Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gece yarısı Nişantaşı, Beyoğlu sokakları...


UZUN zaman var, İstanbul gecelerinin caddelerle sokaklara taşan eğlence arantılı hengamesinden geçmemiştim.
Genç dostlarımdan Engin Aymete ile Haluk'un, uğraş savaş bin bir özenle açtıkları; duvarları, neredeyse yüz yıllık karikatürlerle donanmış, içkili "Mizah" lokantasına ailece şöyle bir uğrayalım dedik...
Tam 45 yıl önce, bendenizin de Milliyet'te yazmaya başladığım yıllarda, ilk kez kaloriferli bir apartmana taşındığım Teşvikiye'den, aile yakınlarını da alarak yola çıktık...
***
Vay babooo...
Nişantaşı'nın, karşılıklı çift sıra park edilmiş arabalar arasından zor bela geçit veren arka sokakları... Nereden gelip nereye gittiklerini kimsenin bilemediği özel otomobiller, taksiler, köşe başlarındaki dükkânlara, mağazalara eşya indiren kamyonetler...
Apartmanların kapıları önüne bırakılmış, içi azıcık da dışına taşık çöp paketleri; yan yana sıram sıram uzanıp gidiyordu bir avuçluk kaldırımlar üstünde ve trafik akmıyordu...
***
Dar sayılacak sokaklar... Karşılıklı çift sıra park edilmiş arabalar... Karşılıklı çift sıra çöp paketleri... İhtiyar gülümsemesine benzeyen sokaklar lambaları... Ve trafiğin selleşen kıpkırmızı stop lambaları... Uzayıp giden bin bir kırmızı ışık...
Git gidebilirsen...
Meğer en önde belediyenin çöp kamyonu, apartman kapılarının önüne bırakılmış çöp paketlerini topluyormuş...
Sonradan gördük ki, tıkanıklık aşırı uzun sürdüğünden, hepsini tam toplayamıyor; özellikle de dağılmış olanlarını...
***
Ana caddeler, birbirine uyumlu olarak aydınlatılmış, estetik bir süzgeçten geçme rengârenk perisel vitrinleriyle, çağdaşlık aşkını yaşıyordu...
Arabalar, arabalar, arabalar; kırmızı kedi gözleri...
Kaldırımlarda, 20-30 yaş arasının yoğunluğunda, genç kızlar, genç erkekler...
***
Talimhane'de arabalar, arabalar, arabalar... Ve köpüklenerek oraya buraya serpilmiş bir gençlik çorbası...
Talimhane'yle Beyoğlu arasındaki daracık eski Baro Sokağı...
Gençliğimin Ömer Hayam meyhanesi, bizim Engin'le Haluk'un içkili "Mizah" lokantası olmuş...
"Dönülmez akşamın ufkundayız, vakit çok geç...
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç"
Dizeleriyle şarkısını, kimsecikler duymadan dinleyen bir ben varmışım gibi...
***
Vaktiyle Beyoğlu'nda Baro Sokağı'nın başında müzikli ve ünlü gece lokali "Çatı" vardı... Daha başka, daha başka, Cihangir yönüne dönük "Yeşil Horoz" vardı...
İstanbul'un nüfusu henüz 3 milyonu aşmamıştı...
Bir süre sonra, bütün genç ve namdar karikatürist dostların duvarlarını renkli karikatürlerle donattıkları "Nuhun Gemisi"...
Turhan Selçuk, Bedri Koraman, Eflatun Nuri, Altan Erbulak, Semih Balcıoğlu, Mıstık, Ali Ulvi...
Genç kızlar, erkek arkadaşlarıyla özgür gezmelere henüz başlamamışlardı...
***
Yeni açılmış olan Divan Oteli'nin amerikan barında her akşam Doğan Nadi viski içerdi...
"Küçük Sahne"nin yanında "Kulis"te Yaşar Kemal'le Şakir Eczacıbaşı, Harran Ovası ile Faulkner arasında zıpzıplı konuşmalara dalar; ayakta şapkalı Sadri Alışık'la kadeh tokuştururduk... Bir masada Mücap Ofluoğlu, bir masada Kâmuran Yüce otururdu.
Beyoğlu gecelerinde yazı, dergi, gazete, tiyatro fedailerinin avare ağırlığı kendi serüvenlerini yaşardı.
Bendenizin de oyunlarının, ilk gece perdesini Muhsin Ertuğrul'un eliyle açtığı Belediye tiyatrolarında oynandığı yıllardı...
