Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vak'a - i hayırsız


Teknemiz, Rodos Adası'nda "Antik Hamam" diye anılan bir koy önünde demirlenmişti. Karaya çıktık. Yan tarafta, denize kartal yuvası gibi bakan bir kayalık gösterdiler. "Anthony Quinn'in" dediler.
"Yunan Zorba" filminde büyük sükse yapmıştı. Yunanistan, bu arsayı Anthony Quinn'e armağan etmiş. Bir drahmi bile istemeden Yunanistan Hazine'sine ait bu çok değerli arsayı neden vermiş?
Sadece sanatının ödülü veya Yunan Zorba rolüyle yaptığı küresel ölçekte Yunanistan propagandası mı bu armağanın nedeni?
Hayır...
"Anthony Quinn'in orada arsası olduğu ve ev yaptıracağı" yolundaki söylemler, Rodos'ta yabancıların mülk alımlarını tetiklemiş.
Onunla komşu olmak, onunla aynı adada mülk edinmek, yabancı alımcılar için müthiş bir çekim alanı yaratmış.
..............
Bu örnek, tek değil...
Misal...
Yunanistan'ın Türkiye kıyılarına çok yakın Patmos Adası'nın doruğunda da Kerim Ağa Han'ın villası vardır. Patmos Adası'nda taşınmaz fiyatlarını belki 10'a katlamıştır. Sardunya Adası'nı doğayla uyum "mimari konsepti" ile çok farklı bir yere tırmandıran Kerim Ağa Han'ın Patmos'ta evi olması için Atina neler yapmamıştır ki! Küresel krema için Patmos, artık rotaların kesiştiği adadır. Bu adada toprağın metrekaresi neredeyse altınla tartılıyor.

Bedelsiz avukatlar
Ünlüler paratonerler gibi yabancı alımları çekiyor.
Ancak...
Amaç sadece "para getirisi" değil.
Yanı sıra...
Bunu becerebilen ülkeler yaygın bir lobi de kazanıyor. Çünkü... Kendi topraklarında mülk edinmiş, orayı ikinci vatanı bellemiş 10 binlerce yabancı/komşu o ülkenin fahri avukatları olurlar. Ev aldıkları, yazlarını geçirdikleri, emekli olduklarında yerleşmeyi planladıkları topraklara yönelecek her ayrımcılık, tehdit, tezgâh karşısında onlar da tepki koyarlar. İnanılmaz yaygınlıkta tanıtım ağında ilmeklerdir onlar.
Akrabalar, arkadaşlar potansiyel alıcıdırlar.
.............
Onlar inşaat sektörüne olduğu kadar, yiyecek, içki, eğlence, giyim ve otomobil kirasından, tekneciliğe, bankacılığa kadar önemli katkı yaparlar.
.............
Bulundukları ülkeye yabancı dilden başlayarak kültürel yelpaze açarlar.

Anayasa Mahkemesi şoku
İşte bütün bunların çerçevesi içine Anayasa Mahkemesi'nin aldığı son iptal kararını koyun ve duvarlara ibret levhası diye asın.
Anayasa Mahkemesi, yabancıların mülk edinmesi ile ilgili hükümleri iptal etmiş bulunuyor. Hemen hemen her kararı gibi, bunun da gerekçesi henüz yazılmadığı için "nedenini" bilmiyoruz. Kısmetse bir gün öğreniriz.
Sanki "gerekçe" değil de "edebi roman" veya "konçerto" yazıyorlar da ilham bekliyorlar.
Lütfetmişler...
Kararın yayınını izleyen 3 ay sonra kararın yürürlüğe gireceği kaydını koymuşlar. "Hükümete sakıncaları düzeltecek yeni yasa çıkarmak için 3 ay süre vermişler."
Gerekçeyi yazmazsanız, hükümet sakıncayı nereden bilecek de düzeltecek?
Bu heyet içinde dostlar var... Hukuktan sınıf arkadaşlarım var... Düşündüklerimi yazıya dökmekte frenliyim.
Ama...
Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün sözlerini yansıtabilirim: "Yabancılara mülk satışı konusunda Anayasa Mahkemesi kararının dışarıda çok büyük şoku oldu. Mahkemenin bu kararı açıkladığı saatlerde ben Londra'da uluslararası ekonomi kuruluşu Bloomberg'de bir konuşma yapıyordum. Birden sorular geldi...
..................Bu meselenin çözülmesi gerek. Dünyadaki mevcut ticaret ve yatırım anlayışı doğru kavranmalı. Anayasa Mahkemesi'ne yabancı sermaye konusunu, dünyadaki örnekleri göstererek anlatmamızda fayda var. Bazı ülkelerin nasıl büyük oranda yabancı sermaye çektiklerini ve bu sayede kalkındıklarını açıklamalıyız. Zihniyet değişikliği de gerekiyor. Suriye ve İsraillilerin Türkiye'den siyasi amaçlarla toprak aldıkları iddia edildi. Asılsızlığı anlaşıldı. Kuruntulardan kurtulmalıyız."
Telekom özelleştirme vak'asından sonra gene bir tarihi/talihsiz vak'adır bu.
Vak'a-i hayriye değil.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bayrak...
BAYRAK konusunda Leyla Zana ve Orhan Doğan, H...
Çetin ALTAN
Gece yarısı Nişantaşı, Beyoğlu sokakları...
UZUN zaman var, İstanbul gecelerinin caddeler...
Melih AŞIK
Urfa efsanesi
Kimi söylentiler vardır ki, doğrulanması çok ...
Fikret BİLA
Parmak göze girse bile...
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal...
Hasan CEMAL
Tatlıses, Haco, Apo, Franko!
Diyarbakır'da 1990'lı yılların başında Nuri U...
Güneri CIVAOĞLU
Vak'a - i hayırsız
Teknemiz, Rodos Adası'nda "Antik Hamam" diye ...
Abbas GÜÇLÜ
Bir özür yeter mi?
Pardon filmine henüz gitmedim. Anlatılanlara ...
Nail GÜRELİ
Konuşma yasağı
Devlet memurlarına dayatılan "konuşma yasağı"...
Sami KOHEN
Hız kesmeden devam...
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül dün Meclis grup...
Mehmet Y. YILMAZ
Hamasi kardeşlik nutuklarını bırakmanın zamanıdır
Kırgızistan'da 27 Şubat'ta yapılan genel seçi...
Hasan PULUR
"Bu yıl ne oldu?"
BAZILARI hayretle soruyor:
Meral TAMER
Türkiye, BM'nin geleceğiyle ne kadar ilgili?
23 ülkede 23 bin 518 kişiyle görüşülerek gerç...
Ece TEMELKURAN
Sen de kovuldun!
Sevimsiz Donald Amca'nın "Çırak" (The Apprent...
Osman ULAGAY
'AB'ye uyum' senaryosu gerçekleşmezse ne olur?
Uluslararası para ve sermaye piyasalarında bi...
Güngör URAS
500 üniversite sıralamasına Türkiye giremiyor
Enflasyon iner. Döviz bulunur. Kıbrıs sorunu ...
M. Ali BİRAND
Bush yönetimi de biraz kendine bakmalı
Türk-Amerikan ilişkilerindeki rahatsızlığın A...

© 2005 Milliyet