|
 |
|
|
Tek katlı ev hayali kabusa dönüşmesin
Satır Arası / Deniz Sipahi
İpoteğe dayalı uzun vadeli konut kredisi sistemi yani Mortgage'ı uzun bir süredir tartışıyoruz.
Mortgage sistemin başarısı ve sürekliliği istikrarlı, güvenilir bir ekonomik ortama bağlı...
Türkiye'de başta yüksek enflasyon oranları olmak üzere olumsuz ekonomik koşullar, ticari bankaların ve diğer kredi kuruluşlarının özellikle uzun vadelerle konut kredisi vermelerini bugüne kadar hep engelledi.
Şimdi bakıyorum da; inşaat sektörü dört gözle Mortgage'ı bekliyor.
Ancak sistemin iyi işleyebilmesi için dünyadaki uygulamalarını iyi incelemek, yapılan projeleri örnek almak gerekir.
Hemen her büyükşehirimiz bir şantiye görünümünde.
Bakın İzmir'e; merkezde sıkışan yerleşim alanları yavaş yavaş kentin dışına taşmaya başladı. İzmir'de de en gözde olan bölge Urla, Seferihisar ve çevresi...
Kentin kuzeyinde de Sasalı, Menemen ve Foça'ya doğru bir yayılma var.
Atlayın arabanıza şöyle kısa bir tur atın, yanlış imar ve planlamanın İzmir ve çevresini ne hale getirdiğini göreceksiniz.
Mortgage ile bu konunun ne ilgisi var diyeceksiniz?
* * *
Türkiye'nin büyük konut firmaları ve yabancılar, sistemin hayata geçmesinden sonra inşaat sektöründe bir patlamanın olacağını düşünüyorlar.
O yüzden şimdiden Türkiye'nin her yerinde uygun araziler aranıyor, projeler geliştiriliyor.
Bu yatırımcılara bugünkü mevcut durumu iyi analiz etmelerini öneriyorum.
Örneğin Seferihisar ve Urla çevresinde yüzlerce, binlerce site, villa, konut yapıldı. Bu evleri yapanların başlangıçta büyük hayalleri vardı, özellikle de tek katlı bir evde yaşamanın keyfini çıkarmak isteyenler kısa bir süre sonra büyük bir hayal kırıklığı yaşayarak Alsancak'taki, Karşıyaka'daki evlerine geri döndüler.
On iki ay oturma düşüncesinde olanlar, bu evleri sadece bir iki ay, belki de havaların iyi olduğu hafta sonlarında kullanmaya başladılar.
Büyük çoğunluğun da Çeşme'de, Kuşadası'nda, Foça'da yazlıkları olduğu için bu konutlar ölü bir yatırım olmaktan öteye gidemedi.
Mortgage'ı sabırsızlıkla bekleyip hayallerini gerçekleştirmek için sabırsızlananlara o yüzden dikkat etmeleri uyarısında bulunuyorum.
Evet, Urla yarımadasında birbirinden güzel evler var ancak çoğu boş...
Birincisi burada oturan insanlar kendilerini güvenlikte hissetmiyor...
İkincisi yoğun bir sosyal hayatın içinden gelen bu kişiler, bir anda büyük bir boşluğun içinde buluyorlar kendilerini...
* * *
Yani arzu ettikleri yaşam biçimini buralarda bulamıyorlar.
Birikimlerini yeni ev, site projelerine yatıracaklar; size önerilen projelerin işlevselliğine iyi baksınlar.
Kafanızı yastığa koyduğunuzda rahat ve güvende uyuyabiliyor musunuz; eşiniz, çocuklarınız bu yeni hayatta beklentilerini karşılayabiliyor mu?
Hayalleriniz kabusa dönüşmesin...
dsipahi@milliyet.com.tr
|
|
|

|