***
Eski fotoğraflara bakmak da, geçmişten söz etmek de; bir hayatın geçip gitmiş yıllar içinde kaybolan bölümüne, bir gül koymaya kalkmak gibi gelir bana... Ve geriye kalmış bölümünün de, geleceğine ayna tutmaya başlar...
Yani efendim bendeniz pek hoşlanmam nostaljik takılmaktan...
***
"Mizah"dan çıktığımızda, saat gece yarısını geçmişti. Daracık sokaktaki eski apartman kapılarından birinin dış kapı kuytusunda, ayakta duvara dayanmış bir cesede benzeyen bir berduş; kendinden geçmiş, kapalı gözleriyle öyle duruyordu...
Değişik ara sokaklardaki, tül perdeleri çekik, sessiz küçük meyhaneler...
Oraya buraya süzülür gibi giden genç çiftler... Kızların yüzleriyle adımları özgüvenli ve ciddi; erkeklerinki, hafif havalı ve özerk...
O saatte gölgelere benzeyen ve binlerce gibi görünen genç kızla, genç erkek... Yan sokaklar, dar sokaklar ve caddeler onlarla dolu gibi...
***
Anneleri babaları kimlerdir; nerelerde oturur, nerelerde yaşar, geçimlerini nasıl sağlarlar o genç kızlarla, genç erkekler?
Ve müşteri beklermişçesine, bazı köşelerde bekleyen; boylarının uzunluğu dikkat çekici kadınlar...
Caddelerde peş peşe arabalar, arabalar, arabalar... Nerelerden gelirler, nerelere giderler bu arabalar?..
***
Gece yarısını geçe Beyoğlu'nun ve Nişantaşı'nın arka sokakları...
21. yüzyılla nasıl pençe pençeye geleceklerini kimsenin kestiremeyeceği, gölgeli bir gençlik ırmağı...
***
Eve döndükten sonra da bir süre uyuyamadım... Türkiye, hâlâ daha yepyeni bir dönemin esmeye başlayan sert rüzgârlarını; eskimiş ve işlevi bitmiş bir don lastiğini eliyle tutmaya çalışırcasına, karşılamaya uğraşıyordu.
Gözüme ilişen, bol miktardaki genç gölgelere, biraz da üzülür gibi oldum sanki...
Oysa ne kadar da güzel bir gece geçirmiştik...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Bayrak...
BAYRAK konusunda Leyla Zana ve Orhan Doğan, H...
Çetin ALTAN
Gece yarısı Nişantaşı, Beyoğlu sokakları...
UZUN zaman var, İstanbul gecelerinin caddeler...
Melih AŞIK
Urfa efsanesi
Kimi söylentiler vardır ki, doğrulanması çok ...
Fikret BİLA
Parmak göze girse bile...
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal...
Hasan CEMAL
Tatlıses, Haco, Apo, Franko!
Diyarbakır'da 1990'lı yılların başında Nuri U...
Güneri CIVAOĞLU
Vak'a - i hayırsız
Teknemiz, Rodos Adası'nda "Antik Hamam" diye ...
Abbas GÜÇLÜ
Bir özür yeter mi?
Pardon filmine henüz gitmedim. Anlatılanlara ...
Nail GÜRELİ
Konuşma yasağı
Devlet memurlarına dayatılan "konuşma yasağı"...
Sami KOHEN
Hız kesmeden devam...
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül dün Meclis grup...
Mehmet Y. YILMAZ
Hamasi kardeşlik nutuklarını bırakmanın zamanıdır
Kırgızistan'da 27 Şubat'ta yapılan genel seçi...
Hasan PULUR
"Bu yıl ne oldu?"
BAZILARI hayretle soruyor:
Meral TAMER
Türkiye, BM'nin geleceğiyle ne kadar ilgili?
23 ülkede 23 bin 518 kişiyle görüşülerek gerç...
Ece TEMELKURAN
Sen de kovuldun!
Sevimsiz Donald Amca'nın "Çırak" (The Apprent...
Osman ULAGAY
'AB'ye uyum' senaryosu gerçekleşmezse ne olur?
Uluslararası para ve sermaye piyasalarında bi...
Güngör URAS
500 üniversite sıralamasına Türkiye giremiyor
Enflasyon iner. Döviz bulunur. Kıbrıs sorunu ...
M. Ali BİRAND
Bush yönetimi de biraz kendine bakmalı
Türk-Amerikan ilişkilerindeki rahatsızlığın A...

© 2005 Milliyet