|
 |
|
|
Ahlaksız FIFA
Anders Frisk, Barça-Chelsea maçından sonra aldığı ölüm tehditleri nedeniyle hakemliği bırakma kararı aldı. Urs Meier, Avrupa Şampiyonası'nda aynı karardan son anda dönmüştü. Hakemler futbolun bir ateş gibi olduğu her yerde hedef tahtası. Aynı zamanda günah keçisi de. Onlardan hep şikayet edenler aslında onlara müteşekkir. Bütün günahlarını yükleyebilecekleri bir kurbandır hakem. Cankurtaran simididir.
Aslında halihazırdaki durumdan futbolu yönetenler çok memnun. Zaten bu yüzden köklü değişiklikler yapılmıyor. Yoksa bütün bu kavganın önüne geçebilirler. Konu hakkında kafa patlatan herkesin bildiği bir gerçek var. Sonucun skorla belirlendiği başka hiçbir spor dalında böyle bir kaostan bahsedilemez. Oyun alanının büyüklüğü, oyuncu sayısı, temposu gibi parametreler gözönüne alındığında futbol, hakem sayısı açısından en fakir daldır. Kimse yardımcı hakemlerin varlığından bahsetmesin. Çünkü ofsayt takibi ve çizgi kontrolü gibi ağır görevler bindirilmiş insanlardan başka temel işler beklemek saçmadır.
İşte bu yüzden insanüstü yeteneklere sahip hakemler bile ölümcül hatalar yapmaktadır. Chelsea - Barça maçında Collina'nın yaptığı gibi. Inter - Porto maçında ise ikinci yarısında kıdemli yardımcı hakemin kaldırdığı yanlış ofsayt bayraklarının sayısı tam 6.
Çünkü bugün hakemler sahanın en çok koşan bireyleri durumunda. 40 kişiyi aşkın insanı 90 dakika boyunca idare etmekle görevli 1 kişi var. Ve o kişi hemen herkesten yaşlı olmasına rağmen herkesten fazla, 9 kilometre koşmak zorunda. Koşarken de herşeyi görebilmeli. Bu mantık dışılığın herkes farkında.Ve bu adalet zemininden yoksun mantıktan futbolu yönetenler medet umuyor. Bu yapının zafiyetinden faydalanıyorlar. Çünkü FIFA ve UEFA futbolun özünün güzelliğinin farkında değil. Sanıyorlar ki futbolu konuşulur kılan hakem yetersizliğinden doğan muğlak zemindir. Hakem sayısı artarsa tartışacak bir şey kalmaz ve futbol artık ilgi çekici olmaz. Bu büyük bir yalandır. Futbolu güzel kılan az skorlu olmasına rağmen aksiyonu fazla oluşu, en az hakim olunan organla oynanmasına rağmen ortaya konan akıl dışı artistik görüntüdür. Takım olmanın en zorunlu olduğu sporlardan biri olmasına rağmen 10 saniye oynayan bir adamın bile her şeyi değiştirebilmesidir. Sahanın en iyi oyuncusunun son saniyede yaptığı bir hatanın her şeyi değiştirebilmesidir (bkz, Celaleddin). Hiç sayı yapamayan bir adamın maçın yıldızı olabilmesidir (bkz. Ribery). 0-0 biten bir maçın milyonların en unutamadığı 90 dakika olabilmesidir (Galatasaray - Arsenal finali). Futbol bunlar nedeniyle konuşulasıdır.
Günümüz futboluna 2 orta hakem ve en az 2 çizgi hakemi daha gerekiyor. Ama bugünkü kapitalist muhafazakar zihniyet bu değişikliği yapamayacak. Çünkü onlar bu garip kaosun devamını istiyor. Varlıklarını böyle koruyacaklarını sanıyorlar. Bu ahlaksızlıktır. Empoze ettikleri fikir yanlıştır. Eğer doğru olsaydı, benzer bir alanda, aynı sayıda oyuncuyla oynanan, adı futbol olan ama ne topla, ne ayakla oynanan ve 8 saha hakemiyle yönetilen Amerikan futbolu finalini 280 milyonluk bir ulusun 200 milyonu TV'den seyretmezdi.
Bugün futbolu yönetenler bizi bir yalanla kandırıyorlar. Futbol her gün gelişiyor ve yönetsel ihtiyaçları artıyor ama onlar sadece seyrediyorlar. Şunu bilin ki, bu yalancılar eğer yüzyılın başında dünya futbolunu yönetselerdi, bugün kalelerin üst direği yoktu.
Aziz Pierre
Onunla ilgili yazacak çok şey var. Hemen hepsi de olumlu. Ama huylu huyundan asla vazgeçmiyor işte. Van Hooijdonk gittiği her yerde en sevilen oyuncu olmanın yanı sıra iki önemli özelliği de sergiler: 1- Mutlaka uzun süreli bir sakatlık geçirir (geçen yılki bir istisnadır) 2- Ayrılırken mutlaka teknik adamla sorun yaşar. Bunları en başta yazdığımızda kınandık. Olsun. Anelka hakkında yazdıklarımız için de kınandık. Şimdi bekliyorum. Anelka Daum'un sistemi hakkında bakalım ne zaman yorumlara başlayacak?
Cordoba
Cordoba'nın Tam Saha'da Bağış Erten'e verdiği röportajdan bir alıntı daha: "Geçen sene bütün herkes bize karşı birleşti, şampiyon olmamızı engelledi diye düşünüyoruz ama, aslında sinirimizin kurbanı olduk. Aynı 11'le oynayıp şampiyon olduk ve geçen yıl da böyle liderdik. Samsun maçında sinirlerimize hakim olamayınca 5 kırmızı gördük, bir sonraki hafta da 2. takımın çoğunluğu gitti. Takım böyle bozuldu". Cordoba, Denizli maçında kırmızı kart gören Tümer'i de örnek gösteriyor. Formayı çıkarmak sarı, adamı arkadan çekmek de sarı. Şimdi hakemi nasıl suçlayabilirsin. Kurallar açık. Yıldırım Demirören derbilere yabancı hakem istiyor. Ama bence lazım olan bizim karakterimize yabancı oyuncular. Cordoba gibi adamlar.
mdemirkol@milliyet.com.tr
|
|
|

|