
|
|
|
 |
|
|
Pablo Neruda ile sohbet
Benim Gözlüğümden / Nihat Demirkol
Milliyet: Latin Amerika'nın şiirsel sesi Neruda'yı ağırlıyoruz bugün... Asıl adınız geleneğe uygun olarak hayli uzun. Henüz 15 yaşındayken bir taşra gazetesindeki edebiyat eklerini düzeltmeye başladınız. 1924 yılında yayınlanan "Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı", Latin Amerika'nın en çok satılan kitabı oldu. 1971'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldünüz. Gerçi Siz öldükten sonra yayınlandı ama, "Yaşadığımı İtiraf Ediyorum"un yazarı, en zor ölümü nasıl tanımlıyor?
Neruda: Yavaşça ölür onlar... Yavaş yavaş ölürler/Seyahat etmeyenler/Yavaş yavaşİ ölürler/okumayanlar/müzik dinlemeyenler/vicdanlarında hoşgörmeyi barındırmayanlar,
Milliyet: Bir süre gazetecilik de yaptığınızı biliyoruz. İspanya'dayken iç savaş patlayınca, Franco'ya karşı çıktınız ve diplomatik hizmetten uzaklaştırıldınız. Şili Komünist Partisi'ne girerek senatör oldunuz ama Başkan Gonzalez Videla'yı eleştirdiğiniz için hükümetiniz sizi 1948'de devlet düşmanı ilan etti. Rahip kılığında Arjantin'e kaçtığınız söylenir... Sonraki yıllarda Batı Avrupa'da, Sovyetler Birliği'nde ve Çin'de yaşadınız. Sizin için, "Latin Amerika'yı mitleri ve tarihiyle, doğası ve sosyo - politik renkleriyle bir bütün olarak en iyi yansıtan şairdir. Tarihe Marksist bir görüş açısı getirerek Stalin'e olan hayranlığını da hiç saklamadı; Ta ki Stalin terörünün boyutu açıklanıp da dünya görüşü yerle bir olana kadar" derler. Doğru mudur? Neruda: Yavaş yavaşİ ölürler/İzzeti nefislerini yıkayanlar/Hiçbir zaman yardım istemeyenler.
* * *
Milliyet: Aşk hep önemliydi hayatınızda. 1952'de Şili'ye döndünüz. Ve başka bir ad altında "Kaptanın Dizeleri" adlı şiir kitabınız yayınladı. Bu yapıtın yazarı olduğunuzu ancak on yıl sonra açıkladınız. Bunun nedeni olarak da 1955 yılında üçüncü evliliğinizi yaptığınız Matilde Urrutia'ya aşkınızı şiirlerle ilan ederken, bir önceki karınızı incitmek istememenizi gösterdiniz. Bu kadar ince ve özenli oluşunuzun karşılığını alabildiniz mi hayattan; Kadınlardan ?
Neruda: Yavaş yavaşİ ölürler/Alışkanlıklara esir olanlar/her gün ayni yolları yürüyenler/Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler/Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyen/veya bir yabancı ile konuşmayanlar.
* * *
Milliyet: Yapıtlarınızdaki anlaşılması güç mecazlardan giderek vazgeçtiniz. 1973'te kansere yakalandınız. Allende'ye karşı düzenlenen askeri darbeden birkaç gün sonra, 23 Eylül'de, 69 yaşında Santiago'da öldünüz. Kendinizi de yavaş yavaş ölenlerden sayıyor musunuz?
Neruda: Yavaş yavaşİ ölürler/İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar/tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar/yavaş yavaşİ ölürler.
Milliyet: İzmir'de meslek odası seçimleri de bitti. İzmir'in geleceği için ne söylemek istersiniz?
Neruda: Yavaş yavaş ölürler/Aşkta veya işinde bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler/Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar/Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamışİ olanlar/Yavaş yavaşİ ölürler.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|