Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Parmak göze girse bile...


Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal Akşit, dün kahvaltıda konuğumuzdu...
Akşit, evrensel hukuka hâkim, insan hakları başta olmak üzere çağdaş değerlerin savunucusu hukukçu bir bakan....
Bakan Akşit'in, kadın, aile, çocuk ve tüm sosyal hizmetlerle ilgili görüş ve yorumlarını dinledikçe bu hassas bakanlığın başında güven veren bir bakanın oturduğu izlenimi hemen doğuyor.
Genel olarak şiddete, özel olarak kadına ve çocuğa şiddete karşı görüşleri ve yürütmekte olduğu kampanyayla verdiği mesajlar, çağdaş değerlerin, evrensel hukuk değerlerinin ısrarlı bir savunucusu olduğunu gösteriyor.
6 Mart'ta, İstanbul'da polisin göstericilere karşı aşırı güç kullanımına ilişkin değerlendirmesi de bir başka ölçü...
8 Mart Kadınlar Günü nedeniyle 6 Mart'ta yapılan gösterilerde aklında hangi görüntünün kaldığını ve kendisini en çok neyin etkilediğini sorduğumuzda şu yanıtı veriyor:
"Kadın yerde, yumulmuş, korunmaya çalışıyor ama polis hâlâ vurma gayretinde. Bu sahneydi. Halbuki, artık etkisiz hale gelmiş, yerde. Polisin hâlâ vurma gayretinde olması eğitim eksikliğini gösteriyor. Polis izinsiz gösteriye müdahalede bulunabilir. Ama ortada orantısız güç kullanımı vardı. Polis de eğitilmeli. Polis ders çıkarmalı, tahrik de edilse buna kapılmamalı. Polis belki tek tek birey olarak haklı ve gerekçesi var. Ama kendince haklılığı bunu açıklamıyor. Durumu kurtarmıyor. Bu tür olaylarda demokratik sabır göstermesi lazım. Parmak gözüne de girse sineye çekilmeli."
Akşit, bu tür gösteri ve yürüyüşlerde, polise yönelik tahrikler olsa da aşırı güç kullanımına başvurulmaması gerektiğini savunuyor. Avrupa ülkelerinde de bu tür gösteriler olduğunu, polisin silah taşımadığı gibi sabır gösterdiğini ve göstericilerin olaysız dağılmasını sağlamaya çalıştıklarını anımsatıyor. Göstericiler, polisin gözüne parmaklarını sokacak kadar bile tahrik etseler, polisin dayanması, sabır göstermesi gerektiğini, bunun da ancak eğitimle kazandırılabileceğini belirtiyor. Bu konuda bakanlığına düşen bir eğitim katkısı olursa bunu da vermeye hazır olduklarının altını çiziyor.
Devlet Bakanı Güldal Akşit, bu olayla aynı tarihlerde Avrupa Parlamentosu Kadın Hakları ve Fırsat Eşitliği Komitesi ile görüşmeye gitmesinin yanlış yorumlara da yol açtığını anımsatıyor:
"Bazıları, Avrupa, bakanı 6 Mart olayları için çağırdı. İzahat isteyecek, gibi yorumlar yaptılar. Bazıları, aman gitmesin, hesap sorulacak, Türkiye'nin durumu kötü olur, dediler. Halbuki bunların hiçbiri doğru değildi. Benim gidişim bir ay önceden planlanmıştı. Ayrıca benim bu olayları konuşurken zorluk çekeceğimi sandılar. Hiç de öyle değil. Onlar sormadılar bile. Ama ben konuşmamın sonunda bu konuda size bilgi vermek istiyorum dedim, size aktardığım görüşlerimi onlara da söyledim. 3 polisin açığa alındığını ilettim. Bu sayı sonradan 6'ya çıktı. Soruşturmanın hemen başladığını, İçişleri Bakanlığı'nın gereği gibi müdahale ettiğini ifade ettim. Herhalde benim olaya böyle bakacağımı, böyle konuşacağımı tahmin etmiyorlardı. Ama benim bu tür olaylara yaklaşımım bu."
Akşit, şiddetin her türlüsüne karşı olduğunu her fırsatta vurguluyor. Polisin de güç kullanırken buna özen göstermesi gerektiğini savunuyor. Orantısız güç kullanımına karşı çıkıyor. Polis haklı da olsa, buna özen göstermesinin şart olduğunu vurguluyor.
Güvenlik güçlerinin, kurumlarının yıpratılmaması gerektiğini de anımsatıyor ve polise şu tavsiyede bulunuyor:
"Demokratik sabır."

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bayrak...
BAYRAK konusunda Leyla Zana ve Orhan Doğan, H...
Çetin ALTAN
Gece yarısı Nişantaşı, Beyoğlu sokakları...
UZUN zaman var, İstanbul gecelerinin caddeler...
Melih AŞIK
Urfa efsanesi
Kimi söylentiler vardır ki, doğrulanması çok ...
Fikret BİLA
Parmak göze girse bile...
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal...
Hasan CEMAL
Tatlıses, Haco, Apo, Franko!
Diyarbakır'da 1990'lı yılların başında Nuri U...
Güneri CIVAOĞLU
Vak'a - i hayırsız
Teknemiz, Rodos Adası'nda "Antik Hamam" diye ...
Abbas GÜÇLÜ
Bir özür yeter mi?
Pardon filmine henüz gitmedim. Anlatılanlara ...
Nail GÜRELİ
Konuşma yasağı
Devlet memurlarına dayatılan "konuşma yasağı"...
Sami KOHEN
Hız kesmeden devam...
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül dün Meclis grup...
Mehmet Y. YILMAZ
Hamasi kardeşlik nutuklarını bırakmanın zamanıdır
Kırgızistan'da 27 Şubat'ta yapılan genel seçi...
Hasan PULUR
"Bu yıl ne oldu?"
BAZILARI hayretle soruyor:
Meral TAMER
Türkiye, BM'nin geleceğiyle ne kadar ilgili?
23 ülkede 23 bin 518 kişiyle görüşülerek gerç...
Ece TEMELKURAN
Sen de kovuldun!
Sevimsiz Donald Amca'nın "Çırak" (The Apprent...
Osman ULAGAY
'AB'ye uyum' senaryosu gerçekleşmezse ne olur?
Uluslararası para ve sermaye piyasalarında bi...
Güngör URAS
500 üniversite sıralamasına Türkiye giremiyor
Enflasyon iner. Döviz bulunur. Kıbrıs sorunu ...
M. Ali BİRAND
Bush yönetimi de biraz kendine bakmalı
Türk-Amerikan ilişkilerindeki rahatsızlığın A...

© 2005 Milliyet