|
 |
|
|
Kulüp çıkarlarını korumak
Şayın Atay Aktuğ beni çok zor durumda bıraktı.
Reha Muhtar'ın "Futbol Ateşi" programını izlemiştim ve dehşet içindeydim. Sevgili Kazım Kanat, meslektaşları adına konuşmaktaydı. Galatasaray başkanı sayın Özhan Canaydın'a aynen şu cümleyi kullandı:
"Başkanım sen Türk sporunu koru... Galatasaray'ın çıkarlarını Levent (Tüzemen), Beşiktaş'ınkini ben koruruz."
Biraz önce "gazeteci misin, taraftar mısın" diye çıkıştığı Levent Tüzemen bile dondu kaldı. Ne demekti bu? Yani iki kulüp çıkarı çatışınca, gazeteci haklıya haksıza bakmayacak mıydı? Bunun adı medya mıydı?
"Kulüp çıkarı koruma"nın görevlerimiz arasında olduğunu bilmediğimden şaşırmış kalmıştım ben.
Şaşkınlığım geçmeden Sayın Aktuğ lafı patlattı. Meclis Araştırma Komisyonu raporlarına geçen çok önemli saptamasında, "Taraftar gibi davranan köşe yazarları ve yorumcular şiddeti körüklüyorlar" dedi.
Ne cevap vereceğim şimdi?.. Hani, söze "medya" diye girenlere, her zaman "isim verin" diyordum; şimdi "kör müsün" derler adama. Ben kör değilim ama ekmeğini futbolun dillendirilmesinden yiyenler biraz nankör galiba.
Futbolda kemer sıkma devri
Ekrandaki futbol programlarını hüzünlü günler bekliyor. Bir yandan reytingler düşüyor, diğer taraftan yeni Türk Ceza Kanunu geliyor. Onları Reha Muhtar bile kurtaramaz artık. Zaten sayın Muhtar, reji ile kavga etmekten programın farkına bile varamıyor ya, neyse...
Ciddi bir açmaz var ortada. Kavga gürültüyü sevmez görünüyoruz ama reyting de kavga gürültüde...
Cezalar ne olacak peki? Şu andaki koşullarla bile birçok program, yayınını Sağmalcılar Cezaevi'nden sürdürebilir yeni TCK'ya göre.
Biraz daha otosansür, elinde maç görüntüsü olmayanları siler, süpürür. Şimdiden ilk yüz içinde iki futbol programı kaldı. Ki, vakti zamanında futbol programları ilk beş sırayı kimseye bırakmazlardı.
Bazı yöneticilerimiz sakın buna sevinmesinler. Bu olay doğadaki beslenme zincirine benzer. Yok olan her program, en büyük parçayı yöneticilerin şöhretlerinden götürür. Futboldan koparır. Bu kısır bir döngüdür.
Pasta küçülüyor. Futbolda kemer sıkma zamanı geliyor galiba.
Seyrantepe şakası
Sayın Aziz Yıldırım şaka yapmış "Seyrantepe'yi alacağım" derken. Galatasaraylıları harekete geçirmek istemiş.
Böyle olacağını tahmin ediyordum. Sayın Yıldırım cesur bir başkandır ama, "cesaret hayatı hiçe sayar, vicdanı değil"H
Yine de doğru olmamasına üzüldüm...
Keşke Seyrantepe'ye ciddi ciddi niyetlenseydi! Hiç olmazsa parsa(arsa) koparma yarışı Devlet'in aklını başına getirir, belki bir daha kamu malları kimseye hediye edilmezdi.
Lakin vazgeçti başkan... Arsa mı yok istanbul'da!.. Ne lüzum var kavgaya.
Biliyorum, sıkı taraftarlar kızacak ama, ben olaya kadastro yönünden bakıyorum. Seyrantepe gitti bari başka arazileri kurtaralım.
H Thomas Fuller
Onu öyle demezler
Sayın Ersun Yanal, telaşlı basın mensuplarına "doğmamış çocuğa don biçmeyin" demiş. "İki maçı da kazanıp Almanya'ya gideceğiz"... Umarım doğru çıkar. Lakin yanlış olan, "don"lu özdeyiş. O lafın içinde olumlu bir anlam yatar. Yani "hemen heveslenmeyin, hele bir olsun" gibi. Oysa bizim durumumuza uyan, "Çıkmamış candan umut var".
N'olacak şimdi?
Ve noktayı Devlet Bakanı sayın M. Ali Şahin koydu...
Yolun açık olsun Süreyya...
Sen bizi dinlemedin. Devletle kavga edilir ama kazanılmaz dedik anlamadın. Genel müdürü asker arkadaşın sandın.
Her işin bir ciddiyeti var Süreyya.
Anladık aşıksın... Ama şansını bu kadar zorlamayacaktın. Unutma Türkiye'de bir star, Avrupa'da sıradansın.
Anelka'nın namazı
Hafta başından beri Anelka'nın namazına takıldım. Kameralar, foto muhabirleri kalabalığında secdeye kapanan bir Anelka. Bu da haber...
Bekledim ki "mutaassıp" kesimden bir tepki gelsin. Çünkü beni bile üzdü bu görüntüler. Cuma günü bir müslümanın namaza gitmesinden doğal ne olabilir? Anelka'nın namazındaki özellik nedir?.. Bu ne aşağılık duygusudur böyle. Bir yabancı namaz kılınca boyumuz mu uzadı yani?.. Bize ne?
Hani ibadet de gizliydi kabahat de?.
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|