Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Buzdolabınız bahar aylarına hazır mı?

Hazırlıksız yakalanırsanız bahar yorgunluğu sizi bitkin düşürür. Önümüzdeki günleri sorunsuz atlatmak için buzdolabınızdaki asitli içecek ve konserveleri atın, yerine bol meyve ve sebze koyun

TAYLAN KÜMELİ / bir kibrit kutusu lezzet

Pek çok kişinin en çok sevdiği mevsim yazdır. Çünkü yaz sıcaktır, güneş bedenimizi ısıtırken içimizi de ısıtır ve kendimizi daha mutlu hissederiz. Ancak her güzel şeyin ve ona ulaşmanın bir bedeli vardır. Kış günlerinden yazın habercisi olan bahar aylarına girdiğimiz şu günlerde pek çoğumuzu etkileyen "bahar yorgunluğu sendromu" bu bedelin ta kendisidir.
Bahar yorgunluğunu; mevsimsel olarak doğanın bedenimizden beklediği bir uyum süreci şeklinde tanımlayabiliriz. Elbette ki bu geçiş sürecini herkes aynı şekilde atlatamaz. Sürece uyum sağlamakta zorlanan kişilerde, tansiyon, şeker, alerji, astım ve mide rahatsızlıkları gibi sağlık sorunları ortaya çıkar.

Belirtileri neler?
Bahar yorgunluğu sendromunun sağlıklı insanların vücut sağlığı üzerinde yarattığı etkiye bakacak olursak, hepinize tanıdık gelecek belli başlı belirtileri sıralamak mümkündür:
  • Sabahları daha zor uyanmak,
  • Daha çabuk yorulmak,
  • İsteksiz çalışmak,
  • Eklem ağrıları ve halsizlikten şikâyet etmek,
  • Ruhsal bunalım,
  • Çarpıntı,
  • Kas yorgunluğu ve uyku isteği gibi şikâyetler söz konusu olmaktadır.


  • Ne yapmak lazım?
    Küçük önlemler alarak kendinizi daha mutlu ve sağlıklı hissedebilir, bu şekilde vücudunuzun yeni mevsime ayak uydurmasına yardımcı olabilirsiniz. İşte birkaç tavsiye:
  • B ve C vitaminlerine daha çok ihtiyaç duyacağınız için bol meyve sebze yiyin,
  • Sık sık doğa yürüyüşleri yapın,
  • Alkol, sigara gibi kötü alışkanlıklardan kurtulmaya çalışın,
  • Pasta, asitli içecekler ve konserve sebzeler gibi yapay ürünler yerine, meyve salataları, taze sebze yemekleri gibi besinleri tercih edin,
  • Günde 3 litre su için,
  • Bu dönemde yorgunluğa karşı minerallerden de faydalanmalısınız. Özellikle magnezyum, potasyum ve çinko etkili olacaktır,
  • Kaliteli ve düzenli uykunun önemini unutmayın.


  • haftanın bilgileri
    Akdeniz diyeti ve şarap kalbin ilacı
    4 yıl hasta takibine dayanan bir araştırmaya göre, Akdeniz diyeti ve düzenli şarap tüketimi, daha önce kalp krizi geçiren kişilerde krizin tekrarlama riskini yüzde 59 oranında düşürüyor.

    Zeytinyağı kullanın, genç kalın
    A, D, E ve K vitaminleri açısından çok zengin olan zeytin ve zeytinyağında, hücre yenileyici ve yaşlanmayı geciktirici "oleuropein" maddesi bulunuyor.

    Prostat kanserine karşı E vitamini
    E vitamini formu olan alpha - tocopherol ve gamma - tocopherol prostat kanser riskini azaltmaktadır. E vitamini yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, kuruyemişler, naturel zeytinyağı, maydanoz, marul, mısır ve yulafta bulunur.

    Hava kirliliği D vitaminini emiyor
    Hindistan'da yapılan bir çalışmada, hava kirliliği olan yerlerde yaşayan insanların vücutlarında daha az D vitamini bulunduğu ortaya çıktı. D vitamini, sağlıklı kemik ve dişler için gereklidir. Ayrıca sinir sistemi için de çok önemli bir vitamindir.

    haftanın zayıflatan önerisi
    Ananas yiyerek incelin
    Ananas, içerdiği bromelain enzimi sayesinde kilo vermede önemli bir rol oynamaktadır. Bromelain, protein sindirici bir enzimdir. Bu özelliğiyle sindirim sisteminin daha etkin çalışmasını sağlar. Bromelain, bu özelliğinin yanı sıra iltihap giderici etkisiyle romatoit artrit ve sinüzit tedavisinde de etkilidir.

    Magnezyum ihmale gelmez
    Magnezyum, hayati önem taşır. En çok meyve ve sebzelerde (domates, kereviz, marul, pırasa vb.), kepekli ürünlerde ve kuruyemişlerde bulunan bu mineral pek çok derde devadır:
    1. Strese ve migrene iyi gelir,
    2. Kalbi korur,
    3. Astım ve alerjik nezleyi hafifletir,
    4. Cildi düzgünleştirir.
    Yeterli alınmazsa elde uyuşukluk, kalp ritminde düzensizlik ve boyunda kasılma meydana gelir.

    haftanın besini
    CEVİZ
    Cevizin besin değeri çok yüksektir. B grubu vitaminlerden (B1, B2, B6), A ve E vitaminlerini içermektedir. Cevizde, vitaminlere ilave olarak demir, çinko, bakır, magnezyum ve potasyum da bulunur. İçerdiği protein, sindirilebilir proteindir. Bu özellik, vejeteryan beslenmede besin değerinin yüksek olması bakımından cevizi daha da değerli kılmaktadır. Ceviz kolesterol içermez, doymamış yağ içeriği ise yüksektir. Cevizyağının yüzde 58'i "linoloic asit", yüzde 12'si ise "linolenic asit"ten oluşur. Bu iki yağ asidi, vücudumuzca üretilmeyen ve dışarıdan alınması gereken "elzem yağ asitleridir".




    YAŞAM
    Buzdolabınız bahar aylarına hazır mı?
    Öpüşerek veri aktar!
    Yine 'ihmal' kavgası
    Türkler ABD yolcusu
    Zemzem için Kuran'a el bastı
    Bilgisayarlı eğitim başarıyı düşürüyor
    Oto galerisinde silahlar konuştu
    İki projeye kent mimarisi ödülü
    Okulda karşılıksız aşk kurşunları
    'Hep sizi çekiyorlar dışarı çıkın'
    Times'ın Türkiye gözlemleri
    Maymunlar soğan için grev başlattı
    Boğaz köprülerinin manevi babası öldü
    Magandanın suç dosyası kabarık çıktı
    Yılda 1.2 milyon çocuk satılıyor
    Sigara cezası 20 YTL'ye iniyor
    Yaşlılar Boğaz'ı gezmek istiyor
    Kısa... Kısa...






    © 2005 Milliyet