Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 22 Mart 2005 / Salı  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Barışı (henüz) getiremeyen savaş...


Irak savaşının nedenleri ve sonuçları, ABD'nin bu ülkeye karşı harekâtı başlatmasının ikinci yıldönümü vesilesiyle yeniden tartışmalara konu oldu.
İki yıl önce yoğun hava bombardımanı ile başlayan, üç hafta içinde Bağdat'ın düşmesiyle sonuçlandığı ilan edilen savaş, aslında hâlâ farklı biçimde devam ediyor.
Yani bu savaş amaçladığı barışı, huzuru ve istikrarı -en azından şu ana kadar- sağlamış değil.
* * *
Olayların iki yıllık muhasebesi objektif ölçülerle yapıldığında Irak savaşının ne gerekçelerinin ne de beklentilerinin doğru dürüst "tuttuğu" ortaya çıkıyor.
ABD Irak'ı vurmak için öncelikle Saddam rejiminin kitle imha silahlarını gizlice geliştirdiği argümanını öne sürmüştü. O aşamada henüz kesin bir kanıt yoktu, ama Bush yönetimi bilgi sahibi olduğu iddiasındaydı. Sonradan bunun doğru olmadığı (açıkçası yalan söylendiği) ortaya çıktı...
Diğer bir gerekçe, 11 Eylül sonrasında Irak'ın bir terör merkezi haline geldiğiydi. Hatta "El Kaide"nin burada kümelendiği söyleniyordu... Başkan Bush'a göre Saddam bu bakımdan da ABD ve dünya için bir "tehdit" oluşturuyordu. Dolayısıyla Irak halkı bu tehlikeli diktatörden "kurtarılmalı", Irak özgürlüğe kavuşturulmalıydı...
Bush yönetiminin "resmi" gerekçelerinin arkasında, gizli ve bencil niyetlerinin olduğu sonradan anlaşıldı. "Şahinler"in etkisi altındaki Washington'un, gerek Irak, gerekse tüm bölge için "dizayn" ettiği (ABD çıkarları doğrultusunda) bir "yeni düzen" için bu ülkeye saldırdığı belli oluyordu. Bush buna o kadar önem veriyordu ki, "tek yanlı hareket" ve "önleyici vuruş" gibi unsurları içeren "doktrin"ini (dost ve müttefiklerinin tüm uyarılarına meydan okuyarak) uygulamaya koymaktan çekinmemişti...
* * *
ABD, askeri üstünlüğü ile kısa zamanda Irak ordusunu yenmeyi ve Saddam Hüseyin'i devirmeyi (ve sonunda ele geçirmeyi) başardı. Başta Iraklılara özgür ve müreffeh bir gelecek umudunu da verdi. Ama savaşı iyi planlayan Washington'un, barışı iyi tasarlayamadığı ortaya çıktı. Iraklılar daha "barış dönemi"nin ilk günlerinde temel ihtiyaçlarının sağlanamadığını, can ve mal güvenliğinin ortadan kalktığını gördüler. ABD ve koalisyon güçlerinin Irak'taki varlığını da artık "işgal" olarak kabul etmeye başladılar.
Bu şartlar, kısa zamanda toparlanan Saddam yanlısı (Baasçı) sivil ve askerlerin direnişe geçmesi ve savaşı çeşitli şiddet yöntemleriyle sürdürmesi için müsait bir ortam oluşturdu. Buna, kendilerine göre ayrı hesapları ve niyetleri bulunan dinci, milliyetçi, çıkarcı, yerli, yabancı unsurlar da katıldı. Bu kez sadece Amerikan askerleri değil, Irak'ta çalışan yabancılar (Türk şoförleri dahil) ve hatta son dönemde Iraklı yöneticiler ve sivil halk da hedef oldu.
Sonuçta -günümüze kadar- en az 100 bin Iraklı öldü, birçok Irak kenti yıkıldı, etnik ve dinsel ayrılıklar yüzeye çıktı... ABD 1500 askerini kaybetti, ekonomisi de çok ağır bir yük altına girdi. Daha önemlisi Washington, Irak halkının olduğu kadar müttefiklerinin de desteğini ve güvenini yitirdi...
Bu saatten sonra Irak'ın yapılanmasına hız vermekten ve işgalin en kısa zamanda sona ermesine çalışmaktan başka yol yok.
Savaşın ikinci yıldönümünde, Bush yönetimi olup bitenlerden ders alıp barışı gerçekçi biçimde planlıyor mu?

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçilik ve demokrasi
NEVRUZ gösterilerinde Türk bayrağını yakmaya ...
Melih AŞIK
Kavgam kavgası
Hitler'in "Kavgam" kitabı, Türkiye'de neden d...
Fikret BİLA
Türkmenler
Irak'taki seçim sonuçları Türkmenleri de, Ank...
Hasan CEMAL
Kavgam!
Hitler'in Kavgam'ı... Türkiye'de ne kadar oku...
Güneri CIVAOĞLU
Ürgüp'te bir gün
Küresel düşünüp yerel eylemin gereği "Ürgüp A...
Can DÜNDAR
"Sen dövemezsin, ben döverim"
Ekim 2002'de Frankfurt'ta 12 yaşında bir çocu...
Abbas GÜÇLÜ
Dünyanın en iyi üniversiteleri
Sektörel bazda baktığımızda dünya klasmanına ...
Hurşit GÜNEŞ
Tony Blair'in yoksulluk atağı
İngiltere'de seçimler yaklaşıyor. Bu bizim aç...
Sami KOHEN
Barışı (henüz) getiremeyen savaş...
Irak savaşının nedenleri ve sonuçları, ABD'ni...
Mehmet Y. YILMAZ
Bazı erkekler mini etekten neden rahatsız oluyor?
Adana'da yaşanan "mini etek krizi" bize nasıl...
Derya SAZAK
Kuzey cephesi ve İncirlik
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak sava...
Meral TAMER
TOBB'a siyaset giremez!
Turgut Özal, başbakan olduktan sonra ekonomi ...
Güngör URAS
Mankenlerin masraflarının yarısı 'devlet'ten
Devletten parasal yardım alamadığı için Paris...
Serpil YILMAZ
DYP'de babalar ve oğullar
Cumartesi günü, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar...
M. Ali BİRAND
Şam'a gidin, ancak İncirlik kararını alın...
Geçen hafta sonu İstanbul'dan ayrıldım. Önce ...

© 2005 Milliyet