|
DYP'de babalar ve oğullar
Cumartesi günü, DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın "Adım Adım Türkiye" mitinglerini başlattığı Adana'da, Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, eski bakanları, milletvekillerini, konukları karşılıyor.
Ağar gelene kadar vakit geçiriyoruz. Ağar'ın Konya İl Kongresi'nden Adana'ya gelmesine 2 saat kala, mitingin olacağı İstasyon Caddesi dolmaya başlamış bile. 1990 öncesi Türkiye canlı hayvan piyasasını elinde tutanlardan İl Başkan Vekili Sait Doğan, Elazığ'dan 25 yıl önce Adana'ya yerleşmiş, bize ev sahipliği yapıyor.
Adana kebabı yemek üzere, miting öncesi hazırlanan sofraya oturuyoruz. Masada yaş ortalaması 30'ların altına düşüyor.
"Bu gençler kimler" diye soruyorum, ağabeyi ve babası DYP'nin köklerinde siyaset yapan işadamı Birol Özcan'a...
"Bizim çocuklar, Antep'ten geldiler" diyor...
Ağar'ın Elazığlı hemşerisi Özcan'ın ekonomi eğitim alan oğlu Cem, İMKB'de işe girmek için sınavlara hazırlanıyor; Mehmet Ağar'ın oğlu Tolga'nın arkadaşı.
Amerika'da eğitimini tamamlayan Tolga Ağar'ın yakınında, yine bildik isimler...
Tansu Çiller'in DYP iktidarında "Gölge Başbakan" olarak anılan eski bakanlardan TOBB Başkanı Yalım Erez'in oğlu Mert Erez'i görüyorum. Hemen yanlarında geçtiğimiz yıl kaybettiğimiz eski bakanlardan Mehmet Batallı'nın tekstilci oğlu Tolga Batallı.
İstanbul'da ikinci şubesini açan Yelken Restoran'ın sahibi Bülent Yalçın Ilgaz, ekibin içinde. Gençlerin yolu buradan da Şanlıurfa'ya düşecek. Urfa'dan işadamı İbrahim Kızıl'ın kardeşi Mustafa Kızıl yanlarında.
3 kuşak DYP
Mehmet Ağar'ın eşi Emel Ağar, kayınpederi Zülfikar Ağar'ın "Adana'da kabadayılığı bitiren Emniyet Müdürü" olarak anıldığı Adana'dan eşi ile ayrılmıyor, yatıya kalıyor...
Üç kuşak DYP, Adana'da bir arada. Yanıma gelen 9 yaşındaki Ayhan, "Mehmet Ağar kirvem olacak" derken, yanımdaki hanım, "Bizim de nikâh şahidimizdi" bilgisini veriyor.
Miting sırasında yanımda 1980 öncesi Adana AP İl Başkanı Metin Tolay var. Tolay, "Bu meydan bir 1987'de Demirel'in yasakların kalkması için yaptığı mitingde, bir de 1991 seçimlerinde böyle doldu. Başbakan olarak Erdoğan bu meydanda miting yapamadı" diyor.
Mitinge kaç kişi geldi sorusu kritik. Polis 20 bin diye yanıtlıyor. Ağar, içeriden biri olarak emniyet güçlerinin eğilimini aktarıyor ve "Büyüklerimiz üzülmesin diye, 10 - 15 bin eksik söylerdik" diyerek düzeltiyor.
Deneyimli yerel politikacılar, "Bu meydan 10 dönüm, 30 bin kişi alır" sözüyle çiftçi hesabı yapıyorlar.
Ortada seçim yokken, alana pankartlarıyla gelen sendikacıların, sivil toplum temsilcilerinin, çiftcilerin ilgisini yorumlamak gerekiyor.
Ağar sertleşiyor
Ekonomi çürüyor, göç alan şehirlerde kapkaç olayları artıyor; Ağar'a İstanbul'a dönerken uçakta, "Bir haftada sorunu çözerim" sözünü hatırlatıyorum.
"Polis teşkilatına alacakları üniversite mezunlarını önce sokaklarda görev vermeli. Sokak bekçiliği kurumunu yeniden yapılandırılmalı" yanıtını veriyor.
Ağar'a, "Polis çalışmıyor" iddialarını da soruyorum.
Emniyet teşkilatında "güven" sorunu yaşandığını söylüyor, İl Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın, kamu kuruluşu olan Trakya Elektrik şirketinin yönetim kuruluna girmesini eleştiriyor.
Ağar, ilk kez meydanda sertleşiyor, siyaseti ısındırıyor:
"Terör ile mücadele edildiği dönemde bile, çiftçiye 7 milyar dolar veriyorduk, bunlar 2 milyar dolara indirdiler. Bunlar dışarıdaki ağababalarına söz vermişler, çiftçinin nüfusa oranını yüzde 35'den, yüzde 10'lara indirecekler. Hesap soruyorum bunlara, siz kimin hükümetisiniz, AB çiftçisinin mi?"
Ağar'a "Kadınlar neredeler" diye soruyorum. "Pozitif ayrımcılığı biz yapacağız, partide kadın kotası koyacağım. İki genel başkan yardımcısı kadın olacak" açıklaması yapıyor Ağar. Mehmet Ali Bayar ile siyasete giren uluslararası ekonomi uzmanı Dr. Binhan Oğuz'u, "Avrupa Birliği Politikaları" bölümünün başına getireceğini söylüyor.
Ağar, Abdullah Öcalan'ın Kürt partisini kurmasıyla birlikte alevlenecek "milliyetçi" unsurlara dikkat çekiyor.
"Milliyetçiliği pompalarsam, oy oranım yüzde 50'ye çıkar, ancak bu memlekete yazık, bölücü değil yapıcı olmak gerekir" diyor.
Ağar, AKP döneminde TÜBİTAK Başkanlığı'ndan alınan Başkanı Prof. Namık Kemal Pak ile de bilimsel kurul oluşturacaklarını belirtiyor.
DYP, erken seçime gözünü dikmiş, örgütleniyor. 2005'in sonuna hazırlanıyor. Meydanlar da boş değil. Siyaset arenası alternatifsiz kalmıyor. Boşluklar doluyor.
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|