
|
|
|
 |
|
|
Chianti'nin sırrı
İtalya'nın dünyaca tanınan şarabı Chianti'ye yönelik büyük talep nasıl karşılanıyor? Cesare usta anlattı
lezzetli fısıltılar
Olağanüstü güzel şehir Montepulciano'da bir bakır ustası var. Ona Cesare diyorlar. Cesare babamın uzun yıllardır arkadaşı. Geçenlerde sordum: "Baba, Cesare ustayı nasıl tanıdın?" Gözünü kırparak ve bir taraftan da ütü yapmakla meşgul olan annemin, bizi iyi ki duymadığını başıyla işaret ederek, "Çok iyi arkadaşım. Uzun hikaye. Bir gün sana anlatırım" diye ekledi.
Büyük olasılıkla, babamın, o zamanın artistlerinin ve Don Juan'larının buluşma noktası Viareggio'da La Bussola isimli diskoda Toscana'lı kızların peşinde koşarken takıldığı gençlik arkadaşlarından biri olduğunu anladım. Kim bilir neler karıştırmışlardı birlikte!
"Eğer Montepulciano'ya yolun düşerse atölyesine mutlaka uğra... Seni gördüğüne çok sevinecektir!"
Kimi zaman babamın zaman mefhumunu tamamen yitirdiğini düşünüyorum. Hafızam beni yanıltmıyorsa ama Cesare ustayı en son gördüğümde aşağı yukarı 10 yaşındaydım.
İtalya'ya en son seyahatim sırasında Siena taraflarından geçerken babamın arkadaşına uğramaya karar verdim. İtalya'nın en iyi restoranları tarafından sipariş edilen, sağlığımız için en faydalı tür olduğu kesinleşen bakır tencereleri üç kuşaktır Mazzetti ailesi elleriyle yapıyor, onu da söyleyeyim.
Böylece bu inanılmaz soğuk mart ayında ülkemin en güzel bölgelerinden birini geçerek, Toscana'nın incisi Montepulciano'ya vardık.
Atölyesi aynen hatırladığım gibiydi, sanki zaman orada durmuştu. Ülkemin eski ustalarının ne kadar ünlü ve zengin olurlarsa olsunlar atölyelerini ve alışkanlıklarını değiştirmediklerini, havaya girmediklerini ve sanatlarını aynı büyüklerinden öğrendikleri şekilde devam ettirdiklerini bir kere daha hatırladım!
Cesare usta tabii ki yaşlanmıştı ama aynı hatırladığım gibi güler yüzlüydü. Pazar sabahı olmasına rağmen işinin başındaydı. Bana eşlik eden Marco'ya derin ve meraklı bir bakış attıktan sonra, dövdüğü yerden elini çekmeden bana selam verdi: "Ciao Donatella, seni buraya hangi rüzgar attı? Sultanların ülkesinden bana ne haberler getirdin?" Hayatım konusunda babamın onu bilgilendirdiği kesindi.
Sanki daha sadece birkaç gün önce görüşmüşçesine konuşurken, ben de onun antika aletlerine ve sanat eserlerine göz atıyordum. Öğle saatinde kasabanın tüm çanları çalmaya başlayınca önlüğünü çıkardı ve gülümseyerek "Bu kadar yeter" dedi. "Artık bir şeyler yemenin zamanı geldi! Hadi gelin! Francesca buraya geleceğini öğrenince nefis bir nohut çorbası hazırladı! Hadi gelin! Onu fazla bekletmeyelim... Bu arada abimin mahzenine gidelim. Böylece bizim yerinde içtiğimiz gerçek Toscana şarabını tadabilirsin. İngilizlerin aldıklarından değil!" Şaşırarak sordum tabii: "Neden? Buralarda İngilizler için hazırlanmış bir şarap mı var?"
Gürültülü bir kahkaha attı: "Sadece onlar için değil! Chianti şarabı tüm dünyada tanınıyor ve herkes tarafından isteniyor. Kimse bizim küçük tepelerimizin bu kadar büyük bir pazar talebini nasıl karşıladığını sormuyor! Onlara tüm İtalya'dan toplanıp, Chianti tepelerinde saklanan üzümlerden yapılmış şarap veriliyor. Yani gerçek olanı az bulunuyor. Gelin! Ben size hakiki olanını tattıracağım. Birkaç şişeyi de Türk arkadaşlarınıza götürebilirsiniz... Gerçek olanlara!"
Nohut çorbası
Malzemesi (4 kişilik):
300 gr. nohut (bir gece suda bekledikten sonra tuzlu suda haşlanmış)
3 büyük olgun domates
1 küçük kereviz kökü
1 havuç
1 orta boy kırmızı soğan
2 diş sarmısak
2 adet defne yaprağı
5 kaşık zeytinyağı
tuz
biber.
Yapılışı:
Soğanı, kereviz kökünü, havucu ufak ufak kesin ve zeytinyağında çevirin. Sarmısak, domates, defne yaprağı, tuz, biber ekleyin ve yoğunlaşıncaya kadar pişirin. Nohutların yarısını püre olarak, diğer yarısını normal halleriyle çorbanın içine katın. Birkaç dakika kaynamaya bırakın. Rendelediğiniz peyniri ve biraz zeytinyağını ekleyerek sunabilirsiniz. Sert bir kırmızı şarapla çok iyi gidecektir. Mesela Chianti ile!
donatellapiatti@hotmail.com
|
|
|

|
|