Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kavgam!


Hitler'in Kavgam'ı... Türkiye'de ne kadar okunuyor? Neden okunuyor? Yasaklansın, yasaklanmasın!
Güncel bir konu.
Ama beni fazla heyecanlandıran bir konu değil. Kavgam'ı ben de okumuştum. Sanıyorum 1970'li yıllardı. Türkçesini İstanbul'da bir kitapçıda görünce satın almıştım. Ve sırf okumuş olmak için okumuştum. Irkçılığı bir yana, yüzeyselliğiyle de dikkatimi çekmişti.
Yasaklansın mı Kavgam?
Tartışılabilir.
Ben yasaklanmasından yana değilim. Hitler'in, fikirlerinin ne olduğunu anlamak isteyenler, merak edenler alıp okuyabilir. Peki ama böylece dünyayı kana bulamış, insanlığa karşı en büyük suçları işlemiş ırkçı bir canavarın fikirleri yayılmış olmaz mı?
Şunu göz önünde tutmak lazım:
Birtakım fikirlerin yayılmasını önlemek yasaklardan geçmiyor. Bugüne kadar da geçmedi. Önemli olan; demokrasiyi, hukuku, insan haklarını savunan düzenlerin kurulmasıdır. Demokrasi kültürünü benimsemektir önemli olan.
Eğitimdir.
Eleştirel düşünceyi öğrenmektir. Aş ve iş sorunlarını çözmektir. Kalkınmaktır, refahtır. Totaliter fikirler, kafalar ancak böylesi ortamlarda etkisiz kılınır. Yasakçı düzenlerle değil.
Türker Alkan'ın yazısı güzeldi:
"Hitler'in kitabı çok satıyor, acaba farkına varmadan faşist mi oluyoruz, diye kâbus görmenin hiç gereği yok. Bize faşizm gelecekse ne Hitler, ne de Kavgam yoluyla gelir. Bizim kendimize göre faşizan bir kültürümüz var zaten. Bunun için de Almanlardan teknik yardım almaya muhtaç olacağımızı hiç sanmıyorum.
Bizim faşizmimiz bize yeter.
Kahramanmaraş'ta kafa kesenlerin, Sivas'ta adam yakanların, çocuklarıyla oturdukları evin içini ve bahçesini mezarlığa çevirenlerin, aile meclisi kurup kendi evlatlarını katledenlerin, hapishanelerde insanlara işkence edenlerin ve onları destekleyen milyonlarca kişinin 'Kavgam'ı okuduğunu ve Hitler'e hayran olduğunu mu sanıyorsunuz?
Hiç de değil.
Bunların çoğu zaten hayatlarında kitap filan da okumamıştır. Belki de faşizm yerli üretimdir. Patenti bize ait. Gıcır gıcır."(Radikal, 18.3.05, s.5)
Katılıyorum Türker Alkan'a.
Ama yine de sorulabilir, Kavgam niçin satıyor diye? Kimine göre Kürt sorunu ile, PKK ile ilgili olarak kamuoyunun bir kesiminde uç veren aldatılmışlık duygusu var bunun altında.
Ben ihtimal vermiyorum.
Böyle düşünenlerin bir bölümünün kafasında böyle bir özlem yatıyor olabilir.
Bence Türkiye'de faşist hareket öteden beri Hitler'i tehlikeli görür. Hitler'i meşrulaştırıcı bir hareketin kamuoyunda kolayca mahkûm edileceğini bilir çünkü. O yüzden Kavgam'a öteden beri mesafe koyar bu çevreler...
Kavgam'ı geçiniz.
Bu ülkede ben daha çok 'Kızılelma koalisyonu'nu izlemeye çalışıyorum. Ve bu çerçevede, Haluk Şahin'in bir yazısında geçen 'Türk Miloşeviç'leri'ne çeviriyorum ilgimi.
Evet, Türk Miloşeviç'leri!
Sağ ve sol uçtan geliyorlar. Ülkücüsü var, Kemalist'i var, laikçisi var. Neredeyse tümü kendilerine ulusalcı etiketi yapıştırıyor. Yani kendilerinden başka herkesi gayri milli sayıyorlar. Hitler'e, Kavgam'a hiç ihtiyaçları yok bu Türk Miloşeviç'lerinin.
Ya da Kızıl Elmacılar'ın.
Türkiye'nin Avrupa yolunu kesmek ve Türkiye'yi Batı'ya kapatmak için var güçleriyle uğraşıyorlar. Bunun için özellikle Kıbrıs'ı, Güneydoğu ve Kürt sorunlarını istismar ediyorlar.
Demokrasi umurlarında değil.
1992'nin temmuz ayıydı.
Zamanın Dışişleri Bakanı Hikmet Çetin'in kendi uçağıyla Bosna Hersek Cumhurbaşkanı İzzetbegoviç'i Helsinki'de AGİT zirvesine götürüyorduk. Uçakta ben de gazeteci olarak vardım.
Bosna'nın Sırp faşistleri tarafından kana bulanmaya başladığı günlerdi. İzzetbegoviç'e, bugün Uluslararası Savaş Suçluları Mahkemesi'nde hesap veren Sırp lider Miloşeviç'i sormuştum.
Özetle anlatmıştı:
"Cenazelere bile ateş ediyorlar. Böylesine bir gaddarlık, acımasızlık görülmemiştir. Bir tür kara milliyetçiliktir bu. Sırp milliyetçiliğini faşizmle çarpın, bolşevizmle çarpın, sonuç bu oluyor. Miloşeviç hem aşırı milliyetçi hem de Bolşevik. Bu ikisinin karışımından böyle bir canavar yaratıldı."
Miloşeviç'lerin Sırp olsun, Türk olsun Kavgam'a ihtiyaçları olduğunu sanmıyorum. Onlarla mücadelenin yolu da yasaklardan değil, demokrasiye, hukuk devletine sahip çıkmaktan geçiyor. Tersini yapan onların değirmenine su taşımış olur.
Bizden uyarması...

