ülkenin başbakanıyla röportajlar yapıp gazeteciliğe ve para kazanmaya devam ederek...
* * *
İnsan, şişirilen kaslar, silinen kırışıklıklarla genç kalmaz.
Gençlik, göğüs gerdirmek değil, ihanetlere göğüs gerebilmektir;
yaşadığıyla övünebilmek, değişimi göze alabilmek, her an başını alıp gidebilmek, hayata sil baştan başlayabilmektir.
Bunu anlayanlar, yüzündeki çizgilerle yaşlanır, ama ihtiyarlamazlar.

can.dundar@e-kolay.net








Taha AKYOL
'Büyük' Ortadoğu'ya bakmak
TÜRKİYE ile Ortadoğu'nun ilişkilerinin ne kad...
Çetin ALTAN
Hızlanan bir salıncaktaki Türkiye...
AY Dede ile 100 yılı kapsayan bir yarenliğe g...
Melih AŞIK
Kapıya gitmemişiz!
Adalet Bakanı Cemil Çiçek, sanki mazeretmiş g...
Fikret BİLA
Tarihe saygı
Çanakkale Zaferi'nin 90. yıldönümünü dün coşk...
Hasan CEMAL
Komutan iki!
Bu köşede geçen çarşamba günü Komutan başlığı...
Güneri CIVAOĞLU
Gazeteci hapishanesi
1 Nisan'da yürürlüğe girecek TCK, Türkiye'yi ...
Can DÜNDAR
Genç bir kadın
Kadınlar yüzleriyle barışıktı eskiden... Bir...
Abbas GÜÇLÜ
Polisler ve teknik öğretmenler
Son günlerde polislerin ve teknik öğretmenler...
Sami KOHEN
Emsal değil, ama...
AB açısından Türkiye ile Hırvatistan'ın üyeli...
Mehmet Y. YILMAZ
Açılmamış kapılar...
Çalışma yaşamım boyunca ne kadar oda değiştir...
Meliha OKUR
İTO ve İSO seçimleri
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'ne (TOBB) ...
Hasan PULUR
Doğan Heper...
DOĞAN Heper'le arkadaşlığımız, dostluğumuz, ...
Derya SAZAK
Çiçek'le medya üzerine
Adalet Bakanı Cemil Çiçek'le dün 1 Nisan'da y...
Meral TAMER
Kavgam: Özgürlüklerin sınırı nerede?
Nazi lider Adolf Hitler'in, ırkçılığın ve Yah...
Yaman TÖRÜNER
Doğu Avrupa'dan dersler
Akbank "AB ile Entegrasyon Sürecinde Doğu Avr...
Güngör URAS
Uzay neşteri (cyberknife) Türkiye'de
Uzay neşteri (cyberknife) denilen aletten dün...
Serpil YILMAZ
Avrupa'nın en cazip yatırım kenti
Avrupa liglerinde Türkiye'ye olumlu puan geti...
M. Ali BİRAND
Asker işini, sivil de kendi işini yapsın...
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Yaşar Büyükanıt...

© 2005 Milliyet