
|
|
|
 |
|
|
"Niyetim olsaydı antrenörüm beni boksör yapacaktı"
Reklamların yeni yıldızı Çiğdem Aktar: "İki saat boyunca boks antrenörü ile çalıştım. Çekim 12 saat sürdü. Ertesi gün okula neredeyse sürünerek gittim"
ELİF BERKÖZ
Çiğdem Aktar, yani "Avea reklamındaki boksör kız", son dönem reklamlarının en dikkat çeken karakterlerinden biri. 16 yaşında, henüz lise ikinci sınıf öğrencisi olan Aktar bir arkadaşına özenip girmiş reklam dünyasına. Kolay çıkacağa da benzemiyor. Çünkü azimli bir kız Aktar. Zaten ona reklam çekimi öncesinde boks dersi veren antrenör de bunu fark etmiş ve "Anlattıklarımı bu hızla kapmaya devam edersen birkaç ay sonra maçlara çıkarsın" demiş.
Nasıl reklam yıldızı olduğunuzdan başlayalım.
Geçen yaz televizyon izlerken baktım ki reklamların birinde arkadaşım oynuyor. Ben de uzun zamandır reklamlarda oynamak istiyordum, hemen onu aradım ve ajansını öğrendim. Sonra da vakit kaybetmeden ajansa yazıldım. İlk reklam filmim Nescafe'ninki oldu ama orada figüranlardandım.
Siz reklamda oynadıktan sonra okul arkadaşlarınız ajansınızın numarasını aldı mı?
Evet, aynen benim yaptığımı yaptılar ve beni okulda görür görmez "Ajansa nasıl yazıldın, kaç para kazandın?" gibi sorular sormaya başladılar. Ajansımın telefon numarasını almayı da ihmal etmediler, tabii.
Kaç aday arasından seçildiniz?
85. Benim yaşlarımda, kumral ve iyi yumruk atan bir kız arıyorlardı. Reklamın yönetmeni beni seçmesinin nedenini, 85 aday arasında en iyi yumruk atanın ben olduğumu söyleyerek açıkladı. Kamera karşısında doğal olmam, rol gereği hırçın gözükebilmem ve attığım yumruklar etkilemiştir herhalde yönetmeni.
"İyi yumruk atmayı öğrenmek için 'Milyonluk Bebek'i izledim"
İyi yumruk atabilmek için ders aldınız mı?
Deneme çekiminden önce ajansta çalışanlardan biri bana nasıl yumruk atmam gerektiğini gösterdi. Reklam çekimleri sırasında da bana nasıl yumruk atacağımı anlatan bir antrenör vardı. Antrenörüm bana "Çok hızlı kapıyorsun" dedi. Niyetim olsa beni boksör yapacaktı. "Bu hızla gidersen birkaç ay sonra maçlara çıkarsın" bile dedi. Antrenörle iki saat kadar çalıştık. Bunun yanı sıra çekim öncesinde "Milyonluk Bebek" filminin maç sahnelerini izlettiler.
Kaç saat sürdü çekimler?
12 saat kadar sürdü. Çok yoruldum. Ertesi gün okul vardı ve neredeyse sürünerek gittim. Yürüyemiyordum. Özellikle sol bacağımı çok kasmışım çekimde. Vücudum yorgun düştü. Kollarım da saatlerce ağırdı.
Arkadaşlarınız reklamdaki tarifeye nasıl geçecekleri hakkında size sorular soruyorlar mı?
Evet. Ama iyi yumruk atmaya odaklandığım için o tarifenin kaç dakikasının kaç kontör olduğuyla ilgilenmedim. Bu yüzden sorularına cevap veremiyorum.
Reklamdaki ses sizin sesiniz mi?
Hem yumruğa odaklanıp hem de uzun cümleler kuramadım. Hep yuvarladım kelimeleri. O yüzden profesyonel biri ses verdi bana.
"Reklamdan sonra tanışmak isteyen erkeklerin sayısı arttı"
Okuldakiler "Aa o kız işte" diye parmakla gösteriyorlar mı sizi?
Okulda tanıyorlar tabii beni. Ama parmakla göstermiyorlar. Çünkü o kızın ben olduğuma tam emin olamıyorlar. Mesela geçen gün okuldan bir kız gelip "Bir şey soracağım ama yanlış olabilir. Sen reklamdaki kız mısın?" diye sordu.