h.cemal@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçilik ve demokrasi
NEVRUZ gösterilerinde Türk bayrağını yakmaya ...
Melih AŞIK
Kavgam kavgası
Hitler'in "Kavgam" kitabı, Türkiye'de neden d...
Fikret BİLA
Türkmenler
Irak'taki seçim sonuçları Türkmenleri de, Ank...
Hasan CEMAL
Kavgam!
Hitler'in Kavgam'ı... Türkiye'de ne kadar oku...
Güneri CIVAOĞLU
Ürgüp'te bir gün
Küresel düşünüp yerel eylemin gereği "Ürgüp A...
Can DÜNDAR
"Sen dövemezsin, ben döverim"
Ekim 2002'de Frankfurt'ta 12 yaşında bir çocu...
Abbas GÜÇLÜ
Dünyanın en iyi üniversiteleri
Sektörel bazda baktığımızda dünya klasmanına ...
Hurşit GÜNEŞ
Tony Blair'in yoksulluk atağı
İngiltere'de seçimler yaklaşıyor. Bu bizim aç...
Sami KOHEN
Barışı (henüz) getiremeyen savaş...
Irak savaşının nedenleri ve sonuçları, ABD'ni...
Mehmet Y. YILMAZ
Bazı erkekler mini etekten neden rahatsız oluyor?
Adana'da yaşanan "mini etek krizi" bize nasıl...
Derya SAZAK
Kuzey cephesi ve İncirlik
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak sava...
Meral TAMER
TOBB'a siyaset giremez!
Turgut Özal, başbakan olduktan sonra ekonomi ...
Güngör URAS
Mankenlerin masraflarının yarısı 'devlet'ten
Devletten parasal yardım alamadığı için Paris...
Serpil YILMAZ
DYP'de babalar ve oğullar
Cumartesi günü, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar...
M. Ali BİRAND
Şam'a gidin, ancak İncirlik kararını alın...
Geçen hafta sonu İstanbul'dan ayrıldım. Önce ...

© 2005 Milliyet