Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim 28 Mart 2005 / Pazartesi  
Bugünkü Milliyet Gazetesi      Kariyerim      Business      Arabam      Cumartesi      Pazar      Ege      Vitrin  
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir başka dünyaya yolculuk

İstanbul'un yanı başındaki Polonezköy özellikle hafta sonları ziyaretçi akınına uğruyor. Burada üç otel, 27 pansiyon, beş et-mangal lokantası ve bir tane de şık restoran var

Gezmek Gerek / Fatih Türkmenoğlu

Ben köylüyüm ve çiftçiyim, çok okumadım evladım" diyor Edek amca. "İtalyan Mektebi'nden çıktım, Saint Joseph'in orta kısmını bitirdim, sonra da Fransa'da ziraat teknik okulunu tamamladım. Sadece üç yıllık bir okuldu. Sonra köyüme döndüm, gördüğün gibi. Ben tabiat severim, şehirle pek işim yok."
Şaka gibi. Rüya gibi. Benim çiftçim, köylüm Fransız okulunu bitirecek, hafta sonları şarkı söyleyecek, beş dilde derdini anlatacak!
Duyduklarımdan, gördüklerimden, şaşkınlığım giderek artıyor. Muhtar Danyel bey -ki o da kendi tabiriyle çok okumamış- sadece Saint Michel'le yetinmiş. Şimdilerde köyde sülün yetiştirmeye uğraşıyor. Meltem hanım muhtarlığın "halkla ilişkiler"ini titizlikle yürütüyor.
Hayatımda ilk defa, cam kumbaralarına atılmak üzere yanında biriktirilen şişeleri görüyorum. Yerlerde ne bir çöp ne bir pet şişe gözüme ilişiyor. Ağaçlar aşılanmış, hayvanlar kontrolden geçirilmiş, her yer asfaltla veya çimle örtülmüş.

Köye has likörler ve kestane balı nefis
İstanbul'un yanı başında olması sebebiyle, özellikle hafta sonlarında ziyaretçilerin akınına uğruyor. Üç otel, 27 pansiyon, beş tane et-mangal lokantası, bir tane de şık restoran var Polonezköy'de. Kekik kokuları ve kuş sesleri arasında, yeşilin kucağında, insanı bambaşka zamanlara taşıyor. Meltem hanım tüm köyün milli park alanında olduğunu, bu yüzden de doğasının bozulmadığını söylüyor.
Hafta sonları tüm otel ve restoranlarda zengin açık büfeler var. Polina'nın Pastanesi'nde Orta ve Doğu Avrupa lezzetlerini tatmanız mümkün. Lokmaya benzeyen, marmelatla yenen "pançık" veya ceviz ve kiraz likörleri köye has alışveriş ürünleri. Bir de kestane balı var, nefis.
Muzaffer Kuşhan'ın merkezi Polonezköy'de. "Konuklara" beş km.'lik yürüyüş ve koşu parkurunda rastlanabiliyor. Uyanmaya başlayan doğa çok çekici. Açıklık, ferahlık, insanın neredeyse görüşünü zenginleştiriyor.
Ama en güzeli, insanlar. İnsanı değil midir bir yeri en unutulmaz kılan? Manzarayı, kokuyu, lezzeti kalıcı yapan?
Bir ev yapımı likör daha, bir tanecik kabak tatlısı daha, Allah aşkına falan derken saatler geçiyor. Yeni dostlar, başka dünyalarla, insan daha bir zenginleşiyor, güzelleşiyor.
Aslen İstanbullu bir Rum Angela Keleşoğlu. Hera Pansiyon'u oğlu ve geliniyle birlikte işletiyor. Evlenip İskenderun'a gelin gitmiş. Eşi ölmüş; oğlu bir Rus, kızı da bir Polonyalı ile evlenmiş; sonra da hepsi birden Polonezköy'e yerleşmiş. "Bende kabak başka, zeytinyağlı dolma başka; herkeste yersin de, bende başka be canım" diyor. Sevecenliği dalga dalga bütün köye yayılıyor. Saatlerce süren sohbetler, uzakta kalan şehir sorumluluklarının yarattığı rehavet ve yaklaşan akşamla, "bir daha, mutlaka, daha uzun" diye diye ayrılamama durumundayız. "Bak sana ne diyeceğim" diyor ve ekliyor: "Hayat bir oda kadar küçük, o kadar da güzel be canım..."
Günün incisi oluyor, Polonezköy'den geriye kalan en güzel hatıra oluyor.
Hayat bir oda kadar küçük, o kadar da güzel be canım...

Polonezköy ya da eski adıyla Adampol
Beykoz'a 24 km. mesafede. Köy 18'inci yüzyılın ikinci yarısında, Polonyalı göçmenlerin Osmanlı İmparatorluğu'na sığınmasıyla oluşmuş. Gerçek nüfusu 300, geçici işçilerle 500'ü buluyor. Köyde hâlâ 100 kadar Polonyalı yaşıyor. Faal köy kilisesindeki ayinler, pazar yerine cumartesi akşamları yapılıyor. Özel tur otobüsleri hariç, toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkün değil. Kendi aracınızla kolaylıkla gidebilirsiniz, yeni yollar çok rahat olmuş.

"Tatil sevgiliyle güzel"
Ayşegül Aldinç (Şarkıcı-yazar)
Unutamadığınız tatilleriniz hangileri?
Rio ve Amazonlar muhteşemdi. Çin'den, Nepal ve Hindistan'dan da çok etkilendim.

