Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hırsızlık üzerine

Görüş / Engin Önen

Son yıllarda, ülkemizin ve yaşadığımız kentin en önemli sorunları arasına hırsızlık, gasp ve kapkaç da eklendi. İstatistikler, bu tür suçlarda ciddi artışlar olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak yayınlanan rakamların gerçeği yeterince yansıttığını söyleyemeyiz. Çünkü bu olayların önemli bir kısmı polis kayıtlarına geçmemektedir.
Evde, sokakta gerçekleşen hırsızlık, gasp ve kapkaç türünden suçların çoğalmasında çeşitli sosyal olayların etkisi bulunmaktadır. Yoğun göç, hızlı kentleşme, toplumsal kontrolün zayıflaması, yoksulluk ve işsizlikteki artış gibi. Nitekim bu suçların sanık ve mahkumlarının sosyal profillerinde bu yönde bir eğilim görünmektedir.

* * *

Ancak, yine de hırsızlığın sadece yoksulluk ve işsizlikten kaynaklandığını iddia etmek güçtür. Hatta son yıllarda yoğun olarak tanık olduğumuz, banka hortumlaması, yolsuzluk, rüşvet gibi suçların faillerinin genellikle iş güç sahibi olduklarını biliyoruz. Hatta bu türden hırsızlıkları gerçekleştirebilmek için işsiz değil, çalışıyor olmak gerekmektedir. Yine oldukça varlıklı ve mevki sahiplerinin de bu türden hırsızlıkları gerçekleştirdiğine tanık olduk.
Dolayısıyla hırsızlık, nedenleri ve türleri bakımından çok karmaşık bir sosyal olaydır. Büyük yolsuzlukları gerçekleştirenler, ilaç, gıda sahtekarlıkları yapanlar ve çeşitli çevre suçları işleyenlerin verdiği zarar, diğerlerinden hiç de az değil.

* * *

Fakat biz, cebimizdeki para ve telefona, evimizdeki herhangi bir eşyamıza yönelik hırsızlıktan daha çok rahatsız oluyoruz. Çünkü onun zararını daha doğrudan hissettiğimiz gibi huzurumuzu daha fazla tehdit eden bir tarzı bulunmaktadır. Uykudayken evimize giren veya sokakta çantamızı çalan, daha da önemlisi bazen de canımıza kast edebilecek şekilde gündelik yaşamımıza giren hırsızlar bizi daha fazla tedirgin ediyor. Diğer hırsızlıklara göre daha az hoş görmemiz bu yüzden olsa gerek.
"Evin hangi odasında öldürürsek, nefsi müdafaaya girer?" diye tartıştığımız, bazılarımızın evlerindeki kapıdan pencereye her çeşitli donanımlarını değiştirmesine, bazılarımızın da silahlanmasına yol açan bu hırsızların sayısı kartopu gibi büyüyor.
Çözümü çok zor olan bir sorunla karşı karşıyayız. İşsizlik ve yoksulluğu azaltıcı sosyal politikaların yanı sıra, etkili güvenlik tedbirlerine de kafa yormak gerekiyor. Kısacası, her türden hırsızlığı en aza indirebilmek için, çok yönlü ve çok kurumlu çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır.

ege@milliyet.com.tr



EGE
Canımıza tak dedi
Hırsızlık üzerine
Üniversitelerimiz sıkıntılı (1)





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Özgür Kaynar
Engin Önen
Deniz Sipahi

© 2005 Milliyet