Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 26 Mart 2005 / Cumartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kapitalizm ve merkez bankacılığı (II)


Yabancıların gelişmekte olan ülkelerden aldıkları verginin diğer bir biçimi, onları borçlandırma yoluyla gerçekleştirilir. Borçlar için ödenen faizlerin önemli bir bölümü aslında yabancıların aldığı "senyöraj"dır. Bu "senyöraj" genellikle bankalar aracılığıyla tahsil edilir. Borçlandırma iç ve dış borçlar aracılığıyla yapılır. Ülkelere borçların rahatlıkla geri ödenip ödenmeyeceği konusunda notlar verilir ve bu notlara göre verilecek kredilere faiz uygulanır. Aslında, borçlarına en sadık müşteriler devletler ve onların hazine yönetimleridir. Devletlerin de geri ödeyemedikleri borçları vardır ama bunlar bankaların kendi ülkelerinde kredilendirdikleri şirketlerine göre oransal olarak düşüktür. Yine de, en yüksek reel faizleri devletler öder. Devletlerin iç borçlarının önemli bir bölümü de yabancılar tarafından verilir. Buna sıcak para deniliyor. Dış borçların çok önemli bölümü de yabancılar tarafından karşılanır.
Borç vermede kullanılan "hard currency", gelişmiş ülke merkez bankaları tarafından basılmış paralardır. Gerçekte, baskı masrafı dışında bir gideri yoktur. Gelişmekte olan ülkelerin merkez bankaları ve ticari bankaları rezerv adını verdikleri "hard currency"lerini gelişmiş ülke bankalarında tutarlar. Sonuç olarak, her ülkeye aslında kendi parası borç verilir. Alınan borcun çoğu da borcu veren yabancı ülkeden mal almakta kullanılır. Böylece, alınan borç vadesi filan beklenmeksizin en kısa zamanda borcu veren ülkeye geri döner ve tekrar borç olarak verilir.
Merkez bankaları iç ve dış talepten fazla para basarlarsa, enflasyon yaratırlar. Yani, talep kadar basılan para enflasyon yaratmaz. Ancak, dış talep kadar karşılıksız "hard currency" basan gelişmiş ülke merkez bankaları, para bastıkları halde enflasyona neden olmazlar. Talebin üstünde para basılarak yaratılan enflasyon, bir çeşit vergidir ve toplumu fakirleştirir. Enflasyonist ortamda, zenginler kendilerini koruyacak çeşitli tedbirler alabildikleri için, vergi yükü genellikle kısıtlı gelirli halkın sırtına biner. Zenginlerin aldıkları tedbirler arasında, paralarına yüksek reel faizler almak, servetlerinin bir bölümünü yurtdışında tutmak, enflasyon muhasebesi uygulamak gibi tedbirler vardır.
Son iki yazımda, merkez bankalarının kapitalist dünya görüşü içindeki yerini anlatmaya çalıştım. Yazılar biraz abartılı ve komplo teorisi izlenimi veriyor. Aslında, olan biteni anlatmak için, bugünlerde sık başvurulan bir yazı şeklini seçtim. Ancak, zannetmeyin ki ben, bağımsız merkez bankasına, IMF'ye ve diğer uluslararası kuruluşlara, Avrupa Birliği'ne, çokuluslu şirketlere, dış borçlanmaya, kapitalizme ve onun getirdiği sistemlere karşıyım.
Önerilen oyun kurallarının hepsine de taraftarım. Üstelik, kuralları en iyi bilen ve uygulayanlardan birisiyim. Ama, oyunun bilinçli oynanmasını sağlamak istiyorum. Zaten, ne oyundan ne oyunun kurallarından vazgeçebiliriz.
Yaşasın kapitalizm.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kırgızistan ve Ukrayna neden farklı?
HALK hareketi Ukrayna'da yakıp yıkmadı, yağma...
Çetin ALTAN
Hayatta, kaç kez izlenebilir güneş batışı?
ALEVLERİ gün günden daha çok dışarıya vurmaya...
Melih AŞIK
İncirlik pazarlığı
ABD, İncirlik Üssü'nü Irak ve Afganistan için...
Fikret BİLA
Demirel: Ben uyarmıştım
Orta Asya Türk cumhuriyetleriyle en fazla ilg...
Hasan CEMAL
Düşmanla vatansever!
Anımsıyorum, ne büyük kıyamet kopmuştu kamuoy...
Güneri CIVAOĞLU
İp / saniye / yıllar
Eski ABD Başkanı Eisenhower (İke), lideri, "i...
Can DÜNDAR
Nisan kaygısı
Bahar keyfinizi kaçırmak istemem; ama nisanda...
Abbas GÜÇLÜ
Çanakkale şehitleri
Canakkale Zaferi'nin önemi gün geçtikçe daha ...
Sami KOHEN
Ekspres devrim...
KIRGIZİSTAN'daki devrime henüz -"kadife", "gü...
Mehmet Y. YILMAZ
Dina'nın patlıcanlı gül böreği
Fotoğraf 1936 yılında Moda İskelesi'nde çekil...
Meliha OKUR
Bir zamanlar maziye bak!
Bu öykü tirajikomik. Kapitalist dünyayla bütü...
Hasan PULUR
Vicdani, Efruz ve "Çırak"...
"KÜLTÜR Adamı" diye bir deyim vardır; iki şar...
Derya SAZAK
Çöküş
Kavgam'dan sonra Hitler'in son günlerini 'ins...
Meral TAMER
Turkcell'in Wall Street'e girdiği gün...
Yer: New York Borsası
Tamer HEPER
Yanlışlar doğrular
Görsel olsun, yazılı olsun basının toplumdaki...
Yaman TÖRÜNER
Kapitalizm ve merkez bankacılığı (II)
Yabancıların gelişmekte olan ülkelerden aldık...
Güngör URAS
Reyhanlı'nın derdi pamuk - soğan fiyatı, göç ve işsizlik
Reyhanlı'dayım. Reyhanlı'nın Cilvegözü sınır ...
M. Ali BİRAND
SERENGETİ DİYE BİR CENNET
Ngongoro'dan özel arabalara bindik, kraterin ...

© 2005 Milliyet