Son yıllarda tatil trendleri değişti mi sizce?
Çok değişti. Dubai diye bir yer keşfedildi mesela. Böyle yapma yerlerden ne anlıyorlar, bilemiyorum. Moda çekimlerinde mekan olabilecek yerler moda oldu...

Tatillere nasıl hazırlanıyorsunuz?
Okuyorum. Gazetelerden sayfalar kesiyorum. Bu anlamda senin sayfanı da kesmeye başladım. Yalnız bence tatil sevgiliyle güzel. Şu anda sevgilim yok, olunca hafta sonu tatilleri yapmayı düşünüyorum.

Polonezköy'e en son ne zaman gittiniz?
İki yıl önceydi. Yürüyüş yapmaya ve "kendin pişir kendin ye"ye gitmiştik.

Peki benim kadar etkilendiniz mi?
Maalesef hayır. Mutlu bir günümde değildim sanırım, o zaman da sevgilim yoktu. Benim günüm çok anlamsız geçti. Zaten bir sürü yeri iş nedeniyle görüp keyfini çıkartamıyorum. Konser var, denize giremiyorum. Çıkıp dolaşamıyorum. Bu yüzden, ne yazık ki bir sürü yer bende iyi anılar bırakmadı.

Otel rehberi
Kemer'de Hollanda tarzı
Hollanda'daki mimariden esinlenerek yapılan Orange Country, 1 Nisan'da açılıyor. Adını hem Kemer'in hem de Hollanda'nın simgesi haline gelen portakaldan alan otelin dekorasyonundan personel kıyafetlerine kadar her şey Hollanda kültürüne göre hazırlanmış.

Bodrum'da Latin havası
Yıl boyunca yat yarışlarının ödül törenlerine ev sahipliği yapan Bodrum'daki Marina Yacht Club, yaz sezonu için hazırlıklarını sürdürüyor. Otelde haziran itibarıyla Kübalı orkestra Habana Son sahneye çıkacak.


Nerede kalınır, ne yenir?
Kalmak isterseniz, rezervasyon şart. Club Adampol havuzu ve geniş bahçesiyle şık bir otel konforunda. Toplantılar, seminerler de yapılıyor. Tel: (0216) 432 31 56.
Pansiyonlarda tam veya yarım pansiyon konaklama mümkün. Fiyatlar kişi başı 60 ile 100 YTL arasında değişiyor. Fredi Pansiyon tel: (0216) 432 30 47.
Hera Pansiyon tel: (0216) 432 31 83.
Leonardo çok şık bir restoran, yemekleri iddialı. Tel: (0216) 432 30 82.
Ayrıca köyün tarihi hakkında bilgi edinmek isterseniz, Zoisa teyzenin Anı Evi'nde, 1916 yılından beri tutulan defterleri ve resmi yazışmaları karıştırmak çok keyifli.



YOL müziği kitabı

Eğer hâlâ "Da Vinci Şifresi"ni okumayan bir tek kişi kalmışsa ve eğer o kişi de Polonezköy'e gitmeyi düşünürse, nasıl uyuştuğunu anlatamam. Bu arada Sophie Neveu ne müthiş bir karakter. Jacques Sauniere'in torunu çıktığına acayip şaşırdım.
İki yolda da, "Notre Dame de Paris"yi dinledik. İsyan, aşk, ıstırap, hepsi var.


EN SON NE YAPTILAR?

Kerem Görsev (Cazcı)
En son Fethiye Hillside'a gittik, çok memnun kaldık. Orada çok güzel bir piyano var. 10 gün kaldık, fiyatlar biraz pahalı ama paket turlar da var. Hiç alışveriş yapmadım çünkü dışarı çıkmadım. Bol bol deniz mahsulü ve tatlı yedim.

Gezgin tüketicinin şikayet kutusu

Gül Tekinson
Magic Life'a yer ayırtıp otobüsle gittik. Bir baktık ki çifte rezervasyon olmuş, kalabalık bir tur gelmiş. Lobide bir süre beklettiler, sonra da binlerce kere özür dileyerek bizi bir hafta tesisin en pahalı "inclusive" kısmında ağırladılar. Hem şikayet hem teşekkür mesajı bu. Zira bu tatilin tadı hâlâ damağımda...
E-postalarınızı fturkmenoglu@milliyet.com.tr adresine bekliyorum.

PAZAR
"Ördek şeklinde çizmek diye bir hakaret mi var?"
"Rahmi Koç'u arabada ve teknede takip ettim"
"Amacım İslam'da reform"
Beyaz Saray'ı "fetheden" elbise
Çapkın hafiyenin Türkiye serüveni
Bilgisayarı kapan dışarı çıkıyor
Diyet açısından önemli noktalar
Jenital bölgelerin estetiği
1 liranın 81 yıllık macerası
Bir başka dünyaya yolculuk
Türk mutfağı Fransa'da
Kemençe eşliğinde yemek
Mangalda sucuk- ekmek
Ocakbaşına devam
Bir Nisan şakası
Mel's Süreyya'nın adını yaşatıyor
Tembele ödül, çalışkana ceza
500 üniversite ve bizimkiler
"Yürüyene bir tek acının yolu açık"...





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
Mine Kırıkkanat
İlber Ortaylı
Ülkü Tamer

© 2005 Milliyet