Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 23 Mart 2005 / Çarşamba  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
500 üniversite sıralamasına Türkiye giremiyor


Enflasyon iner. Döviz bulunur. Kıbrıs sorunu çözülür, IMF ile anlaşmaya varılır. Bunlar konjonktürel sorunlardır. Ama dünyanın 500 üniversitesi sıralamasına tek bir Türk üniversitesinin girememesi bütün bunlardan farklı, Türkiye'nin uzun dönemli geleceğini ilgilendiren temel sorundur. Cahit Kayra ustamız telefonla beni aradı... "Bu haber Türkiye'de ne kamuoyunda ilgi uyandırdı ne üniversitelerden bir ses çıktı... Hiç olmazsa sen bir şeyler yaz" dedi.
İstanbul Üniversitesi 550 yıllık bir eğitim kurumu. Ankara Üniversitesi 80 yıllık bir üniversite. Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi gibi yabancı dil ağırlıklı eğitim yapan üniversitelerimiz var. Devlet üniversitelerinin sayısı 53'e, vakıf üniversitelerininki 23'e ulaştı. Bunların hiçbiri 500 üniversite listesine giremiyorsa, üniversitelerimizin eğitim ve öğretim durumu iyi değil demektir. Bu durumdaki üniversitelerimizde yetişen gençlerimiz de dünyanın başka üniversitelerindeki gençlerle aynı çizgide değil demektir.
Çin'in Shanghai Jio Tong Üniversitesi her yıl 21 farklı kıstası kullanarak dünyanın 500 üniversitesinin sıralamasını yapıyor. Bu listeye 2002'de İstanbul Üniversitesi girebilmişti. 2003 ve 2004 yılında hiçbir üniversitemiz giremedi. (http://ed. sjtu. edi.cn/rank/2004/top500.xls) İngilizlerin ünlü ve saygın The Times gazetesi geçenlerde daha farklı kıstaslarla belirlenen dünyanın 500 üniversitesi sıralamasını yayımladı. Bu listede de tek bir üniversitemiz yok. (The Times, World University Ranking. Nov. 5, 2004)

Suç akademik kadrolarda
Milliyet'teki köşesinde Abbas Güçlü üniversitelerimizin liselerde yer alamamasının nedenlerini tartışmaya açtı. Tartışmalarda araştırma ödeneklerinin yetersizliği üzerinde duruluyor. Fakat iyi üniversite sıralaması sadece araştırma ve yayına göre yapılmıyor ki... Üniversitelerimizin 500 üniversite listesine girememesi, "Efendim, üniversite hocalarına iyi para verilmiyor", "Efendim, üniversitelere bütçeden yeterli para ayrılmıyor" şeklinde parasal nedenlere bağlanamaz. YÖK bahane edilemez. Sorun sadece ödenek sorunu olsaydı büyük harcamalarla ve iddialarla kurulan, öğretim üyelerine yeterli ödeme yapılan vakıf üniversiteleri listede yer alırdı.
Sorunun temelinde akademik kadroların zayıflığı, tembelliği vardır. Üniversiteyi üniversite yapan akademik kadroların becerisi, gücü ve çalışmasıdır.
Dünyanın 500 büyük üniversitesinin 21 kıstasa göre her yıl nasıl belirlendiğini ve 2004 yılı sonuçları Tempo dergisine Nilüfer Kas yazdı. Daha sonra başka yayın organlarında ufak haberler yer aldı.
Prof. Dr. Bahattin Baysal, Cumhuriyet'in "Bilim ve Teknik" ekinde, "Yunanistan'ın Atina (356) ve Selanik (392) üniversiteleri 500 üniversite içinde yer alırken Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) listeye girememesinin bilimsel çalışmalardaki yetersizlikten kaynaklandığını yazdı.

80 yıl boşa geçti
Tempo dergisinde bu konuyu tartışmaya açan Nilüfer Kas'a, ODTÜ Rektörü Ural Akbulut, "Mezunların iş bulma oranının, başarı öykülerinin, dünyaca tanınmış dergilerde yayımlanan makalelerin sıralamayı belirlediğini, bu yıl listeye 547'nci sıradan girebilen ODTÜ'nün hedefinin gelecek dört yılda makale sayısını ikiye katlayarak 500 üniversite listesine girebileceğini" söylemiş.
Biz uluslararası karşılaştırmalara önem vermiyoruz ama bu karşılaştırmalar eğitim sisteminin zayıflığını ortaya koyuyor. İlköğretim, matematik, lise karşılaştırmalarında durumumuz kötü. Üniversitelerimizin durumu ortada... İyi de biz küresel rekabete ne ile gireceğiz?
Tek rekabet gücümüz "ucuz işçilik" mi olacak? Biz sadece "Atatürkçü ve laik eğitim" diye bir şey tutturduk gidiyoruz. Seksen yılda ne Atatürkçülüğü ne de laikliği öğretebildik. Bu iki hedefin arkasındaki ilimi, bilimi umursamadık. Atatürkçü ve laik öğretmenlere, profesörlere, eğitim sistemine toz kondurmadık. Yetersizliklerini sorgulamadık... Sonuç ortada... Ne olur kimse eğitim sistemimizi, öğretmenlerimizi, profesörlerimizi (ben de üniversitede ders veren bir profesörüm) suçsuz çıkarmaya, başka suçlu aramaya kalkmasın...

guras@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Bayrak...
BAYRAK konusunda Leyla Zana ve Orhan Doğan, H...
Çetin ALTAN
Gece yarısı Nişantaşı, Beyoğlu sokakları...
UZUN zaman var, İstanbul gecelerinin caddeler...
Melih AŞIK
Urfa efsanesi
Kimi söylentiler vardır ki, doğrulanması çok ...
Fikret BİLA
Parmak göze girse bile...
Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Güldal...
Hasan CEMAL
Tatlıses, Haco, Apo, Franko!
Diyarbakır'da 1990'lı yılların başında Nuri U...
Güneri CIVAOĞLU
Vak'a - i hayırsız
Teknemiz, Rodos Adası'nda "Antik Hamam" diye ...
Abbas GÜÇLÜ
Bir özür yeter mi?
Pardon filmine henüz gitmedim. Anlatılanlara ...
Nail GÜRELİ
Konuşma yasağı
Devlet memurlarına dayatılan "konuşma yasağı"...
Sami KOHEN
Hız kesmeden devam...
DIŞİŞLERİ Bakanı Abdullah Gül dün Meclis grup...
Mehmet Y. YILMAZ
Hamasi kardeşlik nutuklarını bırakmanın zamanıdır
Kırgızistan'da 27 Şubat'ta yapılan genel seçi...
Hasan PULUR
"Bu yıl ne oldu?"
BAZILARI hayretle soruyor:
Meral TAMER
Türkiye, BM'nin geleceğiyle ne kadar ilgili?
23 ülkede 23 bin 518 kişiyle görüşülerek gerç...
Ece TEMELKURAN
Sen de kovuldun!
Sevimsiz Donald Amca'nın "Çırak" (The Apprent...
Osman ULAGAY
'AB'ye uyum' senaryosu gerçekleşmezse ne olur?
Uluslararası para ve sermaye piyasalarında bi...
Güngör URAS
500 üniversite sıralamasına Türkiye giremiyor
Enflasyon iner. Döviz bulunur. Kıbrıs sorunu ...
M. Ali BİRAND
Bush yönetimi de biraz kendine bakmalı
Türk-Amerikan ilişkilerindeki rahatsızlığın A...

© 2005 Milliyet