|
 |
|
|
'Komplo'lar da olmasa!..
BMM Soruşturma Komisyonu ikinci başkanı sayın Ahmet Ersin'in, o komisyona inanan, güvenen, hatta sığınan ve bildiklerini anlatan insanların dile getirdiklerini, "rapor" ortaya çıkmadan uluorta söylemesi doğru mudur?..
Asla... Ancak, bu "etik ıskalama", CHP milletvekili sayın Ersin'in söylediklerinin doğru olmadığı anlamına gelmez.
Şimdi, ağzından kaçırdıklarını tamamlayamamanın sıkıntısında olmalı kendisi. Madem ki konuyu açmıştır, dilinin altındaki baklaları tercüme etmek, durumdan vazife çıkaran bizlere düşmektedir.
* * *
Elbette Ersun Yanal tehdit edilmiş olabilir. Telegol ekibinin bunu üzerine alınmasına gerek yoktur; sayın Ersin'e göre tehdit edenlerin adresi daha önceki cümlede gizlidir:
"Hakan Şükür, bir tarikatın gözbebeğidir"...
Sayın Ersin'in ikinci saptaması, bu komplonun içinde tarikat, bir kısım medya ve hükümetin olduğu şeklindedir ve son aşama sayın Levent Bıçakcı'nın tasfiyesidir.
Neden olmasın!.. Hükümet "tayin ettiği" federasyon başkanından hoşnut değilse değiştirmek ister elbet. Tarikat ise yıldızına sahip çıkar. "Hakankolik" spor yazarlarına gelince; başka esprileri yoksa ne yapsınlar?
Futbolun çivisi çıkmış. Özerklik kalmamış, teşvikler havalarda uçuşuyor... Bizi bu hale getirenler utansınlar.
Bir de sayın milletvekilimizin, olaya farkında olmadan çanak tutan "iyi niyetli spor yazarları" ayrımı var.
O "saflar" da, ben ve birkaç meslektaşım oluyor her halde.
Sayın Ersin, yanılıyorlar...Şayet bir komplo varsa, bunu içime içime sindirebilirim?.. Çünkü Türkiye'de bu tür komplolar olmasa, hiçbir şey ortaya çıkmıyor. Ben komployu kuranlara değil suçlamalardaki gerçeklik payına bakarım. Vergi denetimi gerekiyorsa, teşvik soruşturması yapılacaksa milli maç takvimini incelemem. Çünkü bu ülkenin bekası, milli maçta alınacak galibiyetten çok, adalette atılacak adımlara bağlıdır bence... Vergi kaçakçılarını enseleyen, şikecilere aman vermeyen teşvikçileri cımbızlayan ülkelerin prestiji, dünya kupası kazanmış nice ülkeden daha yüksektir günümüzde... Sayın milletvekilimize de bu şekilde düşünmesini öneririm.
Demirören'in niyeti
Bardağın dolu tarafına bakalım!..
Sayın Yıldırım Demirören'in "Küfür etme, ettirme" kampanyası, 88 dakika dayandıysa, bize düşen bu soylu girişimi alkışlamaktır. "Olmadı" demek değil. Haber ayrı... Haber gerçeği yazar; yorum, görünenin arkasındaki.
Sövme değil sevme zamanı yazılı pankartın arkasında da iyi niyet var. Bağıranları susturan tribünlerde ise; ümit...
"Topal karınca"ya sormuşlar; "nereye?.." "Hacca gidiyorum..." demiş."Bu halde mi?" "Bilemem" demiş, "niyetim öyle..."
HOOİJDONK!
Takımın içinde, dünya çapında, aklı başında...
Ve diyor ki, "Nasıl bir futbol oynadığımızı anlayamadım".
Hoojdonk'a değil de kime inanalım?..
Cümleyi "Ne yazık ki, burada kararları ben vermiyorum" diye kapatıyor uzun Hollandalı... Evet, ne yazık ki. Lakin o günler de gelecektir elbet. Endişem, Daum yüzünden Hoojdonk'la Fenerbahçe arasındaki tüm köprülerin atılması.
Sıktınız!
Yapmayın böyle lütfen!.. Bu hafta Fenerbahçe yenildi diye, daha düne kadar toz kondurmadığınız Daum'u çarmıha germeyin. Geçen hafta "Daum'a itirazım var" diye yazı yazan beni, Daum'un avukatlığına soyundurmayın.
Kulaklarıma inanamıyorum. Bir meslektaş diyor ki, "Şansına şampiyon oldu ses etmedim. Ama artık yeter; gitsin bu adam"!
Hocam niye ses etmedin?.. Gazeteciysen ayıp ettin. Yazma imkanı olan bir taraftarsan safsın.
Şampiyonluk gelirken tekere çomak sokmaktan kaçınıyordu besbelli. Bu ne biçim Fenerbahçelilik şimdi?.. Demek ki senin yüzünden Avrupa'dan eli boş döndü takımın!.. Hollandalı Hoojdonk kadar Fenerbahçeli olamadın.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|