Reklamda oynamış olmak okulda bir prestij kazandırdı mı?
Zannetmiyorum. Sadece birkaç kişi özenmiş olabilir belki bana. Matematik hocam "Seninle gurur duyuyorum" deyince çok mutlu oldum. Reklamdan sonra erkeklerin ilgisi arttı bir de. Sadece benim okulumdan değil, başka okuldan da teklifler geliyor. Arkadaşlarıma "Bu kızla beni tanıştırsana" diye baskı yapıyorlar. Taliplerim arttı yani. Ama en son dershane müdürüm de yeni gelen öğrencilere beni "artist kızımız" diye tanıtınca biraz utandım.
Kendinizi ilk izlediğinizde ne düşündünüz?
İlk gördüğümde çığlıklar içinde "Harika çıkmışım" diye bağırdım. Kendimle gurur duydum.
Hazır reklamlara da çıkmışken, oyuncu olmak gibi bir isteğiniz var mı?
Kamerayı çok sevdiğim kesin ama önce üniversiteyi bitireceğim. Mühendislik veya mimarlık okuma niyetindeyim. Belki üniversiteye girdikten sonra tiyatroyla ilgilenebilirim. Bir de şu an üniversiteye yoğun olarak hazırlandığım bir dönemdeyim. Aklımı oyunculukla karıştırmak istemiyorum.
"Annem ve babam beni küçükken de reklam ajansına götürmüş"
Aileniz ne diyor sizin reklamda rol almanıza?
Ailem onay veriyor. Onlar küçükken de beni ajansa sokmak istemişler. O zaman saçlarım lüle, gözlerim de maviymiş. Amma övdüm kendimi, değil mi? Ama o yıllarda çok utangaç olduğum ve ağladığım için başarılı olamamışlar.
Reklam filminden sonra sokakta tanınır hale geldiniz mi?
Beni sokakta çok fazla tanıyan çıkmadı şu ana kadar. Hatta geçen gün Bağdat Caddesi'nde fotoğraflarımın basıldığı reklam broşürleri dağıtılıyordu. Dağıtanlar bile tanımadı beni. Arkadaşım dayanamadı, "Gerçeği işte burada" dedi.
Billboard'larda kendinizi ilk gördüğünüzde ne hissettiniz?
Şaşırdım, fotoğrafıma baktım ve gülmemek için kendimi zor tuttum. Şimdi o billboard'lar yavaş yavaş kaldırılıyor ve buna biraz bozuluyorum.
"16 yaşındaki bir kız için geceleri sokaklar tehlikeli"
16 yaşında bir kız nelere gider, ne yapar? Anlatın biraz.
Starbucks'a gidiyorum genelde. Kadıköy ve Beyoğlu'na çıktığım da oluyor. Ama çok gezen biri değilim. Okuldan eve, dershaneden eve gibi bir durum söz konusu. Geceleri de pek dışarı çıkmıyorum. 16 yaşındaki bir kız için sokaklar tehlikeli.
Ne tarz giyinmekten hoşlanıyorsunuz? Siz de yaşıtlarınız gibi Mango ve Zara'cılardan mısınız?
Spor giyinmeyi seviyorum. Evet, saydığınız her iki markaya da bayılıyorum. Bir de Afrodit'ten alışveriş yapıyorum. Kotlarımı Mavi Jeans'ten alıyorum. Benim yaşıtım kızların sevdiği markalar bunlar.
Cadde kızları solaryumlu, abartılı makyajlı genelde...
Ben neredeyse hiç makyaj yapmıyorum. Dudağıma parlatıcı sürüyorum. Rimelin bile şeffafını kullanıyorum.
Sizin yaşınızdaki kızlar saçlarını da boyatmış oluyor...
Saçıma hiç boyama yaptırmadım ama permam var. Reklamdaki düz saçlarıma kanmayın. Aslında kıvırcık saçlıyım. Çünkü kıvırcık saçı çok seviyorum.
Kilo probleminiz var mı peki? Yoksa yediğini yakan tiplerden misiniz?
Var. Yemeyi çok seviyorum. Aldığım kilolar göbeğime değil arkalara doğru gidiyor. Buna engel olmak için şu sıralar tenise başlamayı düşünüyorum.
|
|
|

|
|