|
Bir zamanlar maziye bak!
Bu öykü tirajikomik. Kapitalist dünyayla bütünleşemeyen Türk burjuvazisinin hazin yolculuğunu anlatıyor bize...
Oysa 5 yıl önce her şey farklıydı. Türkiye'nin Wall Street'i denilen Levent - Maslak hattına ilk ikiz kuleleri diktiğinde kimse şaşırmamıştı. Çünkü Çukurova Holding'in patronu Mehmet Emin Karamehmet zaten zengin bir işadamıydı. Ailesi Akbank'ın kurucularından, Adana'nın en güçlü ailelerinden biriydi.
Karamehmet ailesinde üçüncü kuşağın temsilcisi olarak hem ipleri eline aldı, hem de kafaları karıştırdı. Çünkü Türk sermayesinin küresel köy gerçeğini algılamakta zorluk çektiği bir dönemde gidip Silivri'de kurulan Turkcell gibi bir şirkete bile ortak olmuştu.
Riski seviyor, yeni alanlara giriyordu. 1990'ların ortasından itibaren iki ulusal markaya tam destek verdi. Yolunu seçti.
Finans ve iletişim
Eğer başarabilseydi, çok güçlü olacak, küresel köyle entegrasyonunda sorun yaşamayacaktı. Olması için uğraştı.
Kalktı, Robert Kolej'den sınıf arkadaşlarını bankalarının başına getirdi. Arkadaşları da onun yanından ayrılıp banka sahibi olmayı başardı!!!
Türkiye'nin enflasyonla beslenip, obezleştiği yıllarda belki farkında olmadı, belki de kimseyi dinlemedi, kendi yarattığı imparatorluk da obezleşti. Ama Türkiye'nin beş büyük bankasından biri olan Yapı Kredi ve dünyanın alanında 13'üncü büyük şirketi Turkcell İletişim'le Türkiye'nin marka yaratma sürecine öncülük ettiği kesin.
Kendi düşen ağlamaz!
Çukurova'daki yolculuk da bu misal. Siz, Turkcell gibi bir devin yüzde 40'ına sahip olun, 6.5 milyar dolar değer biçsinler. Gidin 3.1 milyar dolara, 2 yıldır didiştiğiniz yabancı ortağınız TeliaSonera'ya yüzde 27 Turkcell hissesini satın.
Olacak iş mi? Olur, olur. Çözüm üretmek, çalışan mutluluğunu düşünmek önemli.
Ama bir işadamı için doğru zamanda doğru stratejiyi bulabilmek ve kârlı iş yapmak da her şeyden önemli. Direnmek, profesyonelleri dinlememek de ayrı bir konu.
Peki, Türkiye'nin üçüncü kuşak işadamı Mehmet Emin Karamehmet bundan sonra ne iş yapacak?
Kolay mı sanki, Çukurova gibi Türkiye'nin en önemli sermaye gruplarından birinin küçülmesi. Bankacılık ve iletişim gibi iki önemli ayak elinin altından kayıp gidiyor. Geriye kala kala onca şirket arasından iki şirket ve iki önemli sektör kalıyor.
Biri kamyon üreten BMC, diğeri ise inşaat şirketi Baytur ve TÜMİTAŞ.
Bunlar yeter mi? Bize göre yetmez.
Karamehmet, bankacılık yapamayacağına göre ne iş yapacak?
Alınan karar, holding için dönüm noktası. Çukurova Grubu, iletişim sektöründen çekiliyor. TMSF'ye olan 1 milyar dolar borcunu bu satış karşılığında ödeyecek. BDDK ile yolculuğunda Yapı Kredi satışı kilit olacak. 6.2 milyar dolarlık borcun çözümü için nefes alacak, tamam da Mehmet Emin Karamehmet ne yapacak?
Kardeşi Samsa Karamehmet gibi dünya nimetlerinin önemsiz olduğunu düşünüp köşesine mi çekilecek, ya da "Ben bu geniş ailenin lideriyim" deyip yoluna devam mı edecek?
Görünen o ki enerji, holdingin en önemli işlerinden biri olacak. Kuzey Irak'taki petrol kuyularını işletmek, Kazakistan'da yola devam etmek ve Trans Trakya ile ilgilenmek.
Peki, Çukurova Holding içeride ne yapacak, nasıl örgütlenecek?
BMC, kamyon üretiyor, iyi bir marka. Rekabet had safhada. Sadece kamyon üretmek yeter mi? Belki 'tank' yapacak, hazırlık bu yönde... Kıssadan hisse, Türk sermayesi kurumsallaşma, kriz yönetimi konusunda dersini iyi çalışmak zorunda. Dersin bedeli ağır oluyor. Büyük balık, küçük balığı gerçekten yutuyor.
melihao@cnnturk.com.tr
|
|