|
 |
|
|
Cinayetin izini süren beş kız kardeş
Washington'ı her yıl bir gün için İrlandalılaştıran Aziz Patrick Bayramı, bu kez yeşil yoncanın ve siyah biranın saltanatı yerine Belfast'taki McCartney cinayetinin gölgesi altında kutlandı
washington
Yeşil yonca, siyah bira, kanlı cinayet!
İrlanda ve Kuzey İrlanda'da olduğu gibi ABD'nin birçok kentinde de, Aziz Patrick Günü bir bayram gibi kutlanır. Daha doğrusu özünde bir İrlanda bayramı olan bu gün, başka hiçbir yerde olmadığı kadar önemsenir ABD'de.
Caddeler yeşile bürünür; çoğunluk kravatına, kazağına ya da göz kapaklarına yonca yeşili dokundurur; pub'larda, barlarda siyah biranın fiyatı bir günlüğüne ucuzlar; hangi köşeye gizlenirseniz gizlenin, Kelt ezgileri size doğru süzülmenin yolunu bulur.
Her 17 Mart'ta, Aziz Patrick Günü'nü eşiyle dostuyla eğlenerek kutlamayan ve en azından çakırkeyif -ya da en harbisinden turşu- olmanın yolunu bulmayan bir Amerikalı, muhtemelen İrlanda kökenli değildir ve doğrusu gerçek bir "İrlanda dostu" da sayılamaz pek.
Tabii, ta beşinci yüzyılda -yani Avrupa'nın Yeni Dünya ile tanışmasından bin yıl önce- İrlanda'yı Hıristiyanlıkla tanıştıran bir azizin şerefine kadeh tokuşturan Amerikalıların "postmodern" bir tablo çizdikleri kesin. Ama Amerika'nın bir özelliği de Eski Dünya'dan miras gelenekleri yeniden yarata yarata, postmodernizmi postmoderniteden önce keşfetmesi değil mi zaten?
Yine de dünyanın dört bucağından gelenlerin oluşturduğu Amerikan milleti içinde İrlanda kökenlilerin ayrı bir yeri var.
Sayılarına bakmak bile yeterli: Yaklaşık 35 milyon ABD'li kendisini "İrlanda kökenli" biliyor ki, bu da İrlanda'nın nüfusunun neredeyse 9 katına eşit.
Dahası İrlanda kökenliler, bir zamanlar "Eleman aranıyor" ilanlarının altına "Zenciler ve İrlandalılar boşuna başvurmasın" parantezini düşmeye kendisini alıştırmış bu toplumda, etnik ayrımcılığa rağmen etkin konumlara gelebilmişler.
ABD'nin ilk ve tek Katolik başkanı Kennedy, belki de gelmiş geçmiş en ünlü İrlanda kökenli Amerikalı. Ama Wilson, Nixon, Reagan ve Clinton dahil toplam 17 ABD başkanı daha "İrlandalı."
İşi edebiyata dökünce F. Scott Fitzgerald'dan Eugene O'Neill'a, sinemaya bakınca John Ford'dan Robert Redford'a hatta oynadığı filmler sayesinde çoğunluğun Meksikalı, İtalyan ya da Yunanlı sandığı Anthony Quinn'e kadar nice "İrlandalı" dev isim bulmak mümkün Amerikan dağarcığında. Otomotiv devi Henry Ford, gazete patronu William Hearst... Evet evet, onlar da İrlanda kökenli.
Listelere daha fazla batmanın alemi yok. ABD'de, yılda bir gün olsun, "hepten İrlandalılaşma" cümbüşü yaşanmasının nedenlerinin de bir listesi yapılabilir zira.
Aziz Patrick cümbüşünde başı Boston ve New York çekse bile, 17 Mart geldi mi Washington da tepeden tırnağa yeşillenmekten geri durmaz.
Öyle ki her 17 Mart'ta İrlanda başbakanı Beyaz Saray'ın konuğu olur ve her seferinde de ABD başkanına kristal bir çanak dolusu yeşil yonca getirir. Oval Ofis'te yeşil kravattan geçilmez. En "lacili" caddelerinden en bohem barlarına kadar başkentin dört yanı da uyar bu modaya.
Bu yıl da öyle oldu olmasına ya, İrlandalılığını Kuzey İrlanda barışına yaptığı büyük katkıyla taçlandıran Clinton'ın başlattığı bir başka gelenek askıya alındı ister istemez.
İrlanda Cumhuriyetçi Ordusu'nun (IRA) siyasi kolu Sinn Fein'in lideri Gerry Adams her yıl olduğu gibi yine Aziz Patrick Günü'nde Washington'daydı ama bu kez Beyaz Saray'ın kapısı kendisine açılmadı.
Başkan Bush, Başbakan Bertie Ahern ile buluşmasının ardından, Adams yerine Kuzey İrlandalı beş kız kardeşi kabul etti.
McCartney kardeşlerdi bunlar.
30 Ocak'ta Belfast'taki bir pub'da
dövülüp bıçaklanarak öldürülen Robert McCartney'nin "Böyle gelmiş böyle gitmesin" deme cesaretini gösteren kız kardeşleri.
Haberlerini okumuş, dinlemişsinizdir. Katolik olan McCartney basit bir atışma sonucunda bir grup IRA militanı tarafından öldürüldükten sonra, örgüt önce pub'ı bir güzel temizleyip delilden arındırır, sonra da cinayetin 70 kadar tanığını kah tehditle, kah siyasi sadakat adına susturmayı başarır.
Ancak kız kardeşler susmazlar.
1997 ateşkesine dek Britanya'yı Kuzey İrlanda'dan atmak için silahlı mücadele veren IRA, kendi Katolik tabanını pek alıştırdığı "Kol kırılır yen içinde kalır" geleneğine başkaldıran bu kız kardeşleri ne yapacağını bilemez. Sinn Fein'in "Bunu IRA yapmadı" deyip duran lideri, polis önünde sussa bile aslında konuşanların tanıklığı karşısında mahcup düşer.
Şimdi Kuzey İrlanda barışının geleceği, her zamankinden de fazla IRA'nın bir suç çetesine dönüşmekten kurtarılmasına bağlı. Bu, sadece Bush'un değil, beş kız kardeşle Bush'tan önce görüşen Demokrat senatörler Ted Kennedy ve Hillary Clinton'ın da mesajı aynı zamanda.
Sinn Fein ya bu mesajı alacak ve IRA'yı silahsızlandırma adımları atacak ya da Aziz Patrick Bayramı, daha çok kereler, bu yılki gibi cinayet gölgesinde ve Kuzey İrlanda'nın ruhu gibi buruk kutlanacak.
ycongar@erols.com
|
|
|

|