Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 24 Mart 2005 / Perşembe  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

ABD'de köktendincilik büyük kavga veriyor


ATLANTA

Amerika'da ilginç bir hava esiyor.
Irak'ta insanlar ölüyor. Savaşın 2 inci yıldönümü yaşanıyor. Doların durumu dünya'yı kaygılandırıyor. Oysa Amerikan kamuoyu, 41 yaşındaki Terri Schiavo ile meşgul. 15 yıl önce bir kaza sonucu beyin ölümü gerçekleşen Schiavo, suni olarak besleniyor. Ancak son yıllarda artık hiçbir şeyi göremiyor, anlamıyor. Tam bir bitkisel hayatta. Kocası, kadına daha fazla fiziki acı vermemek için, beslenme tüpünün çıkarılmasını isteyince ülke birbirine girdi. Önce anne-baba ayaklandı, ardından dindar gruplar ve muhafazakar çevreler ayağa kalktılar.
Ancak yerel bir mahkeme gıda tüpünün kapatılabileceğini kararlaştırınca, ülke sarsıldı. Amerika birden bire dinci yüzünü gösterdi. Yıllardır yükselen köktendincilik, parti kadrolarını harekete geçirdi. Senato ve Kongre, şimdiye kadar çok az görülmüş bir uygulamayla, müdahele etti. Yasa çıkarttılar ve bu tip olayları Federal Mahkemenin kararlaştırması gerektiği gibi düzenleme yaptılar.
Dışarıdan baktığınız zaman, sanki bir cinayet işleniyormuş ve halkın temsilcileri zavallı bir kadını kurtarmak istiyorlarmış gibi bir hava var.
Kiliseler ayakta, ağlayan rahipler televizyonlarda haykırıyor, dinci gruplar demediklerini bırakmıyorlar. Bush, tatilini yarıda kesip Washington'a dönüyor ve yasa yapıcısının aldığı kararı imzalıyor.
Biliyordum da, Amerikanın böylesine dinci baskısı altına girdiğini tahmin etmiyordum.
Amerika'da kimsenin gözü birşey görmüyor. Yapılan anketlerde, ülkenin % 56'sı beslenme tüpünün kapatılmasını desteklemesine rağmen, dinci kesimler oralı değiller.
Köktendincilik görmek isteyenler, bunun Batı dünyasında nasıl yaşandığını öğrenmek isteyenler, vize alabilirlerse şu sıralarda ABD'ye gelmeliler.

* * *

TEZKERE FATURASI YİNE ORTAYA ÇIKARILIYOR
Amerikan Silahlı Kuvvetleri Irak'ta daha uzun süre istikrar kuramaz veya ölen Amerikan asker sayısı daha da artarsa, Irak başarısızlığının faturası, korkarım Türkiye'ye çıkarılacak. Hiç değilse, bu faturanın tamamının Bush yönetimi tarafından ödenmemesi için şimdiden Türkiye'nin adı dolaştırılıyor. Bush yönetiminin ağır topları, galiba kendilerine sorumluluk ortağı arıyorlar. En iyi hedef olarakta Türkiye'yi seçmiş gibi görülüyorlar.
Bu sonuca, önce Savunma Bakanının yardımcısı Paul Wolfovitz, ardından da Bakan Rumsfeld'in son açıklamalarını okuyup vardım.
Sanki ortak bir dil kullanıyorlar.
Sanki ortak bir hedef gösteriyorlar:
"Eğer Türkiye, Tezkere'yi (2003'te) reddetmeseydi ve ABD Türkiye üzerinden 80 bin asker yollayabilseydi, Saddam yandaşları ve Sunni direnişçiler daha çabuk ve daha önce durdurulabilirlerdi. Direniş bu kadar yaygınlaşmaz ve bu kadar çok Amerikan askeri ölmezdi."
Bu söylem öylesine etkili oluyor ki, daha şimdiden bir çok think-thank (düşünce üreten gruplar), bir çok Bush yanlısı yazar ve yorumcular, başarısızlıktaki "Türkiye faktöründen" söz etmeye başladılar.
Benim korkum ilerde bu söylemin daha da artacağı ve Amerikanın yakın tarihine geçeceği. Ne zaman, nerede Türkiye'den söz edilse, hemen "Bize kazık atan müttefik" tanımlamasının yapılması.
Eskiden, ne zaman Türkiye'den söz edilse, akla hemen Kore savaşı gelirdi. Türk askerinin Kore'deki kahramanlıklarından bahsedilir ve Türkiye'yi desteklemek isteyenler de hemen Kore hikayelerini anlatırlardı.
Şimdi, Türkiye aleyhtarları yeni bir gerekçe bulacaklar galiba.
Bush yetkilileri haksızlık ediyorlar. Hem demokrasiden söz ediyorlar, hem de TBMM'nin kararını kabullenemiyorlar. Tam aksine sinirleniyorlar ve fatura çıkarıyorlar. Bu fatura, Ermeni Soykırımı ile ilgili yasa taslağının Kongreden geçmesi olmasın.(!)

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Çetin ALTAN
Şark'ın itibar açlığı...
Yaş farkına karşın, aynı liseden geçmiş olman...
Melih AŞIK
İstemezük diyerek...
Yeni Ceza Yasası ile ilgili Başbakan Erdoğan:...
Fikret BİLA
Sağduyu
Türkiye'de, çok ağır tahrik edici koşullara k...
Hasan CEMAL
Bayrak!
Neden iki günlük gecikme? Bayrağımıza saldırı...
Yılmaz ÇETİNER
Ankara muhabirleri bakan atamak ister mi?
Geçenlerde Haber Türk'te Ahmet Tan konuşurken...
Güneri CIVAOĞLU
Tekin değil
ABD'den esen AKP, Türkiye rüzgârları neden de...
Can DÜNDAR
Hayatın çırakları
Merakla beklenen "Çırak" programı başladı.
Hurşit GÜNEŞ
Borç dinamiklerinde durum yavaş düzeliyor
Konsolide borç stoku dün yine açıklandı. Raka...
Doğan HEPER
Ermeni mezalimine devam
Geçen gün sözünü ettiğimiz 432 sayfalık "Erme...
Mehmet Y. YILMAZ
Kırgız isyanı "domino etkisi" yaratır mı?
Kırgızistan Devlet Başkanı Askar Akayev, ülke...
Hasan PULUR
Bazılarının ağızlarının suyu aksa da...
MEHMET Akif "Tarihi tekerrür diye tarif ediyo...
Derya SAZAK
Solda Keyman adı
CHP'de Baykal'ın kazandığı son kurultayın ard...
Meral TAMER
"Yere bakarak konuşan adamdan korkarım"
Çocukken bugün içinde bulunduğum noktayı net ...
Yaman TÖRÜNER
Kapitalizm ve merkez bankacılığı
Dünyada hakim düzen kapitalist sistemdir. Sov...
Güngör URAS
Şimdiki çocuklar hem harika hem sabırsız
Vehbi Koç, "Şimdiki çocuklar hem harika, hem ...
Serpil YILMAZ
Müziğin masumiyet çağı: Adrian
Birden çok sesin sahibi Cem Adrian'dan haberi...
M. Ali BİRAND
ABD'de köktendincilik büyük kavga veriyor
Amerika'da ilginç bir hava esiyor.

© 2005 Milliyet