|
"Yere bakarak konuşan adamdan korkarım"
Çocukken bugün içinde bulunduğum noktayı net olarak görmüş müydüm tam hatırlamıyorum ama, hayatı kavramaktan çekinmediğimi hatırlıyorum. Çalışmaktan kaçmadığımı, iş seçmediğimi hatırlıyorum. Bakmaktan öte anlamaya, öğrenmeye çalıştığımı hatırlıyorum.
Babam bana derdi ki: Ahlaklı - dürüst olmayan hiçbir şey, uzun ömürlü olamaz. Mesela siyasetçiye yaslanarak, siyasetçiden arka alarak zengin olma derdi. Hatta bir tabiri vardır: Ağaca yaslanma ağaç yıkılır, duvara yaslanma duvar yıkılır! Kendine yaslan, kendine güven ve doğru yap. Babam bize hep bunu söylerdi.
Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi'ne ilk geldiğim seneyi takip eden yılda, ben cemiyetçiliğe başladım okulda. Bir sürü kavgalar - gürültüler... Talebe Cemiyeti Başkanlığı yaptım. Ama orada aldığım bir şey vardı. O bana çok uygundu. Okul müdürümüz rahmetli Prof. Nihat Sayın, ilk okula girerken yaptığı bir konuşmada, "Ben sizi piyasa adamı yetiştireceğim, şimdiden iş yapın" demişti...
Attan düşeni yine ata bindirirler
Ben talebeyken ticaret yapmaya başladım. Çok çalıştım, çok gayret sarf ettim, ailem de arkamda durdu. 1960 senesinde iflas ettim. Babam geldi borçlarımı ödedi ve dedi ki: "Madem iflas ettin, borçlarını da verdim. Ben seni Berlin'e, Hasan Bey'in okuduğu yüksek ticaret okuluna göndereyim. Orada yabancı dil de öğrenirsin." Ben de babama dedim ki: Hani sen attan düşeni ata bindiriyordun? "Doğru söylüyorsun, devam et" dedi.
Çok genç yaşta iş hayatına atılmış biri olarak birinci tecrübem şudur: Girişimciliğin yaşı yoktur. Yine çok genç yaşta başarısızlığa da uğradım. İkinci tecrübem de şudur: Genç girişimciyi başarı kadar başarısızlık da bekler. Ama yılmadım, tekrar denedim. Üçüncü tecrübem de şudur: Başarı, azim gerektirir. Önemli olan hatalardan ders almak, hatta yeterince hata yapmak, ancak aynı hatayı ikinci kez yapmamaktır.
Hayatın yarıdan fazlası şanstır
Yeterli sermayeniz olmamasını hiçbir zaman dert etmeyin. Sınırlı olanaklar lütuftur ve yaratıcılığı hiçbir şey bu kadar teşvik edemez. Kendinize ve çevrenize güvenin. Gerek iş, gerekse aile ilişkilerinde en önemli hususun güven olduğunu unutmayın.
Bir de gençlere şunu tavsiye ederim. Onu ben kendimde de kabul ederim. Ne kadar başarılı olursanız, hayatın yarıdan fazlası şanstır. Bunu hiç unutmayın. Hayattaki başarınızda şansın rolü de önemlidir. Onun için şansınıza da güvenin. İşi şansa bırakın demiyorum, dikkat edin. Yapmanız gerekenleri tamamladığınızda sırtınızı en son olarak şansınıza yaslayın. Kim bilir belki de şansınız fırsatları önünüze çıkaracaktır.
Öğrenecek bir şeyim kalmadı dediğinizde...
Kendinizi değiştirme gücünüzü hiçbir zaman hafife almayın, atak ve cesur olun. Risk almadan hiç bir yere gidemezsiniz ama riski mutlaka akıllı almalısınız. Bununla sınırsız risk almayı kastetmiyorum. Tam tersine ölçülmüş, aldığınız riskin elde edeceğiniz sonuçlara değeceği hesaplanmış risklerden bahsediyorum. Çünkü uçurumlar küçük adımlarla aşılmaz, uçurumları aşmak için büyük adımlar atmalısınız.
Tüm bunları bilmenin de insanı lider ya da başarılı yapmayacağını bilmelisiniz. Önemli olan öğrenmeyi sürekli kılmaktır. Ben biliyorum, öğrenecek bir şeyim kalmadı dediğiniz gün ölürsünüz.
Yere bakarak konuşan adamdan korkarım
Adamdan anlarım. Yanıldığım olmuştur, ama çok az olmuştur. Eğer işe alacağım bir adamsa konuşurum. İş yapacaksam, ortak olacaksam geçmişine bakarım. Bir de fiziğine bakarım. Gözlerimin içine bakarak konuşuyorsa iyi adamdır. Yere bakarak konuşuyorsa korkarım.
Not: Marmara Üniversitesi'nin tarihinde ilk kez kendi mezununa, Fahri İşletme Doktoru ünvanı verildi. Sultanahmet'teki rektörlük binasında geçen hafta düzenlenen törenle Rektör Prof. Dr. Tunç Erem , gazetemizin sahibi ve Doğan Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Doğan'a cübbesini giydirdi. Aydın Bey'in törende gençlere hitaben yaptığı konuşmayı ben çok anlamlı buldum ve not alabildiğim kadarıyla sizlerle paylaşmak istedim